Çay üreticisi; 2006 yılı fiyatı emeğimizi karşılasın

  • Giriş : 31.03.2006 / 00:00:00

2006 yılı yaş çay sezonun yaklaşması ile birlikte çay sektöründe hareketlilik başladı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Yaş çaya 1 YTL verilse ancak emeklerinin karşılanabileceğini ifade eden üreticiler, "O kadarının verilmeyeceğini biliyoruz fakat en azından 75- 80 YKR olmalı. Çay parasının bizi tatmin etmesini istiyoruz." dedi.
Doğu Karadeniz Bölgesi'nde 767 bin dekar sahada geçimini çay tarımı ile sağlayan 202 bin üretici bugünlerde hummalı bir çalışmanın içerisinde. Bahar mevsimi ile birilikte çay bahçelerinde budama ve gübreleme işlerine başlayan çay üreticileri, 2006 yılında yaş çaya verilecek fiyatın emeklerini karşılamasını istiyor. Hemşehrileri Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a seslenen çay üreticileri; "Rizeli bir başbakanımız var elinden geleni sonuna kadar yapmalıdır." diyor.

Geçtiğimiz yıl verilen 70 bin liralık destekleme priminin biran önce ödenmesini isteyen üreticiler; kotaların yükseltilmesini kontenjan uygulamasının ise kaldırılmasını talep ediyor.

Mukadder Kuk isimli bayan çay üreticisi, yaş çay üreticisinin emeğinin karşılığını alamadığından yakındı. Çay bahçesinde gübre atarken konuştuğumuz Kuk, "Gübreyi bugün güneşli havalarda veriyoruz ama hasat zamanı yağmur çamur demeden çok zor şartlar altında çalışıyoruz. Bizim bu emeğimizin karşılığını yeterince vermiyorlar. Biraz daha bizi düşünsünler. Biz hakkımızı istiyoruz." diye konuştu.

Yaş çay fiyatının 1 YTL olması gerektiğini fakat bunun verilmesinin de mümkün olmadığını kaydeden Kuk, bu yıl yaş çay fiyatının en az 75- 80 YKR olması gerektiğini söyledi. Çay alımlarında kontenjan uygulanmasına da karşı çıkan Kuk, "Çaya kota koyuyorlar bir de alım zamanı kontenjan uyguluyorlar. Bunun düzeltilmesini istiyoruz." dedi. Kuk, 2005 yılı yaş çay destekleme primi paralarının da biran önce ödenmesini istedi.

"Çay parasının bizi tatmin etmesini istiyoruz" diyen Memiş Papaker isimli üretici ise, "Beklentimiz bayağı yüksek ama geçen sene de çok bekledik fazla vermediler." dedi.

Emeklerini karşılamasa da bu yıl ki fiyatın en az 85- 90 YKR olması gerektiğini söyleyen Papaker, "Gübrenin fiyatı 550 YTL, çayın dönümünü 60- 100 YTL'ye buduyorlar. Çayı toplamak için bunların yapılması gerekiyor. Buz bunlara karşı bir fiyat verilmesini istiyoruz. En azından verilecek fiyatın bizi tatmin etmesini bekliyoruz." şeklinde konuştu.

Geçtiğimiz yıla ait 70 bin liralık destekleme pirimi ödenmediği için birçok üreticinin mağdur olduğunu dile getiren Papaker, sözlerini şöyle tamamladı; "Geçen yılki 70 bin lirayı dahi alamadık. Bu milletin bir çoğu işini gücünü o 70 bin liraya göre ayarladı. Bu para ödenmediği için çok arkadaşımız mağdur oldu. Bütün bunlar düşünülerek bir fiyat verilmesi lazım."

Ahmet Kuk isimli üretici de, çay fiyatı 1 YTL olmasının üreticinin emeğini ancak karşılayacağını belirtti. "1 YTL olması lazım diyoruz ama bunu vermeleri zor" diyen Kuk, "Çay fiyatı 1 YTL olsa ancak üreticinin emeğini kurtarır. Gübre fiyatları, işçi paraları ve diğer maliyetler ortada. Bu fiyatlar hakikaten çok düşük. 1 YTL olması lazım diyoruz ama bunu vermeleri zor. En az 75- 80 YKR olması lazım. Çok fazla isteyerek de olmayacak bir şeyi söylemek çok mantıklı olmaz." dedi.

Yaş çay fiyatının çok düşük olduğunu dile getiren Kuk, "Hükümetimiz tek başına iktidar olduğu için bu sene çaya iyi bir fiyat vermesi lazım. Vermesi de elindedir. Rizeli bir başbakanımızı var elinden geleni sonuna kadar yapmalıdır." diye konuştu. Kuk, çay üreticisine verilen destekleme priminin de yaş çay fiyatı ile birlikte verilmesini istediklerini sözlerine ekledi.

Rize Ziraat Odası Başkanı Nevzat Paliç de, 2006 yılı yaş çay fiyatının en az destekleme primi ile birlikte 85 YKR olması gerektiğini söyledi. Çay üreticisinin 30 yıldır mağdur olduğunu ifade eden Paliç, "Bu fiyat yeterli olmasa da 2006 yaş çay fiyatının 75 YKR, destekleme priminin de 10 YKR olması gerektiği düşünüyoruz." dedi.

Çaya Türkiye tarımına verilen artış oranının daha fazlasının verilmesi gerektiğini savunan Paliç, "Çay üreticisi 30 yıldır mağdur edilmiştir. Onun için bu mağduriyetin giderilmesini istiyoruz. Hükümetimiz enflasyon farkına göre geçen yıl 3 puan daha fazla verdik diyebilir. Fakat bu 3 puanlık farklar bize yeterli olmuyor. Daha fazla olması lazım. Çünkü çay üreticisi 30 yıldır mağdur edilmiştir. Bu 3 puanlık farklarla açık kapanmıyor. Birden de kapanmasının mümkün olmadığını kabul ediyoruz. Fakat, bu yıl çaya Türkiye tarımına verilen oranın daha fazlasının verilmesini bekliyoruz." diye konuştu. Paliç, talep ettikleri fiyatın aslında çay müstahsilinin emeğinin karşılığı olmadığını dile getirdi.

2005 yılında yaş çaya 515 bin lira taban fiyat ve 70 bin lira da kilo başına destekleme primi olarak verilmişti. Destekleme primi ile birlikte fiyat 585 bin liraydı.

Doğu Karadeniz Bölgesi'nde 767 bin dekar çaylık sahada 202 bin üretici çay tarımı ile uğraşıyor. Çaylık alanların yüzde 65'i Rize, 21'i Trabzon, 11'i Artvin, 3'ü ise Giresun ve Ordu illerinde bulunuyor.

Çay tarımının yoğun olarak yapıldığı Doğu Karadeniz Bölgesi'nin doğuda Sarp Sınır Kapısı'ndan başlayarak, batıda Ordu'nun Fatsa ilçesine kadar olan alan içinde Artvin, Rize, Trabzon, Giresun ve Ordu illerini kapsayan 415 kilometre uzunluktaki kıyı şeridinde ve 30 kilometreye kadar giren iç bölgelerde istihdam sağlayan en önemli tarımsal faaliyet olarak biliniyor. Çay sanayinde ise; kamu ve özel sektör dahil yaş çay kampanyası boyunca (Mayıs- Ekim ayı) yaklaşık 20- 25 bin civarında işçi çay sektöründe istihdam ediliyor

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious