Çağlayan'a göre bankacıların hatası

Çağlayan'a göre bankacıların hatası.11681
  • Giriş : 13.02.2009 / 16:48:00

MÜSİAD 2. Biltronik Bilgi Teknolojileri Proje Yarışması ödül töreni yapıldı. Ödül törenine katılan Sanayi Bakanı Çağlayan, krizin ilk işaretlerini alan bankacıların yaptığı bir yanlışı şöyle açıkladı:

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneğinin (MÜSİAD) 2. Biltronik Bilgi Teknolojileri Proje Yarışması ödül töreni yapıldı.

MÜSİAD'ın Biltronik Proje Yarışmasında birincilik ödülünü ''Op-Tronik Ateşleme Sistemi'' projesiyle Murtaza Açıkel alırken, ikincilik ödülü ''Rehber Robot'' projesiyle Ömer Farukhan Güneş'e, üçüncülük ödülü de ''Çoklu Hedef Takibi'' projesiyle Mehmet Yılmaz'a verildi.

Ayrıca Soydan Ünal, ''Dokunmatik Mobil Cihazlar İçin Ekran Üzerinde Jest, Hareket ve Yazı Tanımaya Yönelik Yazılım Kütüphanesi'' projesiyle teşvik ödülünü, Faruk Toptaş da ''Toptaş Anti Virüs'' projesiyle jüri özel ödülünü aldı.

''KOSGEB'DE 2009 YILINDA 3 MİLYAR TL ÜZERİNDE BİR DESTEK GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ''

Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, KOSGEB'de 2009 yılında 3 milyar TL üzerinde bir destek gerçekleştireceklerini bildirdi.

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneğinin (MÜSİAD) 2. Biltronik Bilgi Teknolojileri Proje Yarışması ödül törenine katılan Çağlayan, burada yaptığı konuşmada, KOSGEB'in işlem hacmi ve müşteri portföyünü değiştirdiklerini, geçen yıl sıfır faizli toplam 1,6 milyar TL kredi verdiklerini söyledi.

Çağlayan, KOSGEB Kanunu'nda değişiklik yaptıklarını ve şimdiye kadar sadece imalatçıya kredi veren kurumun bundan sonra tüm işletmelere kredi sağlayacağını, ayrıca geçen yıl yaklaşık 100 milyon TL olan bütçesinin bu yıl 225 milyon TL'ye çıkarıldığını dile getirdi.

''KOSGEB'de 2009 yılında 3 milyar TL'nin üzerinde bir destek gerçekleştireceğiz'' diyen Çağlayan, Hükümet olarak, kriz ortamında reel sektörün fazla yara bere almaması için pek çok çalışma yaptıklarını, Eximbank'ın sermayesini 500 milyon dolardan bir milyar dolara çıkardıklarını anlattı.

Çağlayan, ''KOSGEB olarak bu yıl da ihracatçımıza yeni ihracat pazarları bulma noktasında çok önemli bir destek vereceğiz. KOBİ'lerimize sıfır faizli veya oldukça düşük faizli bir milyar dolarlık ihracat kredisini vereceğiz. Bu sadece KOSGEB marifetiyle vereceğimiz destek. Arkasından yine can suyu kredileriyle KOBİ'lerimize, esnaf ve sanatkarımıza yeni çıkmış olan kanunumuz çerçevesinde bütün kurumların kullanacağı destekleri vermeye devam edeceğiz'' şeklinde konuştu.

Bilgi ve teknoloji geliştikçe verimliliğin de artacağını ifade eden Çağlayan, işletmelerin büyük kısmının 2001 krizinden sonra enflasyonun tek haneye düşmesiyle beraber verimliliği öğrenmeye başladığını kaydetti.

-GİRİŞİMCİ BİLGİ SİSTEMİ-

Girişimci Bilgi Sistemi çalışmalarının, Türkiye'deki şirketlerin ölçeklerinin çok küçük olduğunu ortaya çıkardığını dile getiren Çağlayan, 2007 sonu itibariyle 2 milyon 10 bin 377 işletmenin toplam 1,7 trilyon TL'lik net satış hasılatı gerçekleştirdiğini, ancak karlarının 98,6 milyar TL olduğunu bildirdi.

''Yüzde 6 ortalama karla bir yere gitmemiz mümkün değil. Türkiye'nin ölçek problemi net bir şekilde ortaya çıkıyor. O zaman KOBİ'lerimizin bir araya gelip güç birliği yapmasını destekliyor olmamız lazım'' diyen Çağlayan, bu konuda KOSGEB'in eğitim ve danışmanlık desteği sağlayacağını, Hükümet olarak da bu tür birleşmelere çok önemli vergisel destekler sunacaklarını anlattı.

''Sıfır kilometre'' yeni bir teşvik sistemi yaptıklarını, bu sistem kapsamında, Türkiye'nin hangi sektörlerde daha fazla rekabet gücüne sahip olduğu ve daha fazla katma değer sağlayabileceği gibi konulara odaklanacaklarını belirten Çağlayan, teşvik sistemini yüksek katma değer, yüksek teknoloji ve yüksek rekabet gücünden oluşan ''3Y'' üzerine kurduklarını söyledi.

Zafer Çağlayan, teşvik sisteminde, sanayi strateji belgesinde ve alacakları her kararda Türkiye'nin coğrafi ve stratejik konumunun avantajlarını göz önünde bulundurduklarını belirterek, Avrupa'nın en yakın tedarik merkezi olan Türkiye'nin, Avrupa ve Avrasya'nın mal ve hizmet üreticisi olmasını hedeflediklerini ifade etti.

'BAZI BANKACILARIMIZDA TİK VAR. BÖYLE BİR ORTAMDA BİR ANDA KREDİLERİ KESİP, KAZIK FRENİNE YÜKLENDİLER. SÜRATLE GİDEN BİR ARABADA KAZIK FRENİ YAPTIĞINIZDA YOLCULARI CAMDAN DIŞARI ÇIKARABİLİRSİNİZ''

Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, Türkiye'nin reel sektörünün, rekabetle yaşamaya başladığı bir dönemde dışarıdan ithal etmek zorunda kaldığı bir küresel krizle karşı karşıya kaldığını ifade etti.

Çağlayan, daha önce de pek çok kriz deneyimi yaşamış biri olarak her krizden sonra çalışma biçimini değiştirdiğini, 2001 yılında edinilen deneyimlerden sonra şimdi dünyanın birçok ülkesinde küresel krizin çok şiddetli şekilde yaşanırken, Türkiye'nin çok daha rahat konumda bulunduğunu söyledi.

Bankacılık sisteminde başlangıçta bir panik olduğunu belirten Çağlayan, ''Bazı bankacılarımızın geçmişten kalan alışkanlığı vardır. İstem dışı yapılan kas hareketlerine de 'tik' deniyor. Bazı bankacılarımızda da tik var. Böyle bir ortamda bir anda kredileri kesip, kazık frenine yüklendiler. Süratle giden bir arabada kazık freni yaptığınızda yolcuları camdan dışarı çıkarabilirsiniz. Bu kazık freni ile beraber bir anda özel sektör ile bankacılık sektörü arasında ister istemez bir kargaşa ortaya çıktı'' diye konuştu.

Bu gelişmelerde bankaların 2008 yılında 4 milyar dolarlık sendikasyon kredilerini yenileyememe endişelerinin rol oynadığını, ancak Türkiye gibi büyük ekonomiye sahip bir ülkede 4 milyar doların önemli bir rakam olmadığını ve bu yenilemelerin gerçekleştirildiğini kaydeden Çağlayan, ''2009 için şu andaki hesaplamalarla bankacılık sistemi, yapacağı sendikasyonlarda sorun yaşamayacak gibi görünüyor'' dedi.

Çağlayan, bazı sıkıntılar olsa da bankacılık sisteminin sağlamlığının ve kamu maliyesinde Maastricht kriterlerinin yakalanmış olmasının olumlu etkileri bulunduğunu ifade ederek, ''Yine de böyle bir ortamda Türkiye ekonomi rahat mı? Değil. Yarın çıkış var mı? Yok'' şeklinde konuştu.

Gerçekleştirdikleri sanayi envanteri çalışmaları hakkında da bilgi veren Çağlayan, 2 milyon 10 bin 377 işletmenin bilgilerini bir araya topladıklarını, bu işletmelerin 302 bininin sanayi, geri kalanının ticaret ve hizmet sektörlerinde faaliyet gösterdiğini kaydetti. Çağlayan, bir sektörel izleme değerlendirme merkezi kurduklarını, bu merkezde 224 sektörü, finansman yükü ve kur riski gibi unsurlar bağlamında sürekli değerlendirdiklerini anlattı.

-''ŞU ANDAKİ KUR SEVİYESİ...''-

Zafer Çağlayan, şu andaki kur seviyesinin 2-3 yıl önce olması durumunda ihracatın çok daha yüksek olacağını belirterek, düşük kur döneminde ara malı ithalatının arttığını, kurların yükselmesiyle birlikte yeniden iç piyasaya dönüş yaşandığını söyledi.

Ar-Ge ve inovasyon konusuna da değinen Çağlayan, Türkiye'de patent sayısının önemli ölçüde arttığını, ancak asıl bu patentlerin ne kadar ticarileştiğinin önem taşıdığını kaydetti.

Hali hazırda 31 teknoparkın kuruluşuna izin verildiğini, 20 teknoparkın işletmeye geçtiğini, buralarda 11 binden fazla kişinin istihdam edildiğini ve 550 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildiğini anlatan Çağlayan, şöyle devam etti:

''Teknopark Kanunu'nu değiştiriyoruz. Mevcut tekno parklar üretim yapma imkanı vermiyordu. Şimdi yapacağımız değişikliğin önemli bir kısmıyla orada da iş yeri açılmasını ve üretim yapılmasını, bilgi ve teknolojiye dayalı bir sistem geliştirmeyi de ümit ediyorum ki, bu yıl gerçekleştireceğiz. Teknoparklarda 500 milyon dolardan fazla yabancı yatırım var.''

Geçen yıl çıkarılan Ar-Ge Kanunu hakkında da bilgi veren Çağlayan, bu kanunda bir değişiklik yapacaklarını belirterek, ''Bünyesinde çalıştırdığı personelin doktoralı olanlarında 'gelir vergisi yüzde 90'ına kadar vergiden muaf olacak' dedik. Şimdi düzeltme yapıyoruz. Yanında çalışana değil, direkt şirkete o desteği vereceğiz. Hem Ar-Ge yapmasını, ham maliyetleri düşürmesini amaçlayan bir destek...'' şeklinde konuştu.

Çağlayan, ayrıca tekno girişim sermayesi ile üniversite bitirmiş ya da son sınıfta olan ve elinde bilimsel çalışması bulunan gençlere 100 bin TL'ye kadar hibe desteği sağladıklarını bildirdi.

VARDAN: TÜRKİYE, KOMŞU ÜLKELERİN, AVRUPA'NIN VE DÜNYANIN SAYILI YAZILIM ÜSLERİNDEN BİRİSİ OLACAKTIR

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Ömer Cihad Vardan, ''Potansiyelimizi doğru yönlendirdiğimiz takdirde Türkiye, komşu ülkelerin, Avrupa'nın ve dünyanın sayılı yazılım üslerinden birisi olacaktır'' dedi.

Vardan, bilgi teknolojilerinin önemine işaret ederek, bu sürece ayak uydurmak için dünyanın nereye doğru gittiğini iyi görüp iyi algılamak, yol haritalarının da ona göre belirlemek gerektiğini kaydetti.

Klasik üretim sisteminden yeniliğe dayalı sanayiye geçişin anahtarının inovasyon olduğunu söyleyen Vardan, ''Bilgi teknolojileri ise yeni ekonominin dinamiği ve vazgeçilmezidir. Bunun için atılması gereken ilk adım beşeri sermayenin kalitesinin artırılması, proje odaklı düşüncenin yerleştirilmesi ve eğitim sisteminin modernize edilip geliştirilmesidir'' diye konuştu.

Vardan, Türkiye'nin teknolojide ve özellikle yazılım alanında eğitimli ve yeterli bir beyin gücüne sahip olduğunu ve altyapısının da buna uygun bulunduğunu ifade ederek, ''Eminiz ki bu potansiyelimizi doğru yönlendirdiğimiz takdirde, Türkiye komşu ülkelerin, Avrupa'nın ve dünyanın sayılı yazılım üslerinden birisi olacaktır'' dedi.

Türkiye'nin bilgi teknolojileri sektöründeki ortak problemlerinin başında yaygın eğitim eksikliği ve yenilikçiliğin öneminin anlaşılamamasının geldiğini dile getiren Vardan, Ar-Ge faaliyetleri ve üniversite sanayi işbirliğindeki yetersizliklerin de sektörün gelişmemesine sebep olduğunu anlattı.

Vardan, ''Küresel rekabetin kızıştığı bu dönemde sektör ve bölge hedeflerinin doğru tespiti ülkelerin kalkınması ve gelişmeleri açısından büyük önem kazanmıştır. Özellikle katma değeri yüksek sektörlere öncelik vermek, bu sektörleri desteklemek, büyüme hedeflerine ulaşabilmemiz için artık olmazsa olmazlarımız arasındadır'' görüşünü aktardı.

Biltronik Proje Yarışmasına da değinen Vardan, Türkiye'nin gelişmiş ülkelerin peşine takıldığı bir vagon olmaktan, onları çeken, onlara yön veren ve aslında takip edilen bir lokomotif olma konumuna geçmesinin, ancak böyle çalışmaların artmasıyla mümkün olacağını söyledi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*