Çakıcı'nın Türkbank davası yine ertelendi

  • Giriş : 28.02.2006 / 00:00:00

Alaattin Çakıcı'nın Türkbank ihalesine fesat karıştırdığı iddiasıyla yargılandığı duruşma, Avusturya adli makamlarının Çakıcı'nın Türkiye'ye iadesine ilişkin evrakları göndermelerinin beklenmesi için ertelendi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Mahkeme Başkanı, Çakıcı'nın Türkiye'ye iadesine ilişkin mahkemeye gönderilen yazıya cevap verilmediğini söyledi. Söz alan Çakıcı'nın avukatı Mustafa Avlağı da, "Müvekkilimizin Türkiye'ye iadesinin kapsamı belirlemeden davanın esasına girilip yargılamaya devam olunması yasaya uygun olmayacaktır. Bu konudaki belgelerin ve iade evrakının beklenmesi ve müvekkilimin savunmasının da alınmamasını talep ediyorum." dedi.

Avukat Muammer Demirtaş ise, "Çakıcı daha önce cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak suçundan eski adı DGM olan özel yetkili İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanıp mahkum olmuş ve bu suçun cezasını infaz etmiştir. İhaleye fesat karıştırmak suçunun yasada öngörülen ceza süreleri tutuklu kaldığı süre ve başka suçlardan tutuklu bulunması, hatta hüküm verilmiş olması nedeniyle tahliyesine karar verilmesini talep ediyoruz." dedi.

Sanık Alaattin Çakıcı ise, "Avusturya beni Fransa'ya sormadan iade etti. 'Sen solcu olsan, kürt kökenli olsan iade etmezdik. Şu anki hükümet senin düşüncene yakın olduğu için iade ediyoruz' dediler." şeklinde konuştu. Çakıcı, bu konuyla ilgili "Ben müslümanım ama İslam'ın siyasallaşmasına karşıyım." dedi. Çakıcı, "Beni iade eden mahkeme bir hafta sonra aldığı bir karar ile bir başka suçtan aranan bir kişiyi iade etmedi. Oysa ben 5 idamla yargılanıyordum. Beni Avrupa istemedi. Ne sinegoga, ne kiliseye ne de camiye yaranamadım." diye konuştu.

1500'lü yıllardan sonra Avrupa'da Portekiz'liler ve İspanyollar'ın, başta olmak üzere İnka ve Aztek uygarlıklarını yok ettiğini belirten Çakıcı, "Kızılderilileri katlettiler. Hindistan'ı 250 yıl sömürdüler. Osmanlı'yı paramparça ettiler. 'Bize yardımcı ol, iade etmiyelim' dediler. Ben kabul etmedim. İki defa dünyada kamuoyu oluşturdum. Ama Türkiye'ye hiç zarar vermedim. Damarlarının her zerresinde Türklük kokan birisi zarar veremez." diye konuştu.

52 yaşını bitirip 53'üne girdiğini belirten Çakıcı, "17 sene ceza vermişler. Bu, kamuoyunda fazla yer alıyor. Sağına soluna sıkın dediler. Mahkeme kafama sıktı. Yaşım 53, Çakıcı'ya bir 20 sene daha verseler ne olur. Üç çocuk sahibi oldum. Biri insan hakları konusunda çalışıyor. Biri ekonomi. Diğeri de iki üniversite bitirdi ve ressam oldu. Bunlarla çocukluklarını yaşayamadım." dedi.

Kişinin etik değerlerinin değişmeyeceğini belirten Çakıcı, "Ben de değişmem. Belli bir yaştan sonra zaten kişilikte değişme olmuyor. Ancak beni tahliye etseniz, bu, tahliye olduktan sonra birini öldüreceğim anlamına gelmez. Hasımlarımız var. Yaşadığımız süre boyunca da olacak. Bizim hayatta emeklilik olmaz. Emeklilik Azrail'e davetiye çıkarır. Erken ölüme neden olur. Benim felsefemde barışmak da yok." diye konuştu. Tekirdağ'da hastaneye gidip geldiğini belirten Çakıcı, "Burada da beni hasımlarım öldürebilir. Devlet suç işleyenle mağdur olana eşit olarak davranmalı. Diğer türlü vicdanı adliyenin kapısında kalmış olur. Avusturya'da kalsaydım AB için beni koz olarak kullanacaklardı." şeklinde konuştu.

Yaptıklarında birşey olmadığını ileri süren Çakıcı, "Damarlarında Türklük olan sokaktaki limoncu da aynı şeyi yapardı." dedi.

Mahkeme heyeti, Çakıcı'nın Türkiye'ye iadesine ilişkin evrakların Adalet Bakanlığı'ndan yeniden istenmesine karar verdi. Çakıcı'nın savunmasının Adalet Bakanlığı'ndan yazı geldikten sonra alınmasına karar verilen duruşma ertelendi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious