Büyük bankalar küçük bankaları alacak

Büyük bankalar küçük bankaları alacak.8315
  • Giriş : 20.03.2008 / 11:38:00

Konsolidasyonun devam edeceğini belirten HSBC CEO'su Antika, Türkiye'nin krizden etkileneceğini söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


HSBC Bank Türkiye Üst Yöneticisi (CEO) Piraye Antika, ABD'de başlayan ve diğer ülkeleri etkileyen global krize ilişkin, "(Türkiye, böyle bir krizden etkilenmez) demek bence çok uç bir söylem olur. Türkiye, diğer gelişmekte olan ülkeler gibi her türden mali krizden etkilenebilecek bir konumda" dedi. Antika, gelişmekte olan ülkelerin bu krizin kaynağından uzakta kaldıklarını, daha az veya daha geç etkilendiklerini söyledi.

Türkiye'nin de bu ülkelerden biri olduğuna işaret eden Antika, "Türkiye,
bu türbülansa doğru köşede yakalandı. Ama (Türkiye böyle bir krizden
etkilenmez) demek bence çok uç. Türkiye, her türden mali krizden
etkilenebilecek bir konumda. Çünkü biz, ekonomimizi döndürmek için dış
finansmana muhtaç bir ülkeyiz. Dış finansmanın azaldığı, kuruduğu,
pahalılaştığı her ortamda mutlaka gerek mali piyasalar, gerekse reel
sektördeki firmalarımız etkilenecektir" şeklinde konuştu.

Global krizin, dünyadaki fonların Türkiye'ye çekilmesi noktasında bir
fırsat olarak görülebileceği yönündeki değerlendirmeleri de "uç" olarak
niteleyen Antika, ülke ekonomisinin bundan etkilenebileceğini, şimdiye
kadar doğru makro ekonomik politikalar izlendiği için etkilenme
olmadığını kaydetti.

Bu nedenle tedbirli olmak gerektiğinin altını çizen Antika, bütün
dünyanın krize girdiği bir ortamda Türkiye'nin bunun dışında kalmasının
söz konusu olamayacağını, yüksek cari açık, dolayısıyla yüksek dış
finansman ihtiyacının ülkeyi bu tür durumlarda kırılgan yaptığını
söyledi.

Piyasalarda, ABD'den başlayıp daha sonra gelişmiş ülkelere sirayet
etmesi beklenen önemli bir resesyon beklentisi bulunduğuna işaret eden
Antika, "Böyle bir durumda Türkiye, bu piyasalardan fon kullanan, mal
satan ülke konumunda, mutlaka etkilenecektir. Bizim tedbirli olmamız,
şimdiden adımlarımızı ona göre atmamız gerekecek" dedi.

"REEL SEKTÖRDE AÇIK POZİSYON, MALİ SEKTÖRDE FAİZ RİSKİ BİRİKİMİ VAR"

Türkiye'de şu anda dikkatle bakılacak en önemli konunun iç tasarruf
birikimi olduğuna dikkati çeken Antika, "Bu, Türkiye'nin büyümesini
finanse edecek oranda artmıyor. Dolayısıyla bizim başka ülkelerdeki hane
halklarının tasarruflarına ihtiyacımız var. Direkt stratejik yatırım
veya portföy yatırımı şeklinde gelecek yabancı sermaye gereksinimimiz
var. Bu kaynak kesilirse Türkiye'nin büyümesine sekte vuracak, Türkiye
küçülecektir" görüşünü aktardı.

Mikro bazda bakıldığında da, reel sektörde ciddi bir açık döviz
pozisyonu, mali sektörde ise artan oranlarda faiz riski birikiminin söz
konusu olduğuna işaret eden Antika, "Faiz riskinin yönetimiyle ilgili
düzenlemeler anlamında kat edecek mesafe olduğuna inanıyorum.
Bankacılıkta, faiz riski yönetimi bence birinci öncelikli. Günümüzün
oynak faiz ortamında bu riski mutlaka çok iyi yönetmek lazım" diye
konuştu.

"EKONOMİYE ÖNCELİK VERİLMESİ GEREKİR"

Global likidite sıkışıklığının YTL üzerinde baskı oluşturması durumunda
Türkiye'deki faiz düşüşünün bir miktar duraksayacağı beklentisi ile
gerek dövizde gerek YTL'de daha pahalı bir kredi ortamının
olabileceğinin altını çizen Antika, "Yükseliş trendine giren enflasyon,
kamu harcamalarının artması eğilimindeki konular bizlerin gündeminde
olan konular. Gündemde ne konuşuluyor olursa olsun, ekonomi
bürokrasisinin, ekonomi yönetiminin bu konular üzerinde yoğunlaşmasını
arzu ediyoruz. Şu anda açıkçası çok önemli 'u dönüşü' yok. Ancak, mevcut
global şartlarda ekonomiye öncelik verilmesi gerekir" değerlendirmesini
yaptı.

Serbest kur politikasının hakim olduğu bir pazarda geçici fiyat
düzeltmelerinin olabileceğine işaret eden Antika, şunları kaydetti:

"Kalıcı olarak bir devalüasyon bekliyor musunuz, YTL'nin değer
kaybetmesini bekliyor musunuz derseniz, enflasyon oranı civarında
seyredecektir diye düşünüyorum. Kurun serbest dalgalanabilmesi
neticesinde piyasalar dengeye çok hızlı ulaşabiliyor. Özellikle sermaye
girişi ve döviz arzı devam edeceği için dövizde kesinlikle bir felaket
senaryosu beklemiyorum. Kurlar ara ara yükselip, sonra tekrar dengeye
gelecektir. Doların yıl boyunca 1.20 ile 1.40 arasında
dalgalanabileceğini düşünüyorum."

"FİNANS MERKEZİ İÇİN DAHA ÇOK YOL ALMAMIZ LAZIM"

HSBC Bank Türkiye Üst Yöneticisi Antika, İstanbul'un finans merkezi
olmasına ilişkin de şu görüşleri aktardı:

"Öncelikle işlem maliyetleri, diğer dünya finans merkezlerine göre çok
yüksek. Üstelik çok yakında çok önemli düzenlemeler yapıldı. Uygulamada
sorunlar olabiliyor. Uygulama, henüz yerli yerine oturmadı. Hala
bankacılık ve diğer bazı mali sektörlerde işlerin uygulamalarının
öngörülebilirliği konusunda sıkıntılar var. Bu öngörülebilirlik,
özellikle son birkaç yıldır azalmış durumda. Örneğin vergi alanında,
kurumlar vergisi oranlarındaki düşüşe rağmen gri alanlar çok fazla.
Mevzuatımızı çok hızlı değiştirdik. Belirsizlikler var. Bunların
öncelikle çok açık şekilde yorumlanması lazım. Bir sabah kalkıyorsunuz,
leasing sektörü diye bir sektörün mevcudiyeti tartışmalı hale gelmiş
oluyor. Vergisel alanda beklenmedik yeni yorumlar olabiliyor. Tüm bu
değişikliklerin oturması zaman istiyor. Soru işaretleri var. Soru
işaretleri giderilmeden İstanbul'un finans merkezi olmasına imkan yok.
Bunun için önümüzdeki 20 yılı çok iyi öngörüyor olabilmemiz lazım. Bu
yolda ilerlemeler olduğu da bir gerçek. İstanbul'un finans merkezi
olması için daha çok yol almamız, kırk fırın ekmek lazım. Niyet var,
potansiyel var. Ama halledilmesi gereken konular da var."

"KONSOLİDASYON AÇISINDAN HAREKETLİ OLACAK"

Piraye Antika, gelecekle ilgili bankaların büyümesini ilgiyle izlediğini
ve önümüzdeki dönem konsolidasyon açısından hareketli olacağını
belirterek, şöyle devam etti:

"Sektörde mutlaka konsolidasyon olacaktır. Büyüklerin küçükleri aldığı
ya da büyüklerin birleştiği... Karlılığın giderek azalacağı ve azaldığı
bir ortamda, bankacılıkta maliyet yönetimi çok önemli olacak. Aslında
Türk bankacılık sektöründe konsolidasyon gecikti. Yoğun bir yabancı
alıcı ilgisi oldu. Dolayısıyla bu konsolidasyonu geciktirdi. Mevcut
bankaların satın alınmasının tamamlandığı bir ortamda, bir miktar data
biriktirdikten sonra görülecek ki karlılığı artırmanın, hızlı büyümeyi
yakalamanın şartı ölçek ekonomisi... Herkesin tek tek yüksek oranlarda
büyümeyi planladığı bir ortamda konsolidasyon olasılığını iyi
değerlendirmek lazım. Ölçek ekonomisini yakalamak için de en az bazda
maliyet ve maksimum bazda müşteriye ulaşmak şart. Dünyada örneklerini
izliyoruz. Türkiye'de bu 5 yılda mı olur, 10 yılda mı olur ekonomi ve
mevzuattaki gelişmeler belirleyecek."

"TAKSİTİ SERMAYEYE BAĞLAMAK DOĞRU"

Kredi kartında taksit süresinin sınırlandırılmasına yönelik çalışmalara
dair de Antika, basında yayınlanan son duyumlara göre, sermaye
yeterliliğine yönelik bir çalışma olduğunu anlatarak, "Taksiti belli bir
süre ile kısıtlamak yerine, sermayeye bağlamak çok doğru bir yaklaşım
olacaktır. Yasaklayıcı bir yaklaşımı, modern ekonomi yönetiminde pek
doğru bulmuyorum. Risk, sermayeyle orantılı alınabilmeli" dedi.

Antika, ayrıca, kredi kartında faiz tavanını Merkez Bankası tarafından
saptanmasını da doğru bulmadığını belirterek, bunun ekonomik sakıncaları
olduğunu, neredeyse tüm bankaları her türlü risk grubu borçlu için aynı
oranları vermeye sevk ettiğini söyledi.

Şu anda banka satın almayla ilgilenmediklerini de ifade eden Antika,
organik şekilde iddialı büyüme planları çerçevesinde yoğun olarak gerek
alternatif kanallara, gerekse şubelere ciddi yatırımlar yaptıklarını
vurguladı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious