CHP lideri Deniz Baykal: Bu iş taşeron işi değil

CHP lideri Deniz Baykal: Bu iş taşeron işi değil.11154
  • Giriş : 19.06.2008 / 03:12:00
  • Güncelleme : 19.06.2008 / 00:19:48

CHP lideri Deniz Baykal, yargı ve askere yönelik sistematik yıpratma çalışması yapıldığını iddia etti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Ziyaret ve açılışlar için Antalya'ya gelen Deniz Baykal, partisinin Kemer ilçe başkanlığını ziyaretinde, basın mensuplarıyla sohbet etti.

Siyasetin dışında tutulması gereken yargı ve silahlı kuvvetler gibi kurumların son zamanlarda ağır suçların hedefi durumuna getirildiğini ve tartışmanın içine çekilmek istendiğini savunan Baykal, şunları söyledi:

''Üstelik hiç de hukuka saygılı ve demokratik olmayan yöntemler kullanılarak bu gerçekleştirilmek isteniyor. Gerçek dışı haberler üretiliyor. Yapay suçlamalar yaratılıyor ve sistematik bir yıpratma kampanyası, yargıya ve silahlı kuvvetlere karşı yürütülüyor. Bir çeşit psikolojik savaş açılmış durumda. Bu kabul edilebilir ve sürdürülebilir bir durum değil.''

Türkiye'nin, içinde bulunduğu süreci aşması gerektiğini, herkese bu konuda görev düştüğünü belirten Baykal, şöyle devam etti:

''Türkiye'yi krizden kurtarmak, bir müteahhide, taşerona havale edilecek bir iş değildir. Türkiye'nin krizden kurtuluşunu bir taşerona verip, bir proje ortaya koyup, bunu gerçekleştiremezsin. Bu devredilebilir bir sorumluluk değildir. 70 milyonun her biri, Türkiye'nin krize sürüklenmesinden kendisini sorumlu sayıp, kurtulması için kendisine görev düştüğünü bilmelidir. Yeni bir Türkiye kurmalıyız, bunu da belli temeller üzerinde anlaşarak kurmalıyız. Bu temellerden biri de herkesin inanç, ibadet, hak ve özgürlüğüne mutlak saygı gösterilirken, devletin inanç tartışmasının dışında işlemesidir.''

-''TÜRKİYE'NİN SİYASİ ROTASINI DEĞİŞTİRME MÜCADELESİ''-

Hükümetin, anayasanın değiştirilemez maddeleriyle ilgili düzenlemeler yaparak ciddi tartışmalara ve kriz ortamına neden olduğunu dile getiren Baykal, şunları kaydetti:

''Bazı çevreler, umutsuzluktan kaynaklanan hırçınlık anlayışı içinde işleri bu noktaya getirdiler. Türkiye'de hukuk, siyaset ve demokrasi işleyecek. Umut ediyorum, Türkiye'de bu sorunların anayasamızdan kaynaklanmadığı, demokrasimizin özüyle ilgili kabul edilebilir bir ihtilafın da olmadığı görülecektir. İhtilaf, Türkiye'nin siyasi rotasını değiştirme mücadelesinden kaynaklanmaktadır. Bu mücadeleyi açanların, bunun yanlış olduğunu görmeleri gerekir. Bunu açmış olanlar şimdi yanlışı görmüyorlarsa ve öz eleştiri yapıp bunu göremeyeceklerse, umut ediyorum gelecekte onların yerlerini alacaklar bunu göreceklerdir, görmelilerdir.''

Siyasette samimiyet ve dürüstlüğe ihtiyacın olduğunu, herkesin düşündüğünü ortaya koyması gerektiğini vurgulayan Baykal, Türkiye'de bu konularda ciddi tereddüt olduğunu savundu.

Laiklik konusunun da ülkeyi yöneten siyasal kadrolar tarafından içtenlikle ve dürüstlükle paylaşılmadığını öne süren Baykal, ''Bazen hissettirilen, bazen yokmuş gibi götürülüp perde arkasından şekillendirilmek istenen bir mücadele yürütülmek isteniyor. Türkiye'nin bu mücadeleyi aşması lazım'' diye konuştu.

-''HUMEYNİ'Yİ ATATÜRK'E TERCİH ETMEK''-

Türbanlı bir genç kızın ''Atatürk'ü sevmiyorum, Humeyni'yi seviyorum'' sözlerine de dikkati çeken Baykal, şöyle konuştu:

''Humeyni'yi, Atatürk'e tercih ediyor. Bunu çok haklı bir tercih duygusu içinde ifade ediyor. Bu bir siyaset çizgisinin gözden kaçırılmaması gereken bazı yönlerini bize gösteriyor. Türkiye'de sorun sadece türban sorunu değildir, laiklik sorunu değildir. Bu konuda iddia sergileyenlerin bir kısmı, Türkiye'nin bağımsız bir cumhuriyet olmasını bile içlerine sindirmiş değildir. Milli mücadeleyi içlerine sindirememiş olan genç kuşaktan insanların ortaya çıktığına tanık oluyoruz. Bunları nerelerde eğitiyoruz? Bu çok ciddi bir sorun. Bu konular bizi açmazlara getiriyor. Türban diyorsunuz, arkasından ülkenin bağımsızlığına kadar giden bir anlayış ortaya çıkıyor. Türban konusunda bir talep ortaya koyan, bir bakıyorsunuz (bağımsızlık da olmayabilir) diyor. Bu bizim milli mücadelede yaşadığımız tablo gibi. Damat Ferit de aynı şeyi söylüyordu. Saklanarak, gizlenerek ve başka konuları gündeme getirerek demokrasi ve türban denilerek bir başka kavga mı götürülüyor?''

-GELECEK KUŞAKLARDAN UMUT-

Türkiye'yi gelecekte yönetecek kuşakların ülkeyi bu tür çıkmazlara sokmayacağını umut ettiğini dile getiren Baykal, sözlerini söyle tamamladı:

''Umut ediyorum, hukuku ve anayasayı esas alan bir anlayışla, siyaset yapma anlayışını yürürlüğe koyabiliriz. Maalesef uzun süreden beri birkaç defa yargının hukuk adına, anayasa adına kabul edilemez dediği bir durumla karşı karşıyayız. Şimdi öyle olup olmadığı hakkındaki hükmü Anayasa Mahkemesi verecek. O hükmün ne olacağını bilemiyoruz. O hükümden sonra gelecekte sorumluluk üstlenecek olan siyaset adamları aynı hataya ve aynı tuzağa düşmemek için gerekliyi çabayı gösterirler.''

Yaşanan süreçte Anayasa Mahkemesi'nin savcılardan yardım istediğini, Adalet Bakanlığı'nın ise ''Savcılara emir veremem'' açıklaması yaptığını dile getiren Baykal, ''Bu kadar perişan, bu kadar sahipsiz bir manzarayla karşı karşıyayız. Ben bütün bunları gerilimin bir parçası olarak anlamak istiyorum. Geçeceğine güveniyorum'' diye konuştu.

Baykal, daha sonra Kemerli işadamları ve esnaf temsilcileriyle basına kapalı olarak kısa bir görüşme yaptı ve Göynük Belediyesi'nin yeni hizmet binası açılış törenine katıldı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious