Çelik: 'Bu seçim yatırımıdır'

Çelik: 'Bu seçim yatırımıdır' .11011
  • Giriş : 11.02.2009 / 17:00:00
  • Güncelleme : 11.02.2009 / 17:10:43

Çelik, ''Şimdi diyelim ki bir yardım dağıtıldı, seçime denk geldi. 'Bu seçim yatırımıdır' dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:



Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Türk Demokrasi Vakfınca Metropolitan Otel'de düzenlenen 1. Ulusal Katılımcı ve Girişimci Gençlik Zirvesi'nde ''Sivil Anayasa'' konulu konferans verdi.

Bakan Çelik, konuşmasının ardından gençlerin sorularını yanıtladı. Zirveye İskenderun'dan katılan Cihan Önal isimli gencin, ''1982 anayasasını yorumlarken tehdit altında seçimler yapıldığını söylediniz. Şu andaki seçimlerde de Tunceli'de beyaz eşya dağıtımı, kömür yardımları yapılıyor, insanların eline cep telefonları verilerek 'oyunu bize kullan' deniliyor. Sizce bu demokratik bir seçim mi?'' sorusunu, Çelik şöyle yanıtladı:

''İnsanların fakirliğinden, çaresizliğinden yararlanarak maddi menfaat karşılığında onların siyasi tercihlerini yönlendirmek kesinlikle ahlakla, izanla, akılla bağdaşır birşey değil.

Birşeyi birbirine karıştırmayalım. Biz iktidara geldiğimizden beri öğrencilere ücretsiz kitap veriyor muyuz? Sosyal devlet açısından bu doğru mu? Bu memleketin topraklarının altında milyarlarca ton kömür yatıyor. Türkiye Kömür İşletmeleri iflas etmiş durumdaydı. Ağrı'da eksi 35 derecede, Erzurum'da eksi 40 derecede, Kars'ta eksi 25 derecede fakir ve yoksul insanlar tir tir titrerken, siz bu ülkenin kaynağını çıkarıyorsunuz, bir taraftan Kömür İşletmesini faal hale getiriyorsunuz, bir taraftan orada çalışan binlerce insanın ekmek yemesini, çoluk çocuğuna nafaka sağlamasını temin ediyorsunuz, bir taraftan binlerce taşımacıya iş temin ediyorsunuz. Kendi ülkenizin insanının kıştan, soğuktan, kardan donmamasını, üşümemesini sağlıyorsunuz. Bu sosyal devlet değil midir?

Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Fonu'ndan insanlara gıda yardımları yapılacak. seçim endeksli değil, sürekli, 365 gün. 'Bunu vereceğinize onlara iş verin' diyorlar. 'İşsizlik parası' diye birşey duydunuz değil mi? Fransa'da, İsviçre'de, Norveç'te var. Zaten iş veremediğiniz için bu parayı veriyorsunuz. İşsizlik maaşı demek, iş bulamadığınız adamın aç kalmaması için temin ettiğiniz bir paradır.''

''Kendisine sosyal demokrat diyenlerin sosyal devletin ne olduğunu bilmediklerini'' savunan Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Sosyal devleti biz hayata geçirdik. Şimdi diyelim ki bir yardım dağıtıldı seçime denk geldi. 'Bu seçim yatırımıdır' şeklinde bunun propagandasını yapmak meseleyi saptırmaktır. İnsanlar hür iradesiyle seçer. Ama şunu karıştırmayın: Hükümetlerin görevi vatandaşın insanca yaşaması için ortam sağlamaktır. Biz köye yol yaptık, biz köye su getirdik, biz köye okul yaptık, sağlık ocağı yaptık... Telefon getirdiniz, vatandaşın tarım politikalarını desteklediniz. Bundan dolayı vatandaş memnuniyetini sandığa yansıtırsa bu söylediğimiz söylediğinizle benzeşmez. 'Tarımsal destek' adı altında tarım köylüsüne katrilyonlarca destek veriyorsunuz. Yonca ekiyor para veriyoruz, ineği doğum yapıyor ona da para veriyoruz. Niye? Eğer söyle yapmazsanız şehirli içecek süt bulamaz. Bu bir politikadır.''

-''AK PARTİ'YE OY VERİRSE EYVALLAH''-

''Yeşil kart'' uygulamasına da değinen Çelik, bu kart sahibi vatandaşlara ücretsiz sağlık hizmeti verildiğini, vatandaşın istediği eczaneden ilacını aldığını anlatarak, şöyle konuştu:

''(Siz bunu yapıyorsunuz, o da sizin partinize oy veriyor...) Bunu biz yaptık, bize vermesi lazım. Ve iyi de ediyoruz. Başkası yapsaydı onlara da verirdi. Neticede bu ülkenin kaynaklarını, bu ülkenin imkanlarını, bu ülkenin insanları için seferber etmek ve fakir fukara, aç, muhtaç olan insanların sosyal patlamalara da yol açmayacak şekilde rehabilite edilmeleri bir hükümetin görevidir. Onun için maalesef, bunu birileri, özellikle bazı medya grupları kendini bir siyasi parti yerine koydular. Kimin adına çalıştıkları da ortada. Bunlar yayınlıyorlar, vatandaşın gözünü boyuyorlar.

Ben Van milletvekiliyim. Van'ın nüfusu 1 milyon 4 bin kişi. Van'ın nüfusunun yüzde 55'i yeşil kartlı. Yeşil kartlı demek hiçbir sabit geliri olmayan insan demek. Siz Nişantaşı'nda, Bostancı'da, Çankaya'da oturursunuz, tuzunuz kuru olur ondan sonra ahkam kesersiniz. Oradaki insanın şartlarını ben yaşayarak gelmiş birisiyim. En sefil olanın şartlarını yaşayarak gelmiş birisiyim. Benim bütün ömrüm yatılı okullarda geçti. Ben yatılı okuldaki çocuklara günde verilen 1.5 lira iaşe bedelini 6 liraya çıkardım. O çocuğun annesi babası bundan dolayı memnun olur AK Parti'ye oy verirse eyvallah, başımız üstünde... Bir hükümetin, bir siyasi kadronun amacı zaten vatandaş memnuniyetini temin etmektir. Bir ilde oradaki fakir fukara insanlara, sefil, bir göz evde oturan, açlıkla sefaletle hastalıkla boğuşan insanlara, valilerimiz, kaymakamlarımız gidip görüyor TOKİ'den ev veriyor. Şu anda 100 lira aylıkla TOKİ insanları ev sahibi yapıyor. Peki bu sosyal devletin gereği değil midir? Onun için geçin bunları.''

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*