Prefabrik

Adem Meleke

Kimdir? Cami Duvarı
Yazı Boyutu:

Cami Duvarı

19.02.2012 / 09:49

İktidar – Hukuk – Derin Devlet – Çeteler – Polis – Asker - Medya derken Cemaatin adı MİT'e de karıştı.

Bu sefer diğerlerinden farklı olarak AK Parti ve Cemaat karşı saflarda gibi yorumlayanlar çoğunlukta.

Yetkin kişilerin cümlelerinden analiz edecek olursak AK Parti ile Cemaat bir güç savaşında. AK Partili sözcüler oy kaybolmasın diye Cemaat'le sorunumuz yok derken, her türlü hükümet atamalarında "Cemaatçi" olarak öngörülen herkes cımbızla ayıklanmakta.

Cemaate "sizin işiniz, eğitim devlet işine karışmayın" diyen AK Parti'nin akıl adamları, 40 yıldır cemaatin eğitiminden geçen, iyi üniversitelerde okumuş, polis olmuş, asker olmuş, bürokrat olmuş cemaat yetişkinlerini yok saymaya çalışıyor.

Hatta bir adım ötedeki yeşil sermayede de "cemaat" takıntısı ayyuka çıktı. En koyu yeşil bile cemaat tonlarını bırakma yarışında.

Hani sözüm ona Türkiye'de el değiştiren sermaye, yeniden eski sahiplerinin kontrolüne geçiyor imajı AK Parti'yi iş çevrelerinde de rahatlatıyor. Mesela aylardır TÜSİAD'dan hükümet ile alakalı bir eleştiri duymadık. Oysa geçen yılları hatırlayın TÜSİAD ana muhalefet partisinden daha aktifti!

Tabi Cemaat-AK Parti kavgasını fırsat bilen demokrat görünümlü "cemaat uzmanları", kâh öyle kâh böyle konuşup bu süreci sündürebildikleri kadar sündürecekler. 20 yıldır biriktirdikleri cemaat anılarını bir bir yazıyorlar, yazacaklar.

Bu cemaat uzmanları sayesinde Türkiye'de muhafazakâr yaşayışa tahammülü olmayanlar Cemaatle kavgasını AK Parti üzerinden sürdürme şansı yakalayıp, bir taşla iki kuş peşinde olacaklar.

Peki, siyaseten mesenlin özü gerçekten cemaat endeksli midir?

Kesinlikle hayır.

Meselenin özü Türkiye'nin demokratikleşme sürecinde AK Parti'nin duruşudur.

Bu duruş eksen kayması yaşadığı her anda ilk ses çıkaranlar cemaat kökenli olduğundan sanki mesele cemaat meselesi gibi algılanmaktadır.

Tıpkı Ergenekon gibi, Balyoz gibi, şike soruşturması gibi MİT meselesi de demokratikleşme sürecinin temizlenme zorunluluğundandır.

Tarafları belirleyen cemaat değil iktidardır.

İktidar; temizlenmeden, demokratikleşmeden yana attığı her adımda yanında cemaati görmektedir. Bu yüzden cemaat uzmanlarına göre her operasyonda cemaat eli vardır.

Ancak ne zaman iktidar bu olumlu adımlarla çelişecek bir iş yaptığında bu sefer cemaati karşısında görmektedir. Üstelik çeteleşmeye, hukuksuzluğa karşı mücadele veren savcıların ellerindeki dosyalara iktidar ve çevresi girmeye başladı. Bu durumda da bu savcıları "cemaatçi" diye yaftalamak soruşturmaların önünü kesmenin en kolay yolu olacaktır.

Yani iktidar ne zaman çoğunluğun ramına bir iş yapsa karşısında önce cemaati gördüğünden bu büyük çoğunluğu cemaat zannetmektedir.

Sözün özü Türkiye'de çoğunluk artık çetelerden kurtulmak için, tam demokratik bir anayasa ile yönetilmek için, etnik sorunların çözümü için, ekonomik kalkınma için atılacak her adıma baş koymuşken, şu ya da bu sebeple bu adımlardan vazgeçenlere hiçbir taviz vermeyecektir.

AK Parti iktidarı yeni anayasadan uzaklaştıkça cami duvarına yaklaşmakta olduğunun farkına varmalıdır.

Cemaat işin bahanesidir…

Facebook Twitter

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious