'Bush ve Rice taahhüt altına girdi'

'Bush ve Rice taahhüt altına girdi' .11870
  • Giriş : 29.11.2007 / 10:45:00

İslam Konferansı Teşkilatı (İKT) Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu, Annapolis kentinde yapılan Orta Doğu Barış görüşmelerinde yeni bir umut doğduğunu söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


ABD'nin Annapolis kentinde 7 yıl aradan sonra başlayan Orta Doğu barış görüşmelerine katılan İhsanoğlu, '' 'Orta Doğu sürecinde Annapolis sürecinden ben umutlu olmak istiyorum. Çünkü arkamızda 60 yıllık bir hüsran ve ıstırap var. Annapolis'te ise yeni bir ümit doğdu'' dedi.
ABD Başkanı George W. Bush ve ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'ın, Orta Doğu meselesinin çözümü için ''bir taahhüt altına'' girmiş olduğuna işaret eden İhsanoğlu, bunun çözüm yönündeki kararlılık için önemli bir işaret olduğunu belirtti. İhsanoğlu, ''Bu, 60 yıldan beri kaybolan fırsatların en sonuncusu olmasın'' dedi.
İKT'nin Orta Doğu barış sürecinde yer almasının önemli olduğunu kaydeden İhsanoğlu, ''Her şeyden önce bu teşkilat, 1969 yılında Mescid-i Aksa'da bir saldırı sonucu başlayan yangının ardından, İslam dünyası tarafından kuruldu. O günden bugüne, gündemin başında Filistin davası ve Kudüs meselesi var'' diye konuştu.
Nihai çözüm arayışları içinde bir çözümün sağlanması için, İKT'nin birtakım imkanlarının bulunduğunu belirten İhsanoğlu, Teşkilatın arkasında 57 ülke bulunduğunu hatırlattı.
Arap Birliği ile İKT arasında, uluslararası platformda etkili rol oynama bakımından bir rekabet olup olmadığı yönündeki soruya karşılık böyle bir rekabetin olmadığını söyleyen İhsanoğlu, ''Arap Birliği 22 ülkeden oluşan bir teşkilat. Filistin davası, baştan beri Arap dünyasının baş davasıdır. Biz ise 57 ülkeyi temsil ediyoruz. Araplar'ın yanı sıra Afrika, Asya, Avrupa'da Türkiye ve Arnavutluk, Surinam ve Guyana gibi ülkelere dayanan geniş bir yelpazemiz var. Son 3 yıl içinde İKT'nin uluslararası platformdaki rolü artmakta. Rusya da bizim gözlemci üyemiz oldu'' dedi.
-''TAYİN KARARNAMESİ BUSH'TA''-
ABD Başkanı George W. Bush yönetimi, bir süre önce İKT'ye özel bir temsilci atayacağını duyurmuştu. Bu konudaki son duruma ilişkin İhsanoğlu, ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'ın iki hafta önce kendisiyle yaptığı bir telefon görüşmesinde, İKT temsilcisinin tayin kararnamesinin ABD Başkanı George W. Bush'a sunulduğunu ilettiğini söyledi. İhsanoğlu, ''biz de bekliyoruz. Özel temsilcinin önemi aşikar. ABD, dünyanın en büyük gücü. Bugünkü dünya politik haritasını etkileyen en önemli faktör. O bakımdan İslam dünyasındaki meselelerin çoğunda Amerika'nın rolü en öndedir. Filistin, Irak, Afganistan, diğer meseleler... Bu meselelerle birinci derecede uğraşan bir ülke olarak beraber görüşmenin faydaları var'' diye konuştu.
Orta Doğu barış sürecinin yeniden başlaması konusunda değerlendirmede bulunan İhsanoğlu, ''ben umutlu olmak istiyorum. Bunu da altını çizerek söylüyorum. Çünkü arkamızda 60 yıllık bir hüsran, ıstırap var. 60 yıllık başarısızlık rekoru var. Annapolis'te yeni bir ümit doğdu. İyimser olmaya davet eden birtakım unsurlar var. Birincisi, iki tarafın, ABD'nin gözetiminde 2008 sonuna kadar sürecek bir süreç başlatma hususunda bir kararlılık göstermesi ve bu süreci başlatmasıdır. İkincisi, bu süreçte daha önce iki tarafın varmış oldukları anlaşma noktalarının bulunduğu yerden hareket etme hususundaki kararlılıkları ve temel meseleleri bir gündem içinde ele alarak çözme hususundaki taahhütleridir.
Şimdi burada önemli olan şey şudur. ABD, Başkan Bush ve Rice, burada bir taahhüt altına girdiler. İlk defa bu şekilde bir taahhüt var. Ve bu süreçte şimdi AB, BM, İKT ve Arap Birliği gibi uluslararası kurumlar da Annapolis toplantısına katılarak bu taahhütte şahit ve gözlemci oluyor'' dedi.
Washington'da bazı gözlemcilerin Annapolis zirvesinin önemini, ''iyi bir fotoğraf çektirme fırsatı'' sözleriyle değerlendirdiğinin hatırlatılması üzerine İhsanoğlu, ''ben bunların üzerine yorum yapmak istemiyorum. Benim açımdan bu önemli bir fırsattır. Bu fırsatı değerlendirmek lazım. Bu, 60 yıldan beri kaybolan fırsatların en sonuncusudur. Barışı sağlamak için iki devletin 60 sene sonra tekrar dönmesi, Filistin halkının çektiği çok büyük sıkıntılar, perişanlıklar, sefaletler ve acılarla bu noktaya gelmek çok hazin. Orada tarihi sorumluluklar var. Bugünkü sorumluluk hissiyle bu fırsatı kaçırmamak lazım'' diye konuştu.
Türk milletinin, Filistin davasıyla ilgili, gerek Cumhuriyet döneminde gerekse Osmanlı döneminde en doğru kararı verdiğini belirten İhsanoğlu, Osmanlı döneminde Türklerin, devletin yöneticisi olarak Filistin'i koruduğunu, oradaki Müslüman, Hristiyan, Musevi dini cemaatlerin huzur ve barış içinde yaşamasını, 400 sene boyunca sağladığını kaydetti. İhsanoğlu, Cumhuriyet döneminde, 1947'deki taksim kararının tanındığını ve 1948 yılında kurulan İsrail devletinin siyasi bir realite olarak kabul edildiğini, aynı zamanda Filistinlilerin meşru haklarının savunuculuğunun yapıldığını söyledi. İhsanoğlu, ''Arap-İsrail ihtilafında Türkiye her zaman meselelerin savaşla değil barışla çözülmesini sağlamıştır. Bugüne gelince, Türkiye'nin özellikle son birkaç sene içinde takip ettiği aktif politika, birtakım sosyal, kültürel, insani projelere katkıda bulunulması bu husustaki müspet tavrına işaret ediyor. Milletin doğru bakış açısının Hükümet tarafından doğru aksettirildiğini ve doğru bir şekilde uygulandığını düşünüyorum'' dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious