Çakır'ın heykeli dikilmeli

Çakır'ın heykeli dikilmeli.9103
  • Giriş : 04.03.2008 / 11:03:00

Hıncal Uluç, G.Saray'ın 2-1'lik galibiyetle kupada yarı finale yükseldiği maçta F.Bahçe'ye 3, G.Saray'a 1 kırmızı kart göstererek geceye damgasını vuran hakem Cüneyt Çakır'ı takdir etti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Hıncal Uluç'un köşe yazısı

Türkiye'de ilk defa bir hakem eyyam yapmadan düdük çaldı, kart gösterdi. Futbolu, hakemliği kurtaracak bir fırsat yakaladık

Bu hakemi alkışlamayı bilseydik Türkiye'de çok şey değişirdi. Türk spor medyası hiç utanmadan bu hakemi kurşuna dizdi

Maçın ardından hakem için akla hayale gelmez şeyler söyleyen kişi, devleti dolandırmaktan hapsi istenen bir davanın sanığı. İnanılır gibi değil

Üst üste iki derbi oynandı. Galatasaray, kupada Fenerbahçe'yi yenerken, Beşiktaş'a Nobre'nin golüyle mağlup oldu.
Türkiye'nin üst düzey takımlarını karşı karşıya getiren iki maçta ortaya konan futbolla ilgili ne düşünüyorsunuz? Aklınızda neler kaldı bu iki dev maçtan? Ortada Futbol adına konuşulacak bir şey yok. Fenerbahçe'nin de, Galatasaray'ın da, Beşiktaş'ın da seyredeğer, göze hoş gelen bir Futbol oynadığını söylemek çok güç. En hoş görülü olarak bile baksam bu iki 90 dakikada aklımda kalan, 'vay be' diyebileceğim herhangi bir pozisyon yok. Maçı görmeyen birisine anlatma ihtiyacı duyacağım bir pozisyon yok. Bu iki maçın da konuşulacak yanları futbolun dışında. Galatasaray-Fenerbahçe maçının konuşulacak yanı hakem Cüneyt Çakır'ın kararlarıyla ilgili yapılan yorumlardır. Türk spor basının hali pürmelaldir, hakemin değil. Cüneyt Çakır, Türkiye'deki Futbol sahalarının gördüğü en iyi hakemlerden biriydi. Bu maçtaki Cüneyt Çakır'ın ben heykelini dikerim, hakemlik anıtı olarak. Türkiye Cumhuriyeti'nde ilk defa bir hakem eyyam yapmadan düdük çaldı ve kart gösterdi. 'Yarın benim için ne düşünürler, ne yaparlar' demeden. Kendisinden evvel bu sahalarda maç yöneten hakemlerin nasıl eyyamcı olduklarını ortaya koydu. Ben her Fenerbahçe maçından sonra demiyor muydum; "İyi bir hakemle, eyyam yapmayan bir hakemle Lugano hiçbir maçı tamamlayamaz" diye... İşte... Türk spor medyası hiç utanmadan, hiç sıkılmadan bu hakemi idam etti, kurşuna dizdi, recmettiler. Beline kadar gömdüler ve taşlarla öldürdüler. Fenerbahçe'nin paralı menajeri ve sahaya atılan bıçağı saklayan gözlemciler derneği başkanı Kemal Dinçer'in gözlemcisi de o idam hükmünün altını imzaladı; düşük not vererek. Gösterdiği sarı ve kırmızı kartların bir tanesinin haksız olduğunu gelip bana söylesinler. Bütün hakemlerle, bütün hakem hocalarıyla tartışırım ve çatışırım. Böyle bir şey yok. İnsanlarda utanma da kalmamış, sıkılma da...

ŞAŞKINA DÖNDÜLER
Türkiye spor medyası yok. Türkiye'de kulüp amigoları var. O amigoların çoğunluğu da Fenerbahçe amigosu olduğu için Türkiye'de bu kutsal ittifak medyası var. Bu medyanın yönettiği ülkede futbolu seyretmek de konuşmak da oynamak da abest aslında. Resmen midem bulandı. Perşembe gününden beri midem bulanıyor fena halde. Hakikaten ayıp. Adam 10 tane sarı kartlık hareket yapmışsa kart çıkartmayacak mısın? 'Efendim bu Fenerbahçe. Fenerbahçe'nin kontenjanı 1 kırmızı kart, 4 sarı kart. Onun üstü çıkmaz.' Şimdiye kadar böyleydi. Birinci sarıları bol bol çıkarıyorlardı. İkinci sarıların çıkmayacağını bildiği için Fenerbahçeli futbolcu, birinci sarıyı uyarı değil, 'icazet' diye kabul ediyordu. 'Tamam artık serbestim. İkinci sarıdan beni nasıl olsa atamaz. Onun için ben istediğim her şeyi yaparım.' Böyle gidiyordu. Bunlara alışmış futbolcular birden ikincileri görmeye başlayınca şaşkına döndüler. Türkiye'deki futbolu ve hakemliği kurtaracak bir fırsat yakaladık biz. Bu hakemi alkışlamayı bilseydik Türkiye'de çok şey değişirdi. Bu hakemi sildik biz. Heykeli dikilecek, anıtı yapılacak hakemi sildik biz. Cüneyt Çakır'ın o gün eleştirilecek yanları var ama gösterdikleri değil, göstermediği kartlar. Ama ben biliyorum ki eyyamcılığından değil. Deivid'i, Semih'i, Alex'i ikinci sarıdan atmaması... Eyyamcılığından değil, onları görmedi. Sarı kart işaretini yapan Semih'e kart göstermedi mesala... Çünkü Semih'i görmedi. Başka şeyle meşguldü. Görse gösterirdi.

AZİZ YILDIRIM İYİ POLİS
Türkiye'de Fenerbahçe dahil hiçbir takımın ayrıcalığı yok. Hiçbir takımın da kontenjanı yok. 'Şu kadar kart görür' diye... İnanılacak gibi değil ve bu maçın ardından televizyonlara çıkıp bas bas bağıran, hakem için akla hayale gelmez şeyler söyleyen kişi devleti dolandırmaktan hapsi istenen bir davanın sanığı. Fenerbahçe'yi temsil edecek başka birisi yok mu böyle bir ortamda? Ergun (Babahan) muhteşem bir yazı yazdı Sabah gazetesinde. Fenerbahçeli Ergun ama amigo değil. Ergun iyi bir Fenerbahçeli olarak Fenerbahçe'nin haklarını Nihat Özdemir'in şu aşamada savunmasından üzgün. Türkiye'de alnı açık bir adam yok mu Fenerbahçe için konuşacak!.. Yok. Aziz Yıldırım, kafasında planı kurmuş. O iyi polisi oynuyor. Kötü lafları söylettiriyor birine. Daha önce Murat Özaydınlı ve Mahmut Uslu'ya söyletiyordu. Onların artık sözleri Türk medyasında, Türk kamuoyunda bir etki yaratmadığı için Ali Koç'u seçti. Genç, hırslı, ihtiraslı, acemi Ali Koç ilk geldiği zaman bu tezgaha düştü. Ama kısa zamanda durumu anladı ya da Koç Holding'den anlattılar, Ali Koç şimdi sadece işini yapıyor, konuşmuyor. Ve çok iyi işler yapıyor Fenerbahçe'de. Fenerbahçe'yi Fenerbahçe yapanın Ali Koç mu, Aziz Yıldırım mı olduğunu da göreceğiz!.. Çok iyi işler yapıyor. Geriye Nihat Özdemir kalıyor. "Şu aşamada Nihat Özdemir, Fenerbahçe yönetiminden çekilmelidir" diyenler Fenerbahçeliyken, en başta Uğur Dündar, Ergun Babahan, niye başka birisini bulamıyor? Çünkü Aziz'in önünde kötü polisi oynayacak başka adam yok. Ortağı Türkiye'ye gelemiyor, dolandırıcılık suçlaması nedeniyle, kendisinin hakkında 27 yıl hapis isteniyor. Bunların hepsi devlet ihalelerinden doğan suçlamalar ve adam ekranlarda Fenerbahçe'yi savunuyor. Buna da kimsenin itiraz ettiği yok, Ergun Babahan'dan başka. Perşembeden bugüne kadar geçen dönem Türk spor medyasının nasıl kokuştuğunu göstermiştir.

FOTOMAÇ

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious