Çankaya 70 milyonun hakkı

  • Giriş : 14.04.2007 / 00:00:00

Baykal: Erdoğan Çankaya ısrarından vazgeçmeli

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Cumhurbaşkanı’nı Meclis’in seçeceğini ancak bunun bir "yanlış Cumhurbaşkanı" olmaması gerektiğini belirten Baykal, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Çankaya ısrarından vazgeçmesinin doğru olacağını söyledi.

"Çankaya’da 70 milyonun hakkı var" diyen Baykal’a soru ve yanıtlar özetle şöyle:

İsim vermek zorunda değilsiniz, ancak AKP’nin anketinde yer alan 6 kişiden biri olabilir mi?

Başbakan, kendisi dışında bir cumhurbaşkanı adayı arama çabasına girmiş değil. Bu noktada benim böyle bir uzlaşma zemini varmış gibi, aday önermem doğru değil. O nedenle prensip olarak bu konuya girmek istemiyorum.

Ancak geçmişte Abdüllatif Şener’e "Hayır" demeyeceğiniz yönünde bir çıkışınız oldu...

Evet! Yani Başbakan ve Meclis Başkanı’nın aday olamayacağını, olmamaları gerektiğini söylediğimde, başka AKP’lileri de bu listeye dahil etmek isteyenler oldu. Bunun karşısında "Hayır! Onlar hakkında henüz böyle bir şey söylemedim. Bu ikisi olmaz" dedim. Onlarla ilgili bir düşünce beyan etmemiştim. Oradan kaynaklanan bir spekülasyon.

SANKİ BEN İSTİYORMUŞUM

Peki, Başbakan Çankaya’ya çıkarsa mı, çıkmazsa mı partinizin lehine olur?

Bu konuda benim elimde hiç bir güvenilir veri yok. Sadece çeşitli spekülasyonlar yapılıyor. Örneğin, benim kendisinin cumhurbaşkanı olmasını istediğim yönünde bir kanı var. Bu hiç doğru değil. Öte yandan şimdi de olmazsa güç kaybeder bu da CHP’nin işine gelir gibi bir yaklaşım gelişti. Şimdi o mu, doğru bu mu? Doğru olan, Tayyip Bey’in adaylığını anlamlı bir şekilde isteyen kimse çıkmadığıdır. Uzlaşma gerekliliğini kabul eden herkes Başbakan’ın Cumhurbaşkanı olmaması gerektiğini önermektedir. Başbakan toplumdan gereken desteği alamamış, bu konuda ne kurumlar ne de sivil toplum ciddi tavır takınmamıştır.

DOĞRUYU MİLLET SÖYLÜYOR

Seçen de Meclis olacak..

Elbette! Türkiye’de herkes Cumhurbaşkanı seçiminin Meclis’te yapılmasını istiyor ve Anayasa’ya uygun olarak yapılmasını istiyor. Ama herkesin böyle düşünüyor olması, yanlış bir Cumhurbaşkanı’nın seçilmesini onaylamak anlamına gelmez. Meclis seçecek; ama Meclis doğrusunu seçsin. Doğrusunun ne olduğunu millet söylüyor. Başbakan’ın Cumhurbaşkanlığı’nı çok istediğini biliyorum, ama ne kadar isterse istesin çok haklı gerekçelerle karşı çıkılan bir konuda inat içinde olması doğru değildir. Türkiye’de bir tane Cumhurbaşkanlığı var, 70 milyon da insan var. Cumhurbaşkanlığı’nda 70 milyonun da hakkı var.

DEMİREL İÇİN AKLA GELMEZDİ Kİ

Sizin 360 milletvekiliniz olsaydı mutabakat arar mıydınız?

Demirel için aranmadı, Özal için de aranmadı. Bunu Başbakan da söylüyor; "Neden mutabakat aranıyor" diyor. Kardeşim senin adaylığının Türkiye’nin mutabakatını sarsacağı görülüyor. Kimse, Demirel’in Türkiye’nin kurumsal mutabakatını sarsacağını düşünmedi. Dolayısıyla kimse de uzlaşma talep etmedi. Şimdi ilk kez Türkiye’nin kurumsal siyasal mutabakatının sarsılacağı düşünülüyor. Binler, on binler harekete geçti. Bunu görmesi lazım; "Benim hakkımdır" denilecek bir noktada değiliz. Hiç kimsenin siyasi kariyer bekleyişi, Türkiye’ye böyle bir hatayı taşıtma hakkı vermez.

OMURGALI DEĞİŞİMLER GEÇİRDİ

Tayyip Bey, Cumhurbaşkanı olunca değişmez mi?

Tayyip Bey, omurgalı siyaset yaptığını söylüyordu geçenlerde. Anlamakta güçlüğüm oldu. Tayyip Bey’in omurgalı siyaseti ne? Geçmişe baktığımız zaman çok ciddi değişimler geçirdiğini biliyoruz. Herkesin her yere aday olma hakkı var. Herkesin her yere gelmesinin aynı olumlu sonucu doğurması da mümkün değil. Bizim isteğimiz Türkiye’nin yanlışa sürüklenmemesi, Başbakan’ın cumhurbaşkanı olmaması.

Eşinin başörtüsü değil adayın başının içi önemli

Başbakan Erdoğan’ın cumhurbaşkanı adayı olmayacağını ileri sürüyorsunuz. Peki, eşi türbanlı herhangi biri cumhurbaşkanı olabilir mi?

Bizim için önemli olan, cumhurbaşkanının kafasının içinin açık olmasıdır. Buradaki temel ilke Cumhuriyete karşı takiye yapan birinin cumhurbaşkanı olmamasıdır. Cumhurbaşkanığı toplumu aldatma yeri değildir. Bunu güvence altına aldıktan sonra, onun dışındaki unsurlar o kadar da önemli değil. Bizim için önemli olan cumhurbaşkanlığı yapacak kişini anlayışıdır. Cumhuriyetçi, Türkiye’nin tarihsel gelişimini özümsemiş, bu konuda kesinlikle takiye yapmayan, yapmadığı konusunda bütün topluma güven veren biri cumhurbaşkanı olmalıdır. Doğru tanım da budur.

AKP’nin Meclis grubu içinden dediğiniz tanımlara uygun bir isim bulunabilir mi?

Ben bu açıdan AKP grubuna yönelik bir tarama yapmadım. Ben şu aşamada Başbakan’ın "Evet! Bu çerçevede bir aday aramasına girilebilir" noktasına gelmesini bekliyorum. Bu aşamaya gelindikten sonra inanıyorum bir çözüm bulunur. Fes giyen baş akıllanır. Başbakan bunu görmelidir.

Olay, Genelkurmay Başkanı olayı değil

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ın değerlendirmeleriyle ilgili ne diyorsunuz?

Olay Genelkurmay Başkanı olayı değil. Herkes gördüğü çerçevede doğru bir yönlendirme yapmaya çalışıyor. Genelkurmay Başkanı da bunu yapmaya çalışıyor. Onu yapabilir, yapamaz, iyi yapar, kötü yapar. O başka. Yani burada herkesin çok açık, net gördüğü Türkiye’nin sadece kişilerin değil, kurumsal çerçeve içinde, toplumsal olarak yapılmış tespitleri olduğudur. Bu tespitlerin değerlendirilmesi gerekir. Üstelik ben bunların hiç birine de güvenmeden "Yapma" demiştim ve hálá diyorum; "Aday olma" diyorum. Çünkü, bulunduğumuz noktada gerçek, Türkiye’nin tarihi, geleneksel, Cumhuriyet kültürünü yansıtan bir cumhurbaşkanına ihtiyaç olduğudur. Doğru tanım da budur. Büyükanıt da bunu söylüyor.

Teras sohbeti

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, öğle yemeğinde Hürriyet Ankara’nın konuğu oldu. Yemekten sonra da Hürriyet’in kahvesini içti ve terasta soruları yanıtladı. Soldan sağa; Hürriyet Ankara Temsilci Yardımcısı Faruk Bildirici, Yazar Bekir Coşkun, Hürriyet Ankara Temsilcisi Yardımcısı Şükrü Küçükşahin, Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök, Yazar Emin Çölaşan, Hürriyet Ankara Temsilcisi Enis Berberoğlu ve CHP Muhabiri Okan Konuralp.

Erdoğan olursa Türkiye’nin rota kırmaması için çalışırız

CHP muhalefette kalmayı tercih ediyor, iddiaları var..

Efendim, olur mu öyle şey. Tüm örgütümüz çalışmalarını büyük bir hız ve kararlılıkla sürdürüyor. Türkiye’ye yayıldık. Hadi şöyle söyleyelim. Hatta Emin Çölaşan sormuş olsun "İktidara gelmek istemiyor musunuz?" Ben de "Millet oy verdi de biz mi almadık" diye cevap vereyim. Bir hatamız varsa da söyleyin düzeltelim. Hiç merak edilmesin geçmiş dönemde aldıklarımızdan daha fazlasını alacağız. Tüm Türkiye’de, Güneydoğu da dahil daha fazla oy alacağız.

Eğer Erdoğan, Cumhurbaşkanı olursa ne yapacaksınız?

Her şeye rağmen Cumhurbaşkanı olursa görevimiz Türkiye’nin rota kırılmasına maruz kalmaması için elimizden geleni yapmaktır. Türkiye’yi rotasında tutmak için daha da zorlaşan bir ortamda mücadelemizi sürdüreceğiz.

Seçimler için görüştük genç aday fazla olacak

Seçimlere yönelik çalışmalarınız sürüyor mu?

Çok ciddi bir seçim anlaşmamız olacak. Cumhurbaşkanlığı seçimi sonrası çalışmalarımızı tamamlayacağız. Hazırlığımızı yapıyoruz. Cumhurbaşkanlığı seçiminin tamamlanmasını bekliyoruz. Onun ardından netleştireceğiz... Yiğit Şardan (Reklamcı) ile görüştük. Kadın ve genç aday fazla olacak. Oyumuz geçen seçimden daha yüksek olacak.

3 MİLYON DOLAR

Kanaltürk’e 3 milyon dolar verdiniz mi?

Ortaya atılan iddialar hukuk sistemimize aykırı değildir, bizi rahatsız eden de hiçbir şey yoktur. Maliye savcılığa başvurmuş ve savcılık bunun takip edilecek bir yanı olmadığını söylemiştir. Olan, bizim seçime giden süreç içinde bir kurumla prodüksiyon reklam ihtiyaçlarımıza cevap verecek şekilde bir sözleşme imzalamış olmamızdır. Önümüzdeki dönemde Kanal D ile de ATV ile de yapacağız.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious