Bursa'da tekstil zirvesi

  • Giriş : 19.11.2005 / 00:00:00

BURSA - Bursa'da, MÜSIAD tarafindan gerçeklestirilen tekstil zirvesinde, sektörün meseleleri masaya yatirildi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Dünyada gelecek dönemde teknoloji üreten ülkelerle bu teknolojiyi alip kullanan ülkeler arasinda refah farkinin çok açilacagini, bu sebeple Türkiye'nin AR-GE çalismalarina agirlik vermesi gerektigini ifade eden Sahin, "Türk tekstili, sektörde teknoloji üreten konuma gelmelidir. Türkiye bu asamada, moda ve markalasmaya yönelmelidir. Tekstil makineleri üretme bakimindan Türkiye, maalesef istenilen durumda degil. Sadece basit teknolojiye sahip makinelerin üretimi yapilabiliyor. Ülkedeki ekonominin gelisimi, tekstil sektörünü de ayni sekilde etkilemektedir. Hükümetimiz, AB'yle birlikte ABD, yakin komsulari ve Ortadogu ülkeleriyle yakin iliskiler içine girmektedir. Tekstil sektörü de bu gelisimden hak ettigi payi alacaktir" dedi.
MÜSIAD Genel Baskani Ömer Bolat, Türkiye'nin 300 milyar dolar olan milli gelirinin yüzde 11'ini tekstil sektörünün karsiladigini, Türkiye'de istihdamin yüzde 11'inin, sanayi istihdaminin ise yüzde 28'inin tekstil sektöründen karsilandigini bildirdi. Bolat, "Tekstil, 1980 ile 2000 yillari arasinda en çok kazanan sektörlerin basinda geliyordu, ancak bu sektörden çok para kazananlar baska sektörlere yatirim yapmislardir. Bu dönemde tekstilde yüzde 300-400 kazanildi, ancak kazanilan paralar turizm ve diger sektörlere kaydirildi. AR-GE çalismalarina agirlik verilseydi, sektör bugünkü halinden daha ileride olurdu. Bundan ders çikarmamiz gerek. Türkiye ekonomisi yeni bir döneme girdi. Yeni isler bulmaliyiz. Bunu yapmazsak fason ve minimum karlarla devam etmek zorunda kaliriz. Fransa pamuk üreten bir ülke degil ama tekstilden en çok para kazanan memleketlerin basinda geliyor. Çünkü, üretim kismini diger ülkelere birakti, moda ve markalasmaya yogunlasti. Japonya da tekstil teknolojisine agirlik verdi. Japonya tekstil teknolojisinden yilda 70 milyar dolar kazaniyor. Dünyada tekstil sektörünün toplam cirosunun 350 milyar dolar oldugunu düsünürsek, Japonya'nin sektörden ne kadar büyük pay aldigi ortaya çikar. Biz de markalasmaya ve modaya agirlik vermeliyiz" diye konustu.

"VIZYON SAHIBI OLMAK ZORUNDAYIZ"
Istanbul Hazir Giyim ve Konfeksiyon Ihracatçilari Birligi (IHKIB) Yönetim Kurulu Baskani Süleyman Orakçioglu da, tekstil ve hazir giyim sektörünün bir aile haline geldigini ifade ederek, sunlari söyledi:
"Hazir giyim sektöründe herkes, bir göz atölyelerden baslayarak büyük sanayi firmalari haline gelmistir. Bu da bizim sektörümüzü bir aile haline getirmistir. Sektör olarak zor zamanlarda ayakta kalmamizin da en önemli sebebi budur. Sektör, kredi bulmakta zorlandigi dönemde birbirlerini tamamladi. Kumasçisi, boyacisini, koleksiyoncusunu hep sirtinda tasidi. Bu zamanlar sularin bulandirilmadigi, haksiz rekabetin olmadigi zamanlardi. Piyasada makul bir is vardi. Küresel rüzgarlar o zamanlar Türkiye'nin lehine esmekteydi. Türkiye'nin mütesebbisleri o zamanlar büyük sanayi kuruluslarini kurdu. Bu rüzgarin kesilecegi kimsenin aklina gelmedi. Sektör o zaman kazanca, itibara sahipti. Ancak vizyonu yoktu. Baslarinda üretimden çok iyi anlayan insanlar vardi. Eskinin patronlari isini çok iyi biliyordu. Gerektiginde eline tornavidayi, penseyi alip makine sökebilirlerdi. Önlüklerini giyip çalisir, her seye vakifti. Bugünün patronlari ise masa basinda hesap yapmaktan, para bulmaktan kafasini kaldiramiyor. Geçmiste kafamizi hiç yormadigimiz küresellesme, bugün her seyi degistirdi. Bizler sektör olarak en kötüsüne hazirlikli olmayiz. Ciddi ve gerçekli bir vizyonuna sahip olmak, büyük bir fabrikaya ya da siparise sahip olmak kadar önemlidir."
Meslek hayatinin hiçbir döneminde ucuz enerji, uygun isçilik fiyatlari ve adil vergilerle karsilasmadiklarini söyleyen Orakçioglu, "Bundan sonra da bu olmayacaktir. Biz ne yapacaksak, bu sartlarda yapacagiz. Bu kadar agir sartlarda, sert mücadeleler etmemize ragmen, aldiklarimiz fabrikalarimizi kurtaramiyor. Türkiye rekabetçiligini kaybediyor. Bu da su demektir ki, bunun faturasini hepimiz ödeyecegiz. Sektörümüzün önünde geçmis günlerin rekabet imkanlari yok ama gelecek için yeni bir vizyon var. Biz kendi gücümüzün farkina varmaliyiz. ABD 34 kategoride Çin'e kota koydu. Bundan sonra Çin'in ABD pazarindaki hazir giyim kaybi 15.5 milyar dolar. Bunun ciddi bir kismi Türkiye'ye kayacak. Mesele sadece Türk tekstil ve hazir giyiminin meselesi degildir. Bu sektörde faaliyet gösteren sizler, Dünya Ticaret Teskilati'nin 2005 yili için öngördügü yüzde 30'luk ihracat kaybina ragmen, 2005'in ilk 9 ayinda yüzde 7.5'luk bir ihracat artisi gösterdiniz" diye konustu.
Istanbul Tekstil ve Hammaddeleri Ihracatçilari Birligi'nin (ITHIB) Yönetim Kurulu Baskani Ismail Gülle ise, tekstilin Türkiye'nin milli bir meselesi oldugunu belirterek, Türkiye'nin 1.5 milyon ton pamugun islendigi bir ülke oldugunu, ancak ortak sikintinin kar edememek oldugunu anlatti.
Ayrica toplantida GIYKOP Yönetim Kurulu Baskani ve ITO Yönetim Kurulu üyesi Abdullah Çinar da, "AB ile tam üyelik sürecinde tekstil sektörü" konusunda bilgi verdi. Türkiye'nin lig atladigini kaydeden Çinar, Türkiye'nin artik 95 ülkenin yer aldigi 1. lige çiktigini söyledi. Sanayi ve Ticaret Bakani Ali Coskun, yurt disi programi sebebiyle zirveye katilamazken, BTSO Yd önetim Kurulu Baskani Celal Sönmez'in yerine de BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Sami Bilge katildi. Zirvenin ikinci oturumunda Uludag Üniversitesi Tekstil Mühendisligi Bölümü Ögretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Ulçay "Tekstilde AR-GE çalismalari ve teknik tekstil" hakkinda, ITÜ KOSGEB Müdürü Mehmet Emin Yildiz ise, "KOSGEB destekleri" konusunda davetlileri bilgilendirdi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious