Camilerinde bile futbol konuşulan il

Camilerinde bile futbol konuşulan il.16608
  • Giriş : 17.12.2008 / 11:12:00
  • Güncelleme : 17.12.2008 / 11:14:58

''Bize Her Yer Trabzon'' kitabı çıktı. Kitapta eski başkan Faruk Nafiz Özak'ın fıkra gibi anısı da yer buldu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Sağlık Bakanlığı Basın Müşaviri Harun Çelik, küçük yaşlardan beri gönül verdiği Trabzonspor'u, taraftarın gözüyle ''Bize Her Yer Trabzon'' kitabında anlattı.

Çelik, kitapta, Bayındırlık ve İskan Bakanı, eski başkanlardan Faruk Nafiz Özak ile AK Parti Samsun Milletvekili Suat Kılıç'ın da aralarında bulunduğu, yüzlerce kişinin anılarına yer verdi.

Türkiye'de Futbol kulüpleriyle ilgili kitapların bugüne kadar çoğunlukla uzman ya da ünlü kişilerce kaleme alındığını ancak bu kitabın ''bir tribün dolusu genç taraftar'' tarafından oluşturulduğunu kaydeden Çelik, ''Bu kitabı ben yazmadım, sadece hazırladım'' dedi.

Kitabı kaleme almasının nedenini, ''İstanbul bizim için güç ve iktidarı temsil ediyor. Trabzonspor ise buna karşı Anadolu ihtilalini. Bordo-mavi, isyanın rengidir'' sözleriyle dile getiren Çelik, kitapla, ''Futbolun eğitimsiz ayak takımı''nın değil, bir eser ortaya koyabilecek insanların gönül verdiği spor olduğunu anlatmak istediklerini'' bildirdi.

Trabzonsporluların oluşturduğu www.bordomavi.net internet sitesinde 10 ay devam eden ''Taraftar kendi kitabını yazıyor'' kampanyası sırasında, Türkiye'den ve dünyanın dört bir yanından anılar akmaya başladığını anlatan Çelik, bu elektronik postalar arasından çarpıcı olanların kitaba alındığını söyledi.

Her anekdotun başına bir giriş eklediğini belirten Çelik, 6 bölümden oluşan eserin ''seçkin ve elitlerin değil, taraftarın kitabı olduğunu'' vurguladı.

Kamuoyunun yakından tanıdığı isimlerin anılarının kitaba, ünlü oldukları için değil, taraftarlık coşkusunu tribünlerde yaşadıkları için alındığını ifade eden Çelik, ''Kitapta en fazla bölüm Kazım Koyuncu'ya ayrıldı. Çünkü O gerçek bir Trabzonspor taraftarıydı'' diye konuştu.

''Bize Her Yer Trabzon'' sloganının yıllardır takım taraftarının dilinde yer ettiğini kaydeden Çelik, ''Trabzon belki bir şehir takımı gibi görülebilir, ama Adıyaman'dan Bursa'ya, Ankara'dan Antalya'ya kadar Türkiye'nin her yerinden taraftarı var'' şeklinde konuştu.

-61. SAYFA MEHMETÇİKLERE-

Şehrin plaka numarası olan 61 rakamının Trabzonlular için büyük önem taşıdığını ifade eden Çelik, ''Uzun zaman 61. sayfaya ne koyalım diye düşündük. Sonunda tüm renktaşlarımızın ortak kararıyla 61. sayfayı Mehmetçiklerimize ithaf ettik'' dedi.

Kitabın, ''Trabzonspor Büyüktür, Çünkü O'nun Fıtratı Büyüktür'' başlıklı ilk bölümünde Trabzonsporlu olmanın felsefesine, ''Sürekli Doğru Yönü Gösteren Tek Yıldız, Kuzey Yıldızı'dır'' başlıklı ikinci bölümde Trabzonlu olmadıkları halde Trabzonsporu tutanların görüşlerine, ''Bu efsane hiç bitmez'' başlıklı üçüncü bölümde ise takımın şampiyonluklarına, unutulmaz maçlarına ve efsane isimlerine yer verildi.

''Hayata Tribünden Bakanlar'' başlıklı 4. bölümde Trabzonspor uğruna katedilen yollar, tribünlerde yaşananlar anlatıldı.

Kitabın 5. bölümünde taraftarların anılarına, 6. bölümde de fotoğraflara yer verildi.

-''BAŞKAN ARÇİL'LAN ŞOTA'YI ALDİ, CUMAYI KILABİLİRİZ''-

Kitapta, Bayındırlık ve İskan Bakanı, takımın eski başkanlarından Faruk Nafiz Özak ve AK Parti Samsun Milletvekili Suat Kılıç'ın da aralarında bulunduğu çok sayıda kişinin birbirinden komik, fıkra gibi anıları yer alıyor.

Yılan hikayesine dönen Arçil ve Şota'nın transferi konusunda gittiği her yerde sorularla karşılaşan Özak, cuma namazı kılmak için gittiği camide, bu konuda yaşadığı ilginç olayı kitapta şu sözlerle aktardı:

''Sağımda Şenol Güneş, solumda Ünal Karaman vardı. İmam tekbir getirip namaza durmak üzereydi ki hareketliliği fark etti. Ellerini kulaklarına kadar kaldırmış olan imam efendi, beni görünce ellerini indirdi ve yüzünü kıble istikametinden bana çevirerek, 'Başkan ne ettun Arçil'lan Şota'nın işini, hallettun mi?' diye soruverdi. Caminin içinde birden buz gibi bir hava esti. Tüm cemaat gözlerini dikmiş bana bakıyor ve vereceğim cevabı büyük bir merak ile bekliyordu. İmam efendiye 'Hocam her ikisi de tamam. Mukaveleleri imzalattım' deyince, imamın yüzüne büyük bir tebessüm gelip oturdu. Camii cemaati de bu cevaptan çok memnun olmuş, derin bir 'oh' çekmişti. Bu cevabım üzerine imam efendi cemaate dönerek, 'Cemaat, başkan Arçil'lan Şota'yı aldi. Hayden şimdi namaza duralum' diyerek tekbir getirdi. 'Cuma için imamete geçmiş bir imamın takıma alınacak futbolcuyu sorduğu başka bir şehir var mıdır?' diye düşündüm. Ama biliyordum ki camilerinde bile şehrin takımının konuşulduğu tek şehirdeydim ve bu yüzden sorumluluğum büyüktü.''

Özak, bir başka anısında, tek yumurta ikizi Gürcü futbolcuların sahadaki performansını beğenmeyen bir taraftarın kendisine yönelik, ''Ula bundan bi dane aldun tamam, bizim başkan aynisindan iki dane almiş. Ha bu şimdi olacak iş mi'' eleştirisini de aktardı.

AK Parti Samsun Milletvekili Kılıç ise cezası nedeniyle Ankara'da Beşiktaş ile karşılaşan Trabzonspor'un bir taraftarının, polisten kaçarken orta saha çizgisi üzerinde elindeki bayrağı yere sererek kıldığı namaz ile ilgili anısını aktardı.

Kılıç, berabere biten bu maçtan sonra, ''Dini siyasete alet edeni gördüm, ekonomiye alet edeni gördüm, ama dini spora alet edeni ilk kez bu stadyumda gördüm'' diyen Beşiktaşlıya Trabzonsporlu bir taraftarın, ''Ula ne oldi sanki? Adam tribünde yer bulamadi, indi nemazuni kılmak için sahaya. Ha şindi bunun nesi yanlış'' şeklinde ilginç bir yanıt verdiğini anlattı.

-''AMANİN LAZLAR GELİYE, GAÇAMIN GARİ''-

Kitapta, Boluspor-Trabzonspor karşılaşmasını izlemeye giden bir Trabzonspor taraftarının tanık olduğu komik bir olay da yer alıyor.

Trabzonsporlu taraftar, maçın başlamasına 5 dakika kala kamyonlarla Trabzonsporlu seyircilerin geldiğini gören Bolulu bir yaşlının, ''Amanin lazlar geliye, gaçamın gari'' dediğini aktardı.

Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı Seyfullah Hacımüftüoğlu da Avni Aker stadının hemen yakınındaki bir camide görevli müezzinin, Trabzonspor-Fenerbahçe maçını izlerken ezanı yarıda kesmesini şöyle anlattı:

''Müezzin tam 'Hayyales salah' demişti ki Fenerin ağlarına topu taktık. Tüm stat sevinçten yıkılıyordu. Ama o da ne? Gürül gürül okunan ezan susmuştu. Sonra işin rengi belli oldu. Müezzin de bir yandan ezan okuyor, bir yandan maçı izliyordu. Fener'e gol atınca dayanamamış o da sevinmişti. Hakem topu orta sahaya dikip santra vuruşu yaptıktan sonra müezzin kaldığı yerden 'Hayyalel felah' diyerek devam etti."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*