Cehennemden çıkan çılgın Türk!

Cehennemden çıkan çılgın Türk!.12450
  • Giriş : 16.02.2008 / 12:08:00
  • Güncelleme : 16.02.2008 / 12:13:44

Küfür dolu sözleriyle bilinen rap müzik günümüze bakın nasıl geldi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


ERHAN ÖZGENÇ - Küfürlü ve isyan dolu sözleri ile bilinen ve ülkemize 1992 yılında ithal edilen rap müziği, bu gün rock müziğe alternatif olmayı başardı.

 

Rap müziğinin tohumları ilk kez 1970 yılında Amerika’nın gettolarında atıldı. Hip hop kültürünü oluşturan 4 elementten yalnızca biri olan rap, temelde müziğin ritmine uyumlu olarak kafiyeli sözler söylemek anlamına gelir. Hip hop kültürünün diğer elementleri DJ’lik, break dance ve grafitidir. Rap müziği, gerek şarkı sözleri gerek tarzı ile hip hop kültürünü birebir yansıtır. Rap’in açılımının Rhytm and Poem (Ritim ve şiir) ya da Rytmic American Poerty (Ritmik Amerikan Şiiri) olduğu düşünülse de aslında rap’in bilinen bir açılımı yoktur. Rap müzisyenleri genel olarak aynı tip giyinir ve şarkı söylerken aynı hareketleri yapar. Bedene tam oturmayan XXL beden sweetshirtler, bol pantolonlar, çeşitli gümüş takılar, yan veya ters takılmış şapka, adidas marka spor ayakkabı, bilek bantları, bandanalar rap müzisyenlerinin olmazsa olmazlarıdır. Rap müziği Amerika’da doğup dünyanın dört bir yanına yayılırken aynı zamanda hip hop kültürünü de beraberinde gittiği ülkelere götürmüş ve bu şekilde ister istemez rap’in popüler olduğu ülkelere yeni bir kültür empozesi söz konusu olmuştur.

 

           

 

Bu dilden firar eden her söz, yaydan çıkmış ok gibi

 

Türkiye rap müzikle ilk kez 1992 yılında Alper Aga’nın kurduğu Karakan adlı grup sayesinde tanıştı. Alman kökenli Türk vatandaşı Alper Aga’ya daha sonraki yıllarda Kabus Kerim ve Big Porno Ahmet katılarak Cartel grubunu oluşturdular. 3 rap grubunun birleşmesi ile kurulan Cartel, (Karakan, Cinai Şebeke, Erci E) aynı adlı ilk albümleri ile Türkiye ve Avrupa’da yaşayan Türkleri etkilediler (Cartel ilk albümünü çıkardığı sırada Ceza amatör olarak rap’le ilgileniyordu). Grubun albümü önce Avrupa’da yayınlandı ve dikkatleri üzerine çekti. Ardından dünyanın dört bir yanında yayın yapan müzik kanalı MTV’de röportajlarının çıkması ile Türklerin sesini dünyaya duyuran Cartel’in aynı isimli albümü 750 bine yakın sattı. Cartel isimli şarkılarında ‘Karakan, Erci E ve Cinai Şebeke buluşup dolaşırız biz her gece, çünkü Cartel uyumaz hiç kimseden korkmaz, kan kardeşler hiçbir zaman ayrılmaz’ deseler de 2 yıl sonra grup üyeleri dağılarak solo albüm çalışmaları yaptılar. Erci E ve Karakan’ın solo albüm çalışmaları beklenen başarıyı yakalayamayınca Türk rap piyasasından çekildiler. Rap müzik Türkiye’de Cartel’den sonra Ceza ve Sagopa Kajmer ile popülaritesini zamanla artırdı.

 

Yükselen ben değilim, bak alçalan duvarlar

 

Dünyanın birçok ülkesinde çok popüler olmasına rağmen ülkemizde pek tanınmayan rap müziğini, Türklerin sevmesi elbette kolay olmadı. 1995 yılında Cartel piyasaya harika bir giriş yaptı ancak grubun dağılması sonucu birkaç yıl rap piyasasında sessizlik yaşandı. Önceleri toplumun küçük bir kesimini etkileyen rap müziği, 2000’li yıllarda Ceza, Sagopa Kajmer ve Mode XL gibi rap’çiler (rapper) ile kitleleri peşinden sürüklemeye başladı. Müziğin geri planda, sözlerin ise fazla olması ve bazen anlaşılmayacak kadar hızlı söylenmesi, zamanın müzik eleştirmenleri tarafından çok eleştirildi. Yıllarca pop ve halk müziğinin ezgilerini taşıyan eserleri dinleyen Türk insanı, daha rock müziği yeni benimsemişken rap müzikle tanıştı. Diğer müzik türlerinin tersine aşk, özlem, ayrılık gibi duygusal konuları işlemeyen, çoğunlukla isyan, şiddet gibi konuları işleyen rap müziği, zamanla Türkiye’de de benimsendi. 1992’de Karakan ile başlayan macera 1995’te Cartel ile ilk kez sesini tam anlamıyla duyurdu. 1997 yılında Erci E ve Karakan solo albümlerini çıkardılar. 2000’li yıllara yaklaşırken Ceza (eski lakabı Fatal Rhymer) ve Dj. Fuchs Nefret adlı grubu kurarak ilk albüm çalışmalarına başladılar. 2003 yılında Ceza, Rapstar albümü ile büyük beğeni topladı. Ardından 2006 yılında çıkardığı Yerli Plaka isimli albüm ile Türk rap piyasasında yerini sağlamlaştırdı. Türk rap müziğinin bir diğer önemli ismi Sagopa Kajmer ise 1998 yılında yeraltı rap dünyasında halen varlığını sürdüren Kuvvetmira’yı kurdu. 1 yıl sonra Silahsız Kuvvet sloganıyla Yeraltı Operasyonu isimli toplama bir albüm çıkardı. 2001 ve 2002 yıllarında art arda Sözlerim ve Silahım, İhtiyar Heyeti isimlerinde 2 albüm daha çıkaran Sagopa Kajmer, aynı zamanda Ceza’nın 2006 yılında çıkardığı Yerli Plaka albümünün yapımcılığını üstlendi.

 

Hiç bir ilaç huzur getirmez be kanka! yol yürürsen biter anla, kanım kağıda akar damla damla

 

‘Cartel bir numara cehennemden çıkan çılgın Türk

25 yaşında 100 binlik araba, nerden geldi bu para en iyisi sorma

Anlamazsan kafan almaz sorma, yaşadığım yeri tanımıyon sorma

Her gün savaş caddeler kan, kan bile kırmızı değil kara kan’

Bu sözler Cartel grubunun aynı adlı ilk albümlerindeki çıkış şarkılarının girişindeki sözler. Şarkının sadece ilk dizesi bile şarkının kalanı hakkında yeterli bilgiyi veriyor. Rap müziğinin 2000’li yıllara yaklaşırken popülaritesinin artması doğal olarak yeni şarkıcı adaylarının bu alana yönelmesine sebep oldu. Rap müziğin tutulması üzerine harekete geçen pop müzik sanatçıları, şarkılarında rap müzisyenleri ile düet yapmaya başladılar. Özellikle Sezen Aksu’nun Ceza ile düet yapması, müzik otoritelerinin gözünde rap’in saygınlığını son derece artırdı. Rap müziğin sevilmesinde etkin rol oynayan sanatçılardan Ceza, zaman zaman bazı pop’çularla polemiğe girerek magazin medyasında yer alsa da genellikle rap sanatçıları, albümlerini tanıtmak ve gündemde kalmak için, rock ve pop sanatçıları gibi danışıklı dövüş içerisine girerek magazin medyasına malzeme olmadılar. Yalnızca yaptıkları müzikle ve verdikleri konserlerle gündeme gelen rap sanatçıları birçok kesimin sempatisini bu şekilde kazandı. Rap’çilerin diğer sanatçılar gibi magazin habercilerine malzeme olmaması üzerine harekete geçen bazı rock’çılar, rap müzik hakkında ‘emeksiz ve saçma’ gibi açıklamalarda bulunsa da daha sonra kendileri için yazılan dizeleri dinleyip söylediklerine fazlasıyla pişman oldular.

 

   

 

Endüstriyel rap

 

Rap müziğin daha fazla kitleye hitap etmesi sonucu reklam firmaları da harekete geçtiler ve reklam filmleri için jingle’larda rap müziği kullandılar. Ceza ve Fuat’ın birlikte rol aldığı reklam filmi yayınlandığı dönemde oldukça ilgi gördü. Bunların dışında da grafiti, DJ’lik gibi hip hop kültürünün öğeleri birçok reklam filmine konu oldu. Öte yandan Cartel grubunun dağılmasının ardından plak şirketleri yeni rap müzisyenlerinin peşine düştüler. 90’larda inanılmaz bir çıkış yapan pop müziği sanatçılarına her geçen gün bir yenisinin eklenmesi 2000’lere gelindiğinde kalitenin düşmesine neden oldu. Alternatif müzik olarak rock’ın Türkiye macerası da aslında pop müzikle aynı dönemlere denk gelir. Ancak 90’ların ortalarına doğru Haluk Levent, Şebnem Ferah, Teoman, gibi isimler rock müziğin hak ettiği yere gelmesinde önemli rol oynadılar. Ardından rap müziğin piyasaya hızlı bir giriş yapması ile pastadan pay almak isteyen birçok plak şirketi, rap müzisyenlerine yöneldi. Plak şirketlerinin rap müziğe gereken önemi vermesi sonucu birçok genç rap’çi olma hayaliyle çalışmalara başladı. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de çok popüler olan şarkı yarışmaları yakında rap müzisyenlerine de kapılarını açabilir. Günümüzde Türkiye’de 50’den fazla rap grubu var ve hemen hepsinin hayali bir dönemin efsanesi Cartel’in yakaladığı başarıyı yakalamak.

 

ERHAN ÖZGENÇ - SELÇUK İLETİŞİM GAZETESİ

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious