'Çevre Kanunu'ndaki cezalar yetersiz'

  • Giriş : 12.04.2006 / 00:00:00

Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe, mevcut 2872 sayılı devlet kanunundaki çevre cezaların yetersizliğinden dert yanarak, "Tuzla'daki araziye varilleri gömen şirkete 7 bin 500 YTL ceza verebiliyoruz.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Ben buna sadaka diyorum." dedi. Mevcut kanundaki yaptırımların yetersizliği nedeniyle Çevre Kanunu hazırladıklarını belirten bakan Pepe, yeni kanunun önümüzdeki hafta mecliste görüşüleceğini söyledi.
Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe, İstanbul Çevre ve Orman İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Katı Atık Yönetimi Şube Müdürlüğü ve İSTAÇ A.Ş. işbirliğiyle Grand Cevahir Hotel ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen "İstanbul Tıbbi Atık Sempozyumu''na katıldı.

Sempozyumda konuşan Bakan Osman Pepe, Türkiye'de tıbbi atıkların bir arıtmadan geçirilmeden evsel atıklarla aynı alana gömüldüğünü söyledi. Tıbbi atıkları yakma tesislerinin bulunduğunu belirten Bakan Pepe, bu tesislerin pahalı tesisler olmadığını, tesisi olan bazı belediyelerin de buraları çalıştırmadığını dile getirdi. Türkiye'de pek çok kurum ve kuruluştaki bazı uygulamaların teftişten kurtulmak için yapıldığının altını çizen Bakan Pape, "Sorun eğitimsizlik arkadaşlar. Bu duyarlı çevre denilen şey, Avrupa ve Amerika'da var da bizde niye yok? Niye gelişmemiş? Bakanlık bu konularla alakalı yönetmelik hazılıyor ve bunu gerekli mercilere intikal ettiriyor. Biz istediğimiz kadar yönetmelik çıkaralım. Bu yönetmeliği uygulayacak olan kimdir? Yerel yönetimlerdir, hastanelerdir, vali ve mülki amirlerdir." diyerek belediyelerin gerekli yükümlülükleri yerlerine getirmediğinden söz etti.

Türkiye'de organize sanayi bölgelerinde bile atık su arıtma tesisi bulunmadığını ifade eten Bakan Pepe, bu tesisleri iş adamlarının sanayi bölgesinden ortaklaşa yapabileceklerini belirtti. Ancak iş adamlarının buna bir türlü yanaşmadığını ifade eden Bakan Pepe, "Çok pahalı şeyler mi bunlar? Hayır değil. Ama oraya verilecek olan 50 bin doları vermekten endişe ediyorlar. Anayolun üzerine, yahut da bir nehrin yanıbaşına, turizm alanlarının yanıbaşına gidiyor çöpünü döküyor. Bunlar için trilyonlara ihtiyaç yok. Dış kaynağa ihtiyaç yok. Burada kafadaki aklın izan ve insafına ihtiyaç var. Bu memlekete bu insanların geleceğine saygıya ihtiyaç var. " şeklinde konuştu.

"FESTİVALLERE, ŞARKICIYA PARA VAR AMA..."

Belediyeleri de eleştiren Bakan Osman Pepe, belediyelerin yılda 10'dan fazla festival yapacağı yerde, bunların iki tanesi iptal ederek arıtma tesislerine kaynak ayırmasını istedi. Katı atık suyun, çöpün bakanlığın işi olmadığını belirten Bakan Pepe, "Ama belediye başkanı festival yapıyor. Bir şarkıcıya 50 bin dolar veriyor. Ona para var ama. Kardeşim bu festivallerden iki tanesini iptal et, şu işleri yap! Çöpler, katı atık suyla ilgili yaptırımlar yapmak, şu andaki duruma göre belediye yasasına girer. Bizim işimiz değil, belediyenin işleri." dedi. Belediyeler yer temini konusunda, projeler konusunda belediyelere destek olacaklarını ifade eden Pepe, tüm bunlara rağmen belediyelerin bu çalışmalara karşılık vermemesinden dert yandı.

Tuzla'da kimyasal varillerin araziye gömülmesini ''insanlık suçu'' olarak tanımlayan Bakan Pepe, olayın basına yansımasından sonra ''Eyvah, ne oldu deyip herkes saçını başını yoluyor." diye konuştu. Bakan Pepe, bu konuda herkesin duyarlı olmasını istedi. Bakan Pepe, Türkiye'de 750 bin ton tehlikeli atık bulunduğu belirterek, "Hadi bunun 30 bin tonunu arıtıyorsunuz. Gerisi nereye gidiyor? Ne oluyor 730 bin tona? Toprağa gömülüyor. Yeraltı suyunu çekiyorlar, o boşalttığı suyun yerine tehlikeli atık suları basıyorlar." dedi.

"KARADENİZE BIRAKILAN İTALYAN VARİLLER"

Konuşmasında 19 yıl önce Karadeniz kıyılarına bırakılan bir İtalyan firması menşeli varilleri de hatırlatan Bakan Pepe, göreve geldikten sonra bu konunun üzerine gittiğini, ancak bilinen bir sivil toplum kuruluşunun başkanını bunun rahatsız ettiğini anlattı. Bakan Pepe şöyle konuştu; "İtalyan varillerinin bir gece vakti Karadeniz'e bırakılmasının üzerinden 19 yıl geçti. Türkiye'ye karşı bir haksızlık içeresinde olunduğunu söylüyoruz. Bu konuda İtalya'nın bakanıyla Ankara'da ve İtalya'da birkaç kez daha görüştük. Tüm görüşmelerimizde gelip alacaklarını söylüyorlar. Hoşafı soğutmaya çalışıyorlar. Bakanın işi derdimizi çözmek değil, bizi uyutturmak. Ben bunun üzerine gidince Türkiye'deki çok önemli bir sivil toplum kuruluşunun başındaki vatandaş beni arayarak, '19 yıldır olan unutulmuş bir meselenin niye üzerine gidiyorsunuz' diyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious