Canaydın bırakacak iddiası

Canaydın bırakacak iddiası .13026
  • Giriş : 18.09.2007 / 13:28:00

Galatasaray Başkanı Özhan Canaydın'ın, hastalığı ortaya çıkınca ciddi kararlar almaya başladığı ileri sürüldü.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


İşte Bahri Havadır'ın 'Canaydın bırakacak' başlıklı yazısı:

Başkan Özhan Canaydın"ın pankreasında kitle saptanması ve ameliyat olabileceğinin ortaya çıkması gündemde şimdi.

Gönülden “geçmiş olsun” deyip de üzülenler çok tabii.

Ama konuşan da var ileri-geri!

İnsanların ağzı torba değil ki büzesin!

İddialara bakın hele:

- Yahu, Başkan Ribery kaçtığında da hastaneye yatmamış mıydı?

- Seyrantepe"nin ilk iptalinde de “sözüm ona” tedavi görmüş, yanına da ziyaretçi alınmamıştı!

- Seyrantepe yine bitmiyor ya, hastane zamanı geldi!

- Bu da numara olabilir mi?

Ne kadar ayıp değil mi? Bu düşünceler insanlığa sığabilir mi?

Zaten hastalığı üzerine “dedikodu yapanları da” esefle kınadı Özhan abi.

Gerçek şu ki; başkan hasta. “Sapasağlam ayaktayım” dese de ameliyat durumu var.

Neyse ki hastalık daha başlangıç safhasında. Bu bir teselli.

Hastalık ortaya çıkınca ciddi kararlar almaya başladı başkan.

Bir kere Kulüpler Birliği"nde “asla bir daha başkan” olmayacak.

Daha düne kadar; çok yakın dostlarına Galatasaray kongresinden iki yıl daha görev isteyeceğini, “Seyrantepe"nin bitişini göreceğini” söylüyordu ama artık vazgeçti.

Eşi Asuman Hanım"la da yaptığı uzun konuşmalardan sonra 2008 Galatasaray kongresinde aday olmamaya karar verdi.

Hatta diyor ki; “Seyratepe"nin temelini attıktan sonra bayrağı devredeyim.”

Hayat böyle işte...

Uzun süreli plan yapsan da uygulamana izin vermiyor bazen. Yol haritası değişiyor insanın.

Ömrünü Galatasaray"a adadı o... Yerden yere vurduk kimi zaman. Acımasızca eleştirdiğimiz de oldu. Hep dimdik ayaktaydı, asla pes etmeyen yapısıyla karşımızdaydı ama...

Neyse...

Geçmiş olsun Özhan abi.

Emre, F.Bahçeli o yazarı açıklayacak
Emre Belözoğlu, Macaristan maçından sonra “Can dostum” dediği bir yakınının evinde kaldı...

O gece sabaha kadar konuştular. Dertleştiler, her şeyi enine boyuna tartıştılar.

Canı sıkkındı Emre"nin, zaten hiç uyumadı. O hareketi kime ve niçin yaptığını anlattı.

Sabah olunca da “Can dostu” Emre"yi İngiltere"ye uğurladı.

Emre"nin İngiltere"ye ayak bastığı andan itibaren moral bozukluğunu üzerinden attığını söylediler dostları.

O sırada bizde ise hâlâ Emre"nin kolu gündemdeydi. Herkes işin peşindeydi. Sadece spor basını değil; tüm basın! Hatta mazagin yazarı Cengiz Semercioğlu bile olaya balıklama atladı ve gerçeği (!) açıkladı. “Emre o hareketi Mehmet Demirkol"a yaptı” dedi çok şey biliyormuşcasına, ortalık iyice gerildi. Yazılar, restleşmeler, ilkeler falan filan.

Oysa o isim Mehmet Demirkol değildi ki.

Cengiz Semercioğlu da uzun atlamış veya atlatılmıştı...

Bu isim Malta maçından çok daha önce Emre için yazılar yazmaya başlayan Fenerbahçeli bir spor yazarıydı.

Emre o ismi tarif etmeye çalışırken “Onun bana kini Malta maçından çok önce Fenerbahçe"yle adım anıldığı dönemde başladı...

Bu hareketim Malta ya da Macaristan maçıyla ilgili değil” dedi...

Şöhret olmak veya dikkat çekmek niyetinde değilim.

Gizemli gizemli bir şeyler de söylemeyeceğim. O ismi biliyorum demekle yetineceğim sadece.

Kim mi?

Biraz daha sabır. Emre o ismi bir basın toplantısıyla açıklayacakmış; öyle söyledi.

Ne zaman mı?

Çok yakında.

MR"cı aday
Daha kongreye 6 ay var. Ama Taner Aşkın adaylığını şimdiden açıkladı. Hayırlı olsun. 12 Eylül"de yapılan Divan Kurulu toplantısında Lig TV muhabiri Can İpekçi uzatmış mikrofonu kendisine...

Bizim Can"ın soruları terletmiş epeyce... Projelerini anlatmış tek tek; bakın şöyle:

- 8 aydır gece gündüz demeden çalışıyorum ve mükemmel profesyonel bir ekiple bu kongreye hazırlanıyorum.

- Galatasaray"ın sorunlarını öylesine iyi biliyorum ki, kulübün MR"ını çektim. Yani hastanın iyileşmesi için bir operasyon lazım ve ekibimle birlikte bunun tedavisini biliyoruz.

- Türk medyasında 4.5 milyar dolarlık bir pazar payı var, bunun 1.5 milyon doları spora düşüyor. Ama Galatasaray bundan faydalanamıyor...

- Seyrantepe ciddi bir proje ama iki yıl önce bitmeliydi. Başlanan bu projeyi bitirmek bize nasip olacak.

- İyi yönetilmeyen bir kulübü bir makine dişlisi gibi tıkır tıkır işleyen bir yapıya kavuşturacağız.

- Genel kurul üyeleri ben ve ekibime teveccüh gösterirlerse biz topumuzla, tüfeğimizle, somut projelerimizle, mali kaynağımızla hazırız.

- Son beş yılın en kötü yönetilen Galatasaray"ı yeniden yapılandıracak tek kadro biziz... Hayırlısı olsun Taner Aşkın abi...

Umarım kongreye yakın bir zamanda düşüncelerinden vazgeçip başka başkan adaylarıyla aynı listede yer almazsın...

Kas mı, para mı?
Lincoln"le Barış bir antrenman sonrasında soyunma odasında karşılaşırlar...

Lincoln “Arnold Schwarzenegger misin mübarek” dercesine bakar Barış"a... Öyle bir vücut yani. Çarpsan betona çarpmış etkisi hissettirenden hem de. Sonra da der ki;

- Kardeş; bu ne vücut. Süper. Bir de bana bak!

Barış, verilen gazla güler kıs kıs; tam kolları iyice kabaracak ki... Lincoln devam eder:

- Kardeş, bende böyle kaslar yok ama var bankada 10 milyon Euro. Yaaa... Kısa bir suskunluktan sonra Barış basar kahkahayı. Lincoln, artık Florya"da çok konuşulan esprilerinden birini daha yapmıştır yine...

Bir...İki... Üç...Tıppp!
Hatırlar mısınız; biz çocukken çok konuşmamızı önlemek isteyen büyükler sözde oyun oynardı bizimle...

“Bir... İki... Üç... Tıppp!” dediklerinde susardık; ilk konuşan oyunu kaybetmiş olurdu.

Böylece gevezelik önlenirdi, büyüklerin de başı ağrımazdı!

4 Eylül"deki Galatasaray yönetim kurulu toplantısında konuşulanları öğrenince aklıma geldi bu.

Galatasaray takımında da yapmak lazım, “Bir... İki... Üç... Tıppp” olayını.

Neden mi? Anlatayım.

Fevzi Elmas neden gönderildi? “Çok konuşuyor” diye...

Necati Ateş neden gönderildi? “Çok konuşuyor” diye...

Peki şimdi sıra kimde? İşte bu konuşuldu yönetimde. Bakın şöyle:

- Efendim; bu Ümit Karan da çok konuşuyor, gönderelim!

- ???

- Hakan Şükür de yine çan çan konuşuyormuş sağda, solda. Onu da gönderelim!

- ???

- N"oluyor bu Hasan Şaş"a? Ağzına vurdu demek ki! Hep çene hep çene. Gönderelim!

Yönetim kurulu toplantısı bitmeseydi takımda adam kalmayacaktı!

Onun için Florya"da hemen başlamalı şu “Bir... İki... Üç... Tıppp” oyunu. Yoksa kalmayacak takım ortada!

Kaleci aranıyor
4 Eylül"deki yönetim kurulu toplantısında kaleci konusu da gündeme geldi.

Açıkça değil tabii, dolambaçlı yollardan yine. Kimse “Biz Aykut ve Orkun"a güvenmiyoruz” demiyor. Demiyor da, şöyle diyor:

“Bu çocuklar bu işin altından nasıl kalkacak? Yanlarına birini daha alalım.” Yanlarına değil tabii, önlerine alacaklar! Ahmet Dedehayır ortaya attı bunu, “İhtiyacımız var” diye bas bas bağırdı. Bağırdı da... Gündeme gelen isim Manisasporlu Ufuk"tu. Ufuk kim biliyor musunuz? Hani şu “Çok konuşuyor” diye gönderilen Fevzi Elmas var ya; onun yedeği idi...

Fevzi"ye çok şans verildi ya... Yazının sonunu siz bağlayın artık.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious