Çanakkale havadan da geçilememiş

  • Giriş : 18.03.2006 / 00:00:00

Çanakkale Zaferi üzerine kim bilir kaç efsane dinledik. Denizde Nusret Mayın Gemisi, karada ise Seyyit Onbaşı’nın destanlaşan anılarıyla büyüdük.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Yüz binlerce şehit verdiğimiz, sayısız kahraman çıkardığımız ve binlerce kahramanlık yaşadığımız Çanakkale Savaşları’nın üzerinden 91 yıl geçtiğinde bir gerçek daha gün yüzüne çıktı: Çanakkale havadan da geçilemedi.

Çanakkale Savaşları, Türk havacılık tarihi açısından önemli bir yere sahip. Çanakkale’de konuşlandırılan 1. Tayyare Bölüğü, yaptığı keşif uçuşlarıyla düşman donanmasının gücü, saldırı pozisyonu ve yeri konusunda bilgi toplamanın yanında, düşman uçaklarının Osmanlı ordusu hakkında bilgi edinmelerinin de önüne geçti. Türk havacılık tarihinde ilk kez havadaki bir Türk uçağı, düşman uçağını makineli tüfek atışıyla düşürmeyi bu savaşta başardı. 30 Kasım 1915’te Üsteğmen Ali Rıza Bey idaresinde havalanan Albatrus C I modeli uçakta Gözetleyici Teğmen İbrahim Orhan, bir Fransız tayyaresini makineli tüfek ateşi ile vurarak düşürdü. Başarısından sonra Almanya’ya pilotluk eğitimi için gönderilen Orhan, brövesini taktıktan sonra Filistin, Hicaz ve İzmir’deki 5. Tayyare Bölüğü’nde görevlendirildi. Temmuz 1918’de Sakız Adası üzerinde keşif uçuşu yaparken İngilizlerin uçaksavar ateşi ile vurularak şehit düştü.

Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Tarih Bölümü Havacılık Tarihi Öğretim Görevlisi Bülent Yılmazer, Zaman’a, Çanakkale Savaşları’nın bilinmeyen kahramanlarını anlattı. Savaş boyunca Osmanlı ordusunda 21 uçağın görev yaptığını aktaran Yılmazer, müttefik güçlerin 40 civarındaki tayyaresine karşı büyük bir mücadele verildiğini ifade etti. 1. Tayyare Bölüğü’nde 5’i pilot, 10’u rasıd (gözetleyici) toplam 15 Türk havacının bulunduğunun altını çizen Yılmazer, ilaveten 16’sı pilot, 7’si gözetleyici 23 Alman havacının da Çanakkale’de düşmana karşı savaştığını belirtti. Savaş boyunca sadece bir Türk uçağının uçamayacak şekilde yara aldığını kaydeden Yılmazer, buna rağmen uçağın inmeyi başardığını söyledi. Yılmazer, “10 aylık zaman zarfında 6’sı hava savaşı, 16’sı ise yerden açılan savunma ateşi sonucunda toplam 22 düşman uçağı düşürüldü. Bunun yanında karşı tarafça teyit edilmeyen; ancak Osmanlı ordusu tarafından vurularak düştüğü bilinen 9 düşman uçağı daha bulunuyor.” dedi.

18 Mart 1915’te Ege Denizi’ndeki adalardan hareket eden İtilaf devletleri donanması, Osmanlı ordusu havacılarının yaptıkları keşif uçuşları sonucu tespit edilerek gerekli tedbirler alındı. Keşif uçuşlarıyla düşmanın gücü hakkında bilgi edinen Osmanlı havacıları, düşman uçaklarının Türk mevzileri üzerinde keşif yapmalarını da önledi. Çanakkale Savaşları sırasında İngiliz ve Fransız hava birlikleri Farman, Breguet, Nieuport, Bristol, B.E., Osmanlı ordusu ise Almanlar tarafından verilen Albatrus, Rumpler, Fokker, LVG modeli uçaklar kullandı.

Yokluklar içinde onurlu bir mücadele

Yıl 1915, yer Birinci Tayyare Bölüğü Havaalanı, Çanakkale. Adları Mehmet, Mehmetçik. Elde yok avuçta yok. Ne düşmana atacak kurşun kalmış ne de giyecek potin. Elbiseler yırtık pırtık, yama dahi tutmuyor. Heybelerinde bir dilim kuru ekmek, içecek bir tas suları bile yok. Tek varlıkları canları. Onu da vatanı, namusu, dini için ‘ölmek var dönmek yok’ diyerek seve seve verdiler. Bu fotoğrafta hal diliyle, “Varlığımız Türk varlığına armağan olsun.” diyerek. 1915 yılına ait bu fotoğrafta görüldüğü gibi askerimiz perişan. Her şeye rağmen objektifin karşısında öylesine dik, öylesine mağrur durmuşlar ki, askerlikte ‘esas duruş’un ne olduğunu herkese göstermişler. Henüz yaşları 17’den küçük. Zaten posta olarak görevlendirilmelerinin sebebi de bu. Yaşlarına aldırmadan, vatanları uğruna ölmek için geldikleri Çanakkale’de, komutanları sırtlarına tüfek yerine çanta asmış. Onlar Çanakkale’nin ‘posta güvercinleri’ydi. Ne isimleri belli ne de savaştan sağ kurtuldukları. Onlardan geriye belki de Ordu fotoğrafçısına verdikleri sadece bu poz kaldı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious