Canikli, yasayı böyle savundu

Canikli, yasayı böyle savundu.7302
  • Giriş : 21.05.2009 / 21:05:00

Türkiye ile Suriye sınırında mayın temizleme faaliyetleriyle,ihale işlemleri hakkındaki kanun tasarısının 3. maddesi meclisten geçti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, tasarıda Türkiye'nin güvenliğini ve topraklarını tehdit eden hiçbir düzenleme bulunmadığını vurgulayarak ''Hiç kimse buna müsaade etmez, kimsenin aklından da böyle bir şey geçmez'' dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, Suriye sınırındaki mayınlı arazilerin temizlenmesine ilişkin kanun tasarısının 4. maddesi üzerine AK Parti Grubu adına söz alan Canikli, yapılan konuşmaların ve eleştirilerin bir kısmının gerçeği yansıtmadığını söyledi.

Canikli, Türkiye ile Suriye sınırındaki 216 bin dönümlük mayınlı alanın, mayınlardan temizlenmesi için 1992'den beri bir takım çalışmalar yapıldığını, Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve devletin diğer değişik birimleri tarafından yapılan mayın temizleme işlerinden sonuç alınamadığını kaydetti.

Mayınların temizlenmesi için çok ciddi bir teknoloji birikimiyle, ciddi bir rakamın harcanması gerektiğini ifade eden Canikli, ''Devletin herhangi bir biriminin kendi araç, kendi ekipman, kendi insan gücü, kendi imkanıyla mayınların temizlenemeyeceği bugüne kadar yapılan çalışmalarla ortaya çıkmıştır. Temizlenir ama 50 yıla temizlenir. Uluslararası sözleşmelerde belirtilen tarihe kadar bu mayınların kendi imkanlarımızla temizlenmesi mümkün değil. Dolayısıyla mayınların temizlenmesi için dışarıdan hizmet alınması gerekir'' diye konuştu.

''Mayınların temizlenmesinden sonra çıkan alanın yabancılara verilmesi mi sorun?'' diye soran Canikli, şöyle devam etti:

''(Serv Antlaşmasıyla eş anlama gelir) gibi kabul edilmesi mümkün olmayan ve millete hakaret içeren ve bu çatı altında sarf edilmemesi gereken sözler sarf edildi. Sınırlarımız içerisindeki bütün alanların güvenlik açısından değeri birbirine eşit. Yani Muğla'daki bir alanla, Karadeniz'deki, Doğu'daki herhangi bir alan arasında, güvenlik açısından fark yoktur. Hepsi Türkiye Cumhuriyeti Devleti milleti ve onun Silahlı Kuvvetlerinin koruması ve güvencesi altındadır. Bu açıdan bakıldığında, şu anda tartıştığımız alan ile Ege Bölgesindeki, İç Anadolu Bölgesindeki herhangi bir fiziki alan arasında herhangi bir fark yoktur. Hepsi bu milletin teminatı altındadır, bu ülkenin siyasi egemenliğinin garantisi altındadır.''

'SİZİN BU MİLLETE GÜVENİNİZ YOK MU?'

Nurettin Canikli, 50-60 yıldan beri Türkiye cumhuriyeti vatandaşı olmayanlara gayrimenkul satışı yapıldığını, bu satışların 55, 56 ve 57. Hükümetler ve önceki dönemlerde kurulan hükümetler tarafından yapıldığını bildirdi.

Suriye sınırında mayınlardan temizlenecek alanların satılmayacağını, kiraya verileceğini anlatan Canikli, şunları kaydetti:

''Bizim yaptığımız kiralamadır. Yıllardan beri yabancılara gayrimenkul satışı yapılıyor. Bunlar arasında İsrailliler de vardır, Yahudiler de Amerikalılar da Fransızlar da vardır. Siz çıkıp buradan, bu hükümetleri, bu hükümetlerin yöneticilerini, başbakanlarını, bakanlarını, bu ülkenin topraklarını peşkeş çekmekle itham edebilir misiniz? O dönemde yabancılara mülk satışı yapan yöneticileri, başbakanları, bakanları böyle bir suçlamayla karşı karşıya bırakamıyorsanız, bu hükümete söyleyecek hiçbir şeyiniz yok. Bu kiralamadır. Olayı bu çerçevede değerlendirmek lazım.

Satılan veya kiraya verilen toprağın sınırda olması içeride olması hiç fark etmez. Bu bölgelerde 50 metre derinliğinde güvenlik şeridi oluşturulacak, Genelkurmay tarafından silahlı kuvvetlerimiz tarafından oluşturulacak. Bu yapıldıktan sonra da kiraya verilecek alan Türkiye Cumhuriyetinin siyasi egemenliği içerisinde olan alandır. (Kiraya alacak şirket, gelecek ve bir daha çıkmayacak) bu ne biçim mantıktır. Sizin bu millete güveniniz yok mu, sizin bu milletin silahlı kuvvetlerine inancınız yok mu? Biz inanıyoruz, milletimizin gücüne, devletimizin gücüne ve silahlı kuvvetlerimizin gücüne inanıyoruz. Hiç kimse şimdiye kadar olduğu gibi bugünden sonra da böyle bir gerekçeyle bir karış toprağımızı tehdit edemez. Buna ne millet imkan verir, ne Meclis imkan verir. Sadece siyasi rant elde etmek ve insanların kafasını karıştırmak amacıyla, burada çıkıp hamasi nutuklar atarak böyle bir konu yanlış bir şekilde aksettirilemez.''

AK Parti Grup Başkanvekili Canikli, ''Elbette bu topraklarımızın her karışı şehit kanıyla sulanmıştır. Bu şehitler hepimizin şehididir, bu kanlar milletin kanıdır. Bütün Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırları içerisindeki tüm alanlar, bu milletin teminatı altındadır, bu milletin güvenlik güçlerinin, silahlı kuvvetlerinin teminatı altındadır. Onun dışında hiç kimse, hiçbir güç onu ortadan kaldıramaz. Benim tavsiyem, bu millete inanın, güvenlik güçlerine inanın, bu milletin geçmişine inanın. Geçmiş hükümetler döneminde yabancılara mülk satışı yapılmıştır. Burada eleştirenler, kendi hükümetlerini, kendi başbakanlarını eleştirmeleri lazım. Tasarıda, Türkiye güvenliğini, Türkiye topraklarını tehdit eden hiçbir düzenleme yoktur, hiç kimse de buna müsaade etmez, kimsenin aklından da böyle bir şey geçmez.

CHP VE MHP'Lİ MİLLETVEKİLLERİ DIŞARI ÇIKTI

Canikli, AK Parti Grubu adına konuşmaya başlamadan önce CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol, AK Parti'li milletvekillerin Genel Kurul salonunda olmadığını belirterek, milletvekillerinin sadece oylamaya katıldıklarını, görüşmeleri takip etmediğini söyledi. Bunun üzerine, Genel Kurul salonunda bulunan CHP ve MHP'li milletvekilleri dışarı çıktı.

CHP ve MHP'li milletvekilleri, AK Parti'li Canikli'nin konuşmasının bitimi sırasında Genel Kurula girerek, görüşmelere katıldı.

3. MADDE KABUL EDİLDİ

Türkiye ile Suriye arasındaki kara sınırı boyunca yapılacak mayın temizleme faaliyetleriyle, ihale işlemleri hakkındaki kanun tasarısının 3. maddesi üzerinde verilen 7 önerge kabul edilmedi. 6 maddelik tasarının 3. maddesi 192 oyla kabul edildi.

Kabul edilen maddeye göre, Maliye Bakanlığınca yapılacak kullanım karşılığı temizleme ihalesinde, mayın temizleme süresi, taşınmazların yükleniciye tesliminden itibaren 5 yılı, taşınmazların temizleme karşılığı tarımsal faaliyetlerde kullandırılması süresi ise kabul işlemlerinin yapılmasından itibaren 44 yılı geçemeyecek.

TBMM Genel Kurulunda, tasarının 4. maddesinin görüşmelerine devam ediliyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*