Çevre Bakanlığı'ndan 'Türkiye çevre durum raporu'

  • Giriş : 17.01.2008 / 11:11:00

Çevre ve Orman Bakanlığı, Akdeniz ve Ege sahillerinde bulunan otel ve tatil köylerinin, denizlerde canlı ekosistemin bozulması, kirlilik açısından kıyı kaynakları üzerinde önemli etkileri bulunduğu bildirildi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Bakanlık tarafından içerisinde sahil kesimlerine ilişkin ekosistem ve kirlilik bilgilerinin de yer aldığı, ''Türkiye Çevre Durum Raporu'' hazırlandı.

Raporda, Akdeniz'in kıyı yerleşimleri ve yoğun deniz trafiği nedeniyle kirlenmeye karşı oldukça duyarlı olduğu belirtildi.

''Ege Denizi'ne atık su boşaltımı 50 noktadan ve bazı evsel kanalizasyon atıklarının boşaltıldığı yerden olmaktadır'' denilen raporda, Fethiye-Çanakkale arasındaki kıyı kesiminde aralarında kültür balıkçılığının da bulunduğu birçok etkenin deniz ortamında ciddi ekolojik bozulmalara neden olduğu vurgulandı.

Kanalizasyondan çıkan atık suların belli bir derinlikten ve kıyıya uzaklıktan difüzör (madde yayıcı) aracılığıyla yapılan ''derin deniz deşarjı''na ilişkin bilgilerin de yer aldığı raporda, ''Son yıllarda kıyı atık su arıtma tesislerinin uygun bir deşarjla tamamlanabileceği olgusu kabul edilmiştir'' denildi.

Marmara bölgesinde 1 büyükşehir, 7 il, 15 ilçe, Akdeniz-Ege bölgesinde 3 büyükşehir, 7 il, 19 ilçe, Karadeniz bölgesinde ise 7 il ve 17 ilçenin derin deniz deşarjı yaptığı belirlendi.

-İSKENDERUN KÖRFEZİ-

Rapora göre, nehir girdisinin çok düşük olduğu körfezin iç sularına bırakılan evsel ve sanayi atıkları, deniz ekosistemi etkilediği kaydedildi.

Yumurtalık bölgesinde yapılan petrol depolama ve taşınması çalışmalarının petrol kirliliğine neden olduğu bölgede, karasal kaynaklı besin girdilerine bağlı olarak körfez suları ötrofikasyon (alg ve deniz bitkisi artışı) tehdidi altında bulunduğu belirtildi.

Raporda, ''Bölgede faaliyet gösteren veya gösterecek büyük kuruluşların neden olacağı çevresel sorunların çözümüne katkı sağlayacak ve acil durumlarda bilimsel danışmanlık yapacak yeterli bilimsel ve ve teknik bilgi birikimine sahip uzman gruplara gereksinim vardır'' tespitine yer verildi.

-İSKENDERUN KÖRFEZİ GİRİŞİ-TAŞUCU BURNU ARASI-

Kıyı, Ceyhan, Seyhan, Berdan ve Göksu nehirlerinin taşıdığı partikül ve çözünmüş kimyasal yüklerden birinci derecede etkilendiği ifade edildi.

Türkiye'nin, en geniş tarım alanının bulunduğu bu kuşakta, tarımsal faaliyetlerin neden olduğu organik-inorganik atıkların, seller ve nehirler yoluyla denize ulaştığı belirtildi.

Ayrıca, bölgedeki aşırı nüfus yoğunluğundan kaynaklanan atık sular ve yeterince arıtılamayan sanayi, şehir kanalizasyon atıklarının toplam yükleri de sığ sulara deşarj ediliyor. Raporda, bölge için uzun süreli entegre kıyı kullanım planlarının hazırlanması, bu kapsamda uygun deşarj alanlarının seçiminin öncelik arz ettiğine işaret edildi.

-TAŞUCU BURNU-ALANYA ARASI-

Taşucu Burnu-Alanya arasının genel arazi topoğrafyası ve ulaşım zorlukları nedeniyle sahil kuşağında turizm ve sanayi faaliyetleri ile nüfus yoğunluğunun oldukça düşük olduğu belirtilerek, bu özelliğiyle Doğu Akdeniz'in ''en az kirletilmiş kıyısı'' olan bölge, açık sularla doğrudan etkileşim içinde bulunduğuna işaret edildi. Ancak, Anamur bölgesindeki yoğun tarımsal faaliyetlerin, kıyı sularına özellikle yağışlı mevsimlerde sel ve dere sularıyla fazla miktarda organik madde (zirai ilaçlar, tarımsal gübreler) taşınmasına neden olduğu tahmin ediliyor.

-ALANYA-ANTALYA ARASI-

Turizm faaliyetlerinin, son yıllarda Kemer'e kadar uzanan ve Antalya Körfezi'ni de içine alan sahil kuşağında aşırı artması, kıyı sularına doğrudan deşarjlar, kirliliğin önemli nedenleri arasında yer alıyor.

Bölgenin kıyı suları, gerek tarımsal gerekse evsel nitelikli organik-inorganik kimyasalların ve hastalığa neden olan kirleticilerin etkisi altında bulunuyor. Raporda, özellikle, sonbahar aylarındaki yoğun yağmur dönemlerinde tarım alanlarından denize toksik özellikli kimyasalların ve besin elementlerinin taşınmasının kaçınılmaz olduğu ifade edildi.

Yerleşim alanlarından kaynaklanan evsel atıkların kıyı sularına doğru deşarj edildiği, Antalya'nın evsel atık suları körfezin batısındaki limana yakın bir noktadan derin deniz deşarjıyla denize verildiği kaydedildi.

-KEMER-FETHİYE ARASI-

Rapora göre, sahil kuşağındaki tüm yerleşimler, atık sularını yeterli ve yetersiz arıtma yoluyla denize verdiği, bunun da deniz deşarjı yapılan ortamlarda değişik oranlarda ekolojik bozulmalara neden oluyor. Raporda, ''Bu konuda gerekli izleme ve ölçümlerin hangi düzeyde yapıldığı konusunda bilgi eksikliği vardır. Mevcut durum tespitine yönelik bulguların varlığı bilinmemektedir'' denildi.

-FETHİYE-ÇANAKKALE ARASI-

Nehir girdileri, kültür balıkçılığı, çeşitli turizm aktiviteleri ve yoğun kentleşmenin neden olduğu, çevresel faktörlerden farklı oranlarda etkilenen deniz ortamında ciddi ekolojik bozulmalar gözlendiği vurgulandı.

Kamu kuruluşları arasındaki yetersiz bilgi akışı ve farklı çevresel yaklaşımlar, kıyısal alanların yavaş yavaş da olsa bozulmasına ve geri dönüşümü zor ekolojik değişimlere neden olduğuna işaret ediliyor. Raporda, ''bölgede, küçük ölçekli araştırmaların entegrasyonu yapılmadan makro ölçekli program ve planlamaların ortaya konulmasının gerçekçi olmayacağı'' vurgulandı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious