Bütçe görüşmelerinde, Erdoğan - Baykal düellosu

Bütçe görüşmelerinde, Erdoğan - Baykal düellosu.11643
  • Giriş : 05.12.2007 / 08:27:00
  • Güncelleme : 01.09.2016 / 02:52:44

Meclis'teki bütçe görüşmeleri Başbakan Erdoğan ile Baykal arasında söz düellosuna sahne oldu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Erdoğan, "Türkiye'nin derdi BOP değil GAP." diyen Baykal'a yüklendi: "Türkiye'nin derdi GAP değil, CHP. Çünkü hayatınızda hiçbir hayrınız olmadı." Başbakan, Baykal'ın hakim ve savcılarla ilgili yasayı iki gün içinde onayladığı için tepki gösterdiği Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e de sahip çıktı.

İsim vermeden bir önceki Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'i eleştiren Erdoğan, "Biz 15'inci günün son dakikasına kadar bekletildik. Bu, ülkenin hizmetlerinin ağırlaştırılmasıydı. Cumhurbaşkanı Gül'e bundan dolayı teşekkür ediyorum; sağ olsun, var olsun." dedi.

Bu sözler AK Partililerden büyük alkış aldı. Erdoğan, Baykal'la ilgili yeni bir iddia da ortaya attı: "DSP'li başkanın imara açtığı Antalya Zeytinköy'de Baykal'ın arsası var. Şu anda değeri 5 trilyondan aşağı değil."

SHP'li Moğultay'ın itiraflarını hatırlattı

2008 yılı bütçesinin Meclis Genel Kurulu'nda görüşmelerine başlandı. Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın sunduğu bütçe üzerinde CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, AK Parti'den Şaban Dişli, Mustafa Açıkalın, DTP'den Hasip Kaplan, Fatma Kurtulan görüşlerini açıkladı.

Erdoğan, bütçe konuşmasında Baykal ile polemiğe girerken Bahçeli ve DTP'li Hasip Kaplan'a isim vermeden cevap verdi. Başbakan, kendisi konuşurken laf atan CHP'lilere, "Hoplama, yerinde otur, rahat ol... Lütfen susar mısınız? Tahriklerinize gelecek değilim!" gibi cümlelerle karşılık verdi. Erdoğan, yargıda kadrolaşma iddiasına karşı SHP'li eski Adalet Bakanı Mehmet Moğultay'la ilgili gazete kupürünü gösterdi.

Moğultay'ın, "Açık kadrolara MHP'lileri mi alsaydım." dediğini hatırlattı. Hükümetin icraatlarını ve hedeflerini anlatan Başbakan, TÜFE hedefini yakalamakta başarısız olduklarını itiraf etti. Erdoğan, çözüm önerilerine açık olduklarını söylediği muhalefete "Sadece 'vur abalıya' anlayışı yanlış. Efendim kurdan kaynaklanıyor... Havada karga var. Bu gerçekleri inkar etmeyelim." diye seslendi.

CHP liderinin, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin plan tadilatları eleştirisini cevaplandıran Başbakan, karara bağlanan bin 342 dosyanın 343'ünün CHP'lilere ait olduğunu söyledi. Yapılan işlemlerin normal olduğunu vurgularken, "Hiç endişe etmeyin. 14 ay sonra belediye seçimi var. Halk rahatsız ise AK Partili belediyeleri def eder, CHP'ye verir." ifadelerini kullandı.

Baykal'ın Zeytinköy'deki arsasının değeri 5 trilyon oldu

Erdoğan, daha sonra sözü Baykal'ın Antalya'da 1980'li yıllarda aldığı bir arsaya getirdi. O dönem imarsız olarak alınan 14 bin 950 metrekarelik arsaya sonradan CHP'ye geçen DSP'li belediye başkanı tarafından imar planı uygulandığını söyleyen Erdoğan, "Demek ki imar planı yapılabiliyormuş. Şu anda oranın değeri 5 trilyondan aşağı değildir." dedi.

Erdoğan, 'IMF' den çekilmeyi' savunan DTP' li Kaplan'a cevap verirken, "Bizim böyle bir niyetimiz yok. Biz yüzde kaçla borçlandığımıza bakarız. Borcumuz 23,5 milyar dolardan 7,2 milyar dolara indi." değerlendirmesini yaptı. Başbakan, MHP lideri Bahçeli'ye de batık banka sayısı konusunda BDDK'dan gelen bilgi ile cevap verdi.

Erdoğan, Devlet Bahçeli'nin başbakan yardımcısı olduğu dönemde 18 bankanın fona devredildiğini hatırlattı: "Görev zararı bizim kitabımızda yazmıyor, inşallah olmayacak."

CHP lideri Baykal, Başbakan Erdoğan'ın Antalya'daki arsasıyla ilgili iddiaları üzerine söz aldı. Erdoğan'ın kendisi ve bakanlarıyla ilgili yolsuzluk suçlamalarından bunaldığı için bu konuyu gündeme getirdiğini savunan Baykal, iddiayı 'çürümüş, eskimiş, yıpranmış' olarak niteledi.

Baykal, şöyle konuştu: "Milletvekili olmadan önce, 12 Eylül siyaset yasağı varken, Antalya'da hisseli araziye katıldım. Ortak olarak satın aldım. 20 yıl geçti. Bir gün bile herhangi bir kamu otoritesiyle, tapu kadastro, belediye, devlet yetkilisiyle hiçbir temas kurmuş değilim. Bizim talebimiz söz konusu olmaksızın, 1980'den 20 yıl sonra arsa kısmen imar muamelesine tabi oldu. Antalya'daki arazinin imar kapsamına girmiş olmasına, 'Bunun altında bit yeniği var' diyor. Biz bu konularda sizden daha çok dikkatliyiz."

Unakıtan'ın nükteleri Meclis'i güldürdü

2008 yılının bütçe görüşmeleri Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın esprileriyle renklendi. Bütçenin sunuşunu yapmak için kürsüye çıkan Unakıtan, muhalefet sıralarından laf atan milletvekillerine kendi üslubuyla cevap verdi. Unakıtan'ın esprileri Başbakan Erdoğan başta olmak üzere bakan ve vekilleri güldürdü. Unakıtan'ın konuşması sırasında CHP sıralarından sık sık laf atıldı.

CHP İstanbul Milletvekili Bayram Meral, "Gelen paralarla Doğu'ya yatırım yapılıyor mu?" diye sordu. Bunun üzerine Unakıtan, "Burada önemli bilgiler veriyorum. Anlattıklarımı anlamaya gayret edin. Öyle laf atmakla olmaz. Bu bilgileri de her zaman vermem ona göre." dedi. Unakıtan'ın sözlerine Başbakan, ağzını eliyle kapatarak güldü. Yanında oturan Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek'le de bir süre fısıldaştı.

Meral'in ardından CHP Grup Başkan Vekili Kemal Anadol, "Cari açıktan bahset." diye seslendi. Unakıtan, bu sataşmaya, "Cari açığı biraz önce çok anlattım. İsterseniz sizin için özel bir daha anlatırım." karşılığını verdi. CHP'li vekillerin, "Atatürk, tam bağımsızlık konusundaki sözlerini ne zaman söyledi?" şeklindeki sorusu üzerine de ilginç bir diyalog yaşandı.

Unakıtan, CHP'lilere, "1 Mart 1922. Bu da size bir cevaptır." dedi. CHP'lilerin bu sözleri alkışlaması üzerine Unakıtan, "Teşekkür ederim. Bizi alkışlamaya devam edeceksiniz." ifadesini kullandı. Unakıtan'ın bu cevabını AK Partililer de alkışladı. Unakıtan, özelleştirmelere ve yabancılara satışa tepki gösteren CHP'lilere şu sözlerle çattı: "Bırakın kardeşim, yatırım için geliyor. Satılan fabrikalar bankalar, villalar burada, bir yere gitmiyor.

Yurtdışına giderken çıkanların çantasına bakın, hiç fabrika, villa var mı? Onlar bize paralarını getiriyorlar. Ülkeler bunun için teşvik veriyor, 'gelsin' diyor. Ülkenizi iyi idare ettiğiniz sürece, kaideleri koyduğunuz, kontrol ettiğiniz sürece her şey bu devletin, bu hükümetin hükümranlığı altında. Korkulacak bir şey yok. TMSF, Ulaştırma Bakanlığı kanalıyla yapılanlar dahil, hükümetin yaptığı özelleştirme 40 milyar dolardır. Parasını getiriyor adam, kolay kolay getirmez parasını kimse."

Baykal, 'Hadis-i şerif'e atıf yaptı

Bütçe görüşmelerinde CHP lideri Deniz Baykal'ın kürsüye çıkması Genel Kurul'u hareketlendirdi. Baykal, Başbakan Erdoğan ile Maliye Bakanı Unakıtan'ın çocuk ve damatlarını gündeme getirdi.

Kendisine laf atan AK Partililere, "Hayra değil, şerre çalışıyorsunuz." diyen Baykal'ın İstanbul'daki imar planlarına ilişkin ithamları üzerine Başbakan, Büyükşehir eski başkan vekili, İstanbul Milletvekili İdris Güllüce'den bilgi aldı. Baykal'ın hakim ve savcı alımına ilişkin yasayı eleştirmesi AK Partilileri kızdırdı. İ

ktidar partisi sıralarından, "Biz de Mehmet Moğultay gibi mi alsaydık." diye laf atıldı. Baykal, AK Parti iktidarının yolsuzluklarının hat safhaya ulaştığını, toplumun buna karşı duyarlılığının azaldığını savundu. İktidarın 'dayatma kültürü'yle demokrasiyi işletmek istediğini öne süren Baykal, "Yozlaşmış bir rejime doğru sürükleniyoruz. Tepki göstermek isteyenler susturuluyor." dedi.

CHP lideri, AK Partili belediyelerin yolsuzluk yaptığını savunurken hadis-i şerife atıf yaptı: "Yolsuzluklar karşısında sesinizi çıkartamıyorsanız, hiç olmazsa buğzedin; destek olmayın."

Bahçeli: Türkiye'de 5 kişiden biri yoksul

MHP lideri Devlet Bahçeli, AK Parti hükümetleri döneminde yaşanan iç talep, yüksek değerli TL ve ithalata bağımlı büyümenin, dışarıdan sermaye ya da borç bulunduğu sürece sürdürülebileceğini kaydetti.

Bahçeli, "Karşımızdaki gerçek Türkiye tablosu ile AKP'nin çizmeye çalıştığı pembe tablolar arasındaki fark, gece-gündüz farkı kadar büyüktür." dedi. Bahçeli, Türkiye'de her 5 kişiden birinin yoksul olduğunu savundu; AK Parti ile birlikte ülkede 'sadaka kültürü'nün geliştiğini ileri sürdü.

'Batık bankaların, 57. hükümet döneminde hortumlandığı' eleştirilerine de şu cevabı verdi: "Bu konuda karalama kampanyası başlatan AKP'nin, 57. hükümet döneminde yolsuzluk operasyonlarıyla tutuklanan ve mal varlıkları üzerine ihtiyati tedbir kararı konulan birçok hortumcunun vergi borçlarını affetmesini, kendileri açısından hazin bir ibret vesilesi olarak hatırlatırım."

Erdoğan, DTP'lilerin konuşmasını dinlemedi

Başbakan Erdoğan, saat 11.00'de başlayan bütçe görüşmelerinin başında Bakanlar Kurulu sıralarındaki yerini aldı. Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın konuşması devam ederken Genel Kurul Salonu'ndan ayrıldı.

Meclis'teki makamında çalışmayı tercih eden Başbakan, AK Partili Şaban Dişli ve Mustafa Açıkalın ile DTP'li Fatma Kurtulan ve Hasip Kaplan'ı dinlemedi. Erdoğan, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal konuşma için kürsüye çıktığı sırada Genel Kurul'a geldi. DTP'liler de Başbakan'a aynı şekilde mukabele etti. DTP'li vekiller, Erdoğan konuşurken Genel Kurul'u terk etti.

DTP'ye göre, operasyon sebebiyle vergiler artacak

Genel Kurul'da DTP adına ilk sözü Grup Başkan Vekili Fatma Kurtulan aldı. Kurtulan, konuşmasında sınır dışı operasyona dikkat çekti. Kurtulan, şöyle konuştu: "Irak operasyonunun maliyetinin; sağlık, eğitim, adalet kalemlerinden karşılanacağı, hükümetin yeni dolaylı vergiler ve zamlara yöneleceği açıkça görülmektedir." DTP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan ise Başbakan Erdoğan'ın, 'IMF'ye olan borcumuzu şu tarihe kadar bitireceğim' sözünü vermesini istedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious