Cevabı Halk 12 Eylül'de Verecek
01.01.2011 / 00:00
Türkiye'de siyaset 'orta oyunu'na benzer şekilde yapıldı. Halk 'cambaza bak' nakaratıyla meşgul edilirken, sahnedekiler kuliste kesesini doldurdu.
Yıllarca sahnede kayıkçı kavgasıyla halkın dimağını iğfal edenler; koltuk değneği ve devlet bürokrasisinin icazetiyle siyaset sahnesinde ancak sessiz film çevirebildiler.
Çünkü yaptıkları siyaset ile ne Türk milletinin basiretine ne de ufkuna sahip ol(a)madıklarını her seferinde gösterdiler.
Anayasa değişiklik paketinin 12 Eylül'de halkoylamasıyla milletin gasp edilmiş haklarından bazıları, tekrar devletin anayasal güvencesiyle geri verilmesi taahhüt ediliyor.
Bireysel hak ve özgürlüklerin yeniden tanımlandığı bu ülkede hala halkın dimağına aykırı politika yapılıyor. Ve bu millet bunun fevkalade farkında.
Farkında olmayanlar ise 12 Eylül'de halkoylamasıyla değişiklik yapılması düşünülen Anayasa maddelerinin hükümet için yapıldığını, hatta Ak Parti'nin liderini Yüce Divan'da yargılanmasını engellemek için yapıldığını iddia ediyor.
Kısaca Ak Parti kendi Anayasa Mahkemesi'ni yapılandıracak demeye getiriyorlar.
Peki, bu ülkede 'Yüce Divan'da bugün 'hayır'cı cephede olan Mesut Yılmaz Ve MHP'nin eski Bakanı Koray Aydın yargılanmadı mı? Ve beraat etmediler mi?
Cevabın "evet" olduğu doğru olduğuna göre o zaman, bu "Anayasa Mahkemesi sizin mi" dememiz gerekiyor?
Ve bunu teyit eden diğer bir konuyu da buraya alalım.
Cumhurbaşkanı seçimlerinde hukuk garabeti sayılan 367 kararını, sonra 411 milletin temsilcilerinin desteği ile Anayasa'daki eğitim özgürlüğü için yapılan değişikliği Anayasa Mahkemesi'nin iptalini de eklersek; demek ki bu Anayasa Mahkemesi milletin değil bazı egemen zihniyetin isteğine göre hareket ediyor.
O zaman Türkiye'de adaletin tecellisi ve yargı reformunun gerçekleşmesi için; evrensel insani değerlerin yeniden Anayasamızda tanımlanması için, demokratik sosyal bir hukuk devleti için vakti gelmiş ve geçmekte olan bu değişikliğin ivedilikle yapılması gerekiyor.
Bunun için 12 Eylül'de 'Orta oyunu'na çevrilmiş siyaset anlayışının da yenilenmesi için 'evet' mührü halkın iradesinin yansıması olacaktır.
Başbakan Erdoğan'ın dediği gibi son tahlilde; 'Türkiye'nin tarihi bir halk oylamasıyla, geleceğe adım attığını, demokrasi, hukuk ve özgürlükler adına çok önemli bir kararın arifesinde bulunduğunu' tekrar etmekte fayda var.
Bu millet sandıkta şimdiye kadar hiç yanlış karar vermedi. Yarın da öyle olacak.
İlginç olan ise her seferinde; halkı 'cambaza bak' nakaratıyla idare etmeye çalışanlar kendilerini sandığın dibinde buldu.
Ama ne hikmetse kendinden menkul bu zihniyet hala aynı mantıkla onun karşısında siyaset yapmaya devam ediyor.
Çünkü siyaseti hizmet kapısından öte meslek edinenler bunu anlamakta her zaman zorlandılar.
Sanırım 12 Eylül'den sonra birileri siyaset sahnesinden tası-tarağı toplamak zorunda kalacak.
Benden yazması…


































