CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'den AKP'ye sert sözler!

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'den AKP'ye sert sözler!.10050
  • Giriş : 25.06.2007 / 23:50:00

Baykal, ''Kimsenin; kriz şantajı, tehdidi yapmasına, ne milletimiz izin verecektir, ne de biz izin vereceğiz'' dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Talya Convention Center'da düzenlenen toplantıda, milletvekili adayları ile partisine katılanları tanıtan Baykal'ın konuşması, ''Burası Akdeniz, Başbakan Deniz'' sloganlarıyla zaman zaman bölündü.

Cumhurbaşkanlığı seçimine değinen Baykal, Cumhurbaşkanlığı seçimi konusuna büyük bir iyi niyetle yaklaştıklarını ve bir AK Partilinin Cumhurbaşkanı seçilmesinin de mümkün olduğunu söylediğini ifade etti.

Cumhurbaşkanlığı seçimi sırasında, sadece Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın seçilmesini istemediği yönünde görüş bildirdiğini belirten Baykal, gazetecilerle yapılan bir oturum sırasında kendisine Abdüllatif Şener'in sorulduğunu, bu konuda da bir yorumunun olmadığını söyledi. Şener'i sadece ''olmaz diye saydıklarının arasında telaffuz etmediğini'' vurgulayan Baykal, şunları söyledi:

''Anlıyorum ki şimdi Başbakan, Cumhurbaşkanı seçimindeki başarısızlığına kulp ararken, (Deniz Baykal Şener'i ima etti, ondan dolayı seçemedik. İma etmemiş olsaydı seçerdik) demeye getiriyor. Bu Türkiye'yi yönetenlerin nasıl ciddiyetten, sorumluluktan uzak, görevlerini kavrayamamış bir anlayışta olduğunu gösteriyor. Biz insanlara hiçbir zaman peşin fikirle yaklaşmadık. O süreç içinde de aynı şeyi yaptık. İyi niyetle Türkiye'nin sorunlarının çözülmesine destek verdik. Bundan sonra da aynı anlayış içinde olacağımızdan hiç şüphe yoktur. Türkiye'de demokrasi işleyecektir. seçim parlamentomuzun yapısını ortaya koyacaktır. O yapının içinde mutlaka uzlaşmayla anayasamızın öngördüğü cumhurbaşkanını seçeceğiz. Kimsenin; kriz şantajı, tehdidi yapmasına ne milletimiz izin verecektir, ne de biz izin vereceğiz.''

''CUMHURBAŞKANLIĞI SENDROMU''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı seçiminden sona ''bir türlü toparlanamadığını'' öne süren Baykal, ''Başbakan Erdoğan, cumhurbaşkanlığı sendromu diyorum, ayaküstü teşhis koymam gerekirse, öyle bir sendrom yaşıyor. Bir türlü kendisini bundan sıyıramadı. Bırak artık, orada yanlış yaptın, yüzüne gözüne bulaştırdın. O kaza yaptığı yere dönüp gelirmiş ya insanlar, onun gibi vaziyeti var Başbakan'da'' dedi.

Baykal, AK Parti'nin 364 milletvekili ile ''cumhurbaşkanı seçmeyi başaramadığı'' görüşünü belirterek, ''Sen bu işi yapamadın, yüzüne gözüne bulaştırdın. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin altında kaldın. İktidar ağlama yeri değildir. Bu başarısızlıktır ama hazmedemedi. Başbakan tuttu (Ben de Anayasa'nın seçim maddelerini değiştiririm) dedi. Bu ciddi bir iş, yol var, yöntemi var. Çalışacaksın tartıştıracaksın, (Hayır hemen yapacağım) dedi'' şeklinde konuştu.

Meclis'ten çıkarılan taslağın da ''derme çatma'' olduğunu savunan Baykal, bazı AK Partililerin dahi taslağın Anayasa'ya aykırı olduğunu söylediklerini ifade etti.

DOKUNULMAZLIKLAR

Deniz Baykal, CHP'nin 15 yıldır milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılmasını konuştuğunu belirterek, Avrupa'da Türkiye'deki gibi bir dokunulmazlığın kalmadığını söyledi.

''Dünyanın en geniş, en kapsamlı, dokunulmazlık zırhı milletvekiline geçirilmiş durumda'' diyen Baykal, demokrasiden konuşan kişilerin öncelikle kendi imtiyazından vazgeçme cesaretini göstermelerine ihtiyaç olduğuna dikkat çekti. Baykal, dokunulmazlıkların etkisiyle Türkiye'nin bir yolsuzluklar ülkesi haline dönüşmeye başladığını savunarak, şöyle devam etti:

''Her ihalede kuşku var. Yerel yönetimlerin attığı her adımda kuşku var. Merkezi idarenin attığı her adımda kuşku var. Artık ayyuka çıktı, bütün millet biliyor. Bu böyle gidemez, bunu değiştirmek lazım. Bunu değiştirmenin ne gerektirdiği ortada. Türkiye'de yolsuzlukların nasıl bir sac ayağına dayandığı ortada. Bu sac ayağının bir ayağında haramzade bir iş adamı var. Öbür tarafta bir gözü dönmüş, çıkarcı bürokrat var, bir başka yerde de namussuz siyasetçi var. Hepsi bir araya geliyor, birbirlerine kol kanat geriyorlar ve çark dönüyor. Bunu kırmak lazım. Bunu kırmak için yapılması gereken şey de o sac ayağının kilit noktasındaki siyasetçiyi dokunulmazlığından çıkarmak, normal vatandaş konumuna getirmek. Savcıya, hakime hesap verebilir hale getirmek lazım. Bunu yapacağız.''

Baykal, bugün TBMM'de bulunan 550 milletvekilinden 200'ü hakkında yolsuzluk dosyası olduğunu, ancak bu dosyalarla ilgili hiçbir şey yapılamadığını kaydetti.

ÖTV'NİN KALDIRILMASI

Deniz Baykal, seçime girerken çiftçiye sahip çıkmak istediklerini, bu amaçla çiftçinin girdi maliyetlerini düşürmeyi hedeflediklerini de ifade etti. Bu amaçla ilk olarak mazottaki ÖTV'yi kaldıracaklarını dile getiren Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Türkiye'de ÖTV nereden geliyor, hangi ihtiyaçla çıkmış ÖTV, eskiden var mıydı? Yoktu. ÖTV ne zaman ortaya çıktı? Ankara açık vermeye başladı, bütçe açıkları yükseldi. (Bu açıkları kapatmak için kaynak arayalım) dediler. Kaynak ararken, çiftçinin mazotuna da maliyet dışı, İran'a, Irak'a, Libya'ya, Suudi Arabistan'a petrol alırken ödediğimiz parayla hiç ilgisi olmayan, bayi karıyla, nakliyeyle hiçbir ilgisi olmayan ek bir Ankara payı diye, devlet payı diye ek bir vergi kondu. Biz ne söylüyoruz bu durumda, çiftçiye devlet bütçesinden tek taraflı olarak nakit nakit para verelim mi diyoruz, hayır onu demiyoruz, (Çiftçinin cebinden elini çek Tayyip Erdoğan) diyoruz.''

Baykal, Türkiye'de yılda ortalama 11,6 milyon ton mazot tüketildiğini, bunun yüzde 22'sinin tarım amaçlı kullanıldığını bildirdi.

Toplam mazot tüketiminden alınan ÖTV miktarının 2 milyar dolar olduğunu vurgulayan Baykal, yaklaşık 4,5 milyon çiftçinin ailesiyle yaklaşık 20 milyon kişinin ÖTV'den etkilendiğini dile getirdi. Deniz Baykal, çiftçiden ÖTV alınmaması gerektiğini belirtti.

''MAYMUN 2B'Sİ''

Deniz Baykal, 2B konusunu 2002 yılında programlarına aldıklarını, ancak bunu yaparken; ya yanlış kadastrodan geçmiş, ya da kadastrodan geçmemiş, ihtilaflı, tartışmalı ve ormanla hiçbir ilgisi olmayan arazileri amaçladıklarını dile getirdi.

AK Parti Hükümetinin hazırladığı ''2B Yasası''na ise karşı çıktıklarını dile getiren Baykal, hazırlanan yasanın rantı hedeflediğini savundu. Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü:

''İnsan ile maymunun kromozomları aşağı yukarı aynıymış. Biri 45 kromozom, diğeri 44 kromozom. Arada sadece 1 kromozom fark var. 2B de aynı. Onların bahsettiği maymun 2B'si, bizim bahsettiğimiz insan 2B'si. Arada küçük bir fark var. Atalarımızın da söylediği gibi şeytan ayrıntıda gizlidir. Halkımıza bunu anlatalım.''

Baykal, daha sonra milletvekili adayları ve partiye yeni katılan üyelerle ''aile fotoğrafı'' çektirdi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious