Cemil Çiçek, mecliste türban sorununu değerlendirdi

Cemil Çiçek, mecliste türban sorununu değerlendirdi.10525
  • Giriş : 01.02.2008 / 19:57:00

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek özgürlüğe karşı olanlara sert çıktı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Çiçek, en temel hak olan eğitim ve öğretim hakkı konusunda sorun olduğunu belirterek, ''Bu, birilerinin rejime sadakatinin sınanacağı bir konu değildir'' dedi.

AK Parti ve MHP'li milletvekillerince verilen ve başörtüsünün yüksek öğretimde serbest bırakılmasını içeren Anayasa Değişikliği teklifinin 1. maddesi görüşülürken konuşan Çiçek, Anayasanın ilk üç maddesinin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan ve bundan gurur duyanlar için ortak payda olduğunu söyledi.

Konunun, ''Birilerinin rejime sadakatini sınanacağı bir konu olmadığını'' belirten Çiçek, bir hukuk devletinde niyetler üzerinde değerlendirme yapılmasının doğru olmadığını, demokratik sistemde kimsenin kendi görüşünün doğruluğunu bir başkasına onaylatma mecburiyetinde olmadığını bildirdi.

Teklifin, Anayasanın 2. maddesiyle ilişkilendirilmek istendiğine işaret eden Çiçek, ''Hayır, bin defa hayır...Biz 10. ve 42. maddede değişiklik yapmaya çalışıyoruz. Konuya da temel hak ve özgürlükler açısından bakıyoruz. Bunun dışındaki düşünce, kabul ve dışarıdan yapılan beyanlar, yorumlar; teklifin altına imza koyanları bağlamaz. İkide bir onları buraya getirmenin anlamı yok'' dedi.

Ortada bir problem olduğunu, uygulamada ayrımcılık olduğu görüşüne sahip olduklarını anlatan Çiçek, en temel hak olan eğitim ve öğretim hakkıyla ilgili toplumda sorun olduğunu ve bunu çözmeye çalıştıklarını ifade etti. ''Bu toplumun ne sorunu varsa, bunun konuşulacağı yer burasıdır'' diyen Çiçek, bir toplumsal sorunu doğru bir zeminde konuştuklarını vurguladı.

''SİYASETÇİLERİN YAKASINA YAPIŞMIYORLAR MI?''

''Bu işe siyasetçiler niye giriyor'' eleştirisinde bulunulduğunu hatırlatan Çiçek, ''Bu sorunlar çözülmediğinde siyasetçilerin yakasına yapışmıyorlar mı? Herkes bizim yakamıza yapışıyor. Bu sorun niye siyasetçilerin konuştuğu bir sorun diyorlarsa, o zaman çözüm göstersinler'' dedi.

Toplumun gündeminde olan bir konunun tabii olarak siyasetçinin de gündeminde olacağına, bu sorunun 40 yıldan beri ülkenin gündeminde olduğunu, bunu gündeme getireni suçlamanın sorunu çözmeye katkı yapmayacağını belirten Çiçek, şöyle konuştu:

''Velevki bir kişi, velevki 10 bin kişi...Sayısı ne olursa olsun mağdur oluyorsa sıkıntı çekiyorsa, 'Filanca gündeme getirdi' deyip orada bırakamayız. Biz bu çatı altında çözemezsek, bir kısım insanın ekmeğine yağ süreriz. Bu sorunu çözmenin ülke, rejim, haksızlık ve hukuksuzluk açısından da faydası var. Nasıl çözeceğiz bunu? Sabahtan beri dinliyorum;diyelim ki teklif yanlış...Peki bu soruna başkalarının getirdiği çözüm ne? 'Bir siyasi projenin parçasıdır' deniliyor. Ama bunu konuşmadık kimse kalmamış. Geçmişte, cumhurbaşkanları, başbakanlar, siyasi liderler konuşmuş. Sanki bu işler AK Parti iktidarıyla başladı. 'Başbakan İspanya'da konuşunca başladı' deniyor. Başbakan mevcut olan bir konuyu konuştu.''

''BUNUN KANTARI VAR MI?''

Çiçek, ortada bir sorun olduğunu yineleyerek, çözülmediği sürece bunu iyi niyetle veya başka amaçlarla da konuşanların olacağını bildirdi.

Çiçek, ''Nasıl tartacağız; yolda yürüyen başı örtülü iki hanımefendi veya birinin başı örtülü diğerinin açık. Bunun bir kantarı var mı, rejime sadakat noktasında? Bunu nasıl yapacağız da bu toplumsal soruna ortalama bir çözüm bulacağız' diye konuştu.

Geçmişte bazı üniversitelerde farklı uygulamalar olduğuna işaret eden Çiçek, ''Bir öğrenci bakıyorsunuz 4., 6. sınıfa kadar gelmiş, peki ama rejim için tehlikeliyse niye o zamana kadar müsaade edildi?'' diye sordu.

Bazı kesimlerin türbanının siyasi simge olarak gördüğünü ve başörtüsü ''Anadoluda benim bacım, annem, teyzemin örtüsü'' dediğini anımsatan Çiçek, ''Çözüm buysa gelin bunu yazalım. Eğer bunda mutabakat varsa gelin onu yazalım. Bir ortalama yol bulalım. Sizin öneriniz varsa onu yazalım'' diye konuştu.

Düzenlemeyle ilgili olarak bazı kesimlerin ''İleride şöyle bir sorun oluşturur'' dediğini kaydeden Çiçek, şarta bağlı düzenlemenin işi zorlaştıracağını, ancak sorunun çözülmesi gerektiğini ifade etti. AİHM'e yapılan başvurulara işaret eden Çiçek, ''Keşke kendi vatandaşımız kendi hukuk düzenimiz içinde çare bulsak da AİHM'e hiç gitmese. Doğru olan budur'' dedi.

Sosyolog Nilüfer Göle'nin konuya yaklaşımı ve Tarhan Erdem tarafından yapılan kamuoyu yoklamasına da değinen Çiçek, toplumun yüzde 78'inin yasağın kalkmasından yana görüş bildirdiğini anlattı.

Tunceli Bağımsız Milletvekili Kamer Genç, ''O zaman referanduma götürün'' demesi üzerine Çiçek, temel hak ve özgürlüklerin referanduma sunulmasının sakıncalara yol açacağını belirterek, şunları kaydetti:

''Yaşama hakkını halka mı soracağız? Halka hesap vermeyen insanların bizim üzerimizde baskı kurmasına izin vermemeliyiz. Eğer kaygı, bunun yarın kötüye kullanılmasıysa, bunu yapan başına bela alır. İsteniyorsa ve var olanlar yeterli bulunmuyorsa, bunun hükmünü de koyalım yasaya. Ama ne olur bunun üzerinden siyaset yapmayalım. Vatandaşın bizden beklentisi sorunun çözülmesidir. Yoksa bu, bir bilek güreşi değildir. Ben kimseyle bilek güreşine girmem. Laik demokratik Cumhuriyet olmasa ben burada konuşamazdım. Buna karşı olan hiçbir şeyin de altına imza atmam.''

Teklifin görüşmeleri 1. madde üzerinden sürürken, saat 19.15'e kadar ara verildi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious