CHP lideri Deniz Baykal'dan Çankaya için destek şartı

CHP lideri Deniz Baykal'dan Çankaya için destek şartı .7248
  • Giriş : 27.07.2007 / 17:20:00

CHP lideri Deniz Baykal, Cumhurbaşkanlığı konusunda tavırlarını yeniden ortaya koydu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Baykal, seçim sonuçları ve Cumhurbaşkanı seçimine ilişkin Başbakan'ın kendisine verdiği sözü yerine getirmesini belirtirken destek için de şartını açıkladı.

CHP lideri Deniz Baykal, ATO Başkanı Sinan Aygün'ün ziyareti sonrasında yaptığı açıklamada Cumhurbaşkanlığı konusunda tavırlarını yeniden ortaya koydu.

Baykal satır başları ile şunları söyledi:

Geçmişte siyasi girişimler yapmışlar. Sonuçlarını almışlardır.


Bu bizim sorunumuz değil güvenlik sorunudur.
MHP’nin meclis’e girecek olması belirsizliğin kalkması demektir. Bu demek gösteriyor ki mecliste 3’te 2 çoğunluk sağlanmış olacaktır. AKP’nin istediği adayı da seçme imkanı vermiştir.

Biz AKP’nin bizimle istişare edeceğini ve muhalefetin de görüşlerini alarak adayını belirleyeceği temennisini hala bekliyoruz. Geçtiğimiz dönemde kötü olaylar yaşandı. AKP’nin uzlaşmaya yaklaşmaması krizleri doğurmuştur. Bu yanlış olmuştur. Bu zorunlu değildir. Başbakan’ın şimdi bahsettiği uzlaşma tavrını o zaman gerçekleştirecektir.
Şimdi ise AKP isteği adayı 3. ya da 4. turda adayını seçme imkanını elde etmiştir.

Bir muhalefet partisi iktidar kimi aday gösterirse göstersin demiştir. Bu sözler sonrasında kriz sonra sona ermiştir. Ama Başbakan uzlaşma konusunu gündeme getirmiştir. Başbakan Anamuhalefet partisi ile görüşmüş ve uzlaşmanın gereğini yerine getireceğim diyor ise işin doğrusu budur. Ben sayın Başbakanın girdiği çizgiyi korumasını öneriyorum. Başbakanın bu ziyaretini gerçekleştirmesini bekliyorum. Ama buraya benim adayım budur diye gelecekse bu ziyaretin anlamı olmaz. Biz aday belirlemeye katkı yaparız. Cumhurbaşkanı seçiminin bir kaynaşma bir umut başlangıcı sağlaması için üzerimize düşen görevi yerien getiririz.

Biz Başbakan’a düşünce söyleriz. Gerekirse Başbakana isim arayışında da yardımcı oluruz. Ortak isim geliştirebilirsek Meclis’e girer destek de sağlarız.


Zafer Üskül'ün yeni anayasada Atatürk İlkeleri şart değil sözlerini değerlendiren CHP lideri Baykal, Böyle bir şey olacağını tahmin etmiyorum. Bu dakka bir gol bir demek anlamına gelir." dedi.

SORULAR

EVET BULUŞTUK AMA BAŞKA KONU GÖRÜŞÜLDÜ


Böyle bir buluşma yapıldı. Ancak kişisel konular değil. Devletle ilgili yaşamsal konular ele alındı. Buluşmadan bir hafta sonra 1 Mart tezkeresi görüşülecekti. Ben sayın Başbakan'a 65 bin ABD askeri gelecek ne zaman çıkacaklar diye sordum. O da "Vallahi ben de bilmiyorum" dedi. Bunu daha önce de anlattım ama zamanını söylememiştim.

Ayrıca ne üniversite ne de YÖK pazarlığı olmadı. Tabii burada acı olan yıllar sonra siyasi dedikodu ve tartışma haline getirilmesi ve gerçeklerden kopuk değerlendirilme yapılmasıdır.


DEĞİŞİKLİK BULUŞMADAN 4 AY ÖNCE YAPILDI

Güya pazarlık yapmışım. Güya bana Cumhurbaşkanı olmama taahhüdünde bulunmuş. Diğer pazarlık versiyonu şu: Sen sağın lideri ol ben de solun lideri olayım. Ne benim ona ne de onun bana liderlik vermesi mümkün değil. İddialar garip ve çocuksu. Diğer iddia ise ben Erdoğan'a Başbakanlık o da bana Cumhurbaşkanlığı yolunu açacakmış. Bir de bir CHP'li değerli arkadaşımın uzaklaştırılmasını taahhüt edeceğim.

Pazarlık iddiasından önce zamanlamasına dikkat çekmek istiyorum. Söz konusu yemek Anayasa değişikliğinden dört ay sonra yapılmış. Yani zaman tünelinde kavramlar kaybolmuş.

Temel haklar ve demokrasi pazarlık konusu olmaz. Arkadaş bana pazarlık yap diyor ama dokunulmazlık konusunda yap diyor. Kimseye çıkar sağlamadık, hukuku iade ettik.

Terlik zirveymiş, orası Müslüman bir ailenin evi. Ne var bunda. Bunu yadırgadım. Sanki dalga geçiyormuş gibi gündeme getirmek yanlış, gereksiz ve çirkin.

19 Aralık 2002 yenildi, bu değişiklik 13 Aralık 2002'de kabul edildi. Bu değişikliğe oybirliğiyle karar verildi. Cumhurbaşkanı geri çevirdi. İkinci kez aynı şeyi yapacaktık. Bunda ne var. Ne zirvesi iş zaten bitmiş. Siyasette başarılı olamayınca siyaset dışına çıkıp siyasetin magazin ortamında boy gösteren bir insanı acıyla izliyorum. Açık olan tek bir şey var. Erdoğan'a destek verilmesin dedi biz de vereceğiz dedik. Bununla da onur duyuyoruz.


LİVANELİ ERDOĞAN'A YASAĞI FIRSAT OLARAK GÖRDÜ

SORU: Zülfü Livaneli'nin iddialarına ne diyorsunuz?



Bir kaç gündür siyasi hayatımızın merkezine yerleşmiş bir konu var. Nedir bu konu, bir tarihte CHP Genel Başkanı bir Anayasal ve yasa değişikliğine öncülük yaparak AKP Genel Başkanı'nın milletvekili ve daha sonra da Başbakan olmasının önünü açmıştır. Bu yanlış olmuştur. Bugün karşılaştığımız sorunların temelinde Erdoğan vardır. Bunlara CHP Genel Başkanı yol açmıştır.

Gerçekten biz böyle bir destek vereceğimiz zaman buna şiddetle karşı çıkmıştır. Bu yasağın bir fırsat olduğunu ve değerlendirmemiz gerektiğini söylemiştir. Buna hiç itibar etmedim. Demokratik olmadığını ve kişisel kısıtlamaların arkasına saklanmanın yanlış olduğunu ifade ettim.

AKP için o zaman o oy istedi ve meydanları dolaştı. Yüzde 34 oy aldı 360 milletvekilini Meclis'e soktu. Ama kendisi dışarıda kaldı. Ben dışarıda kalmasına karşı çıktım. Bir mahkumiyetin ömür boyu sürmesinin doğru olmadığını söyledim.

Zaten AKP’nin bu değişiklik için gücü vardı. Referanduma gitseydi zaten halk tercihini bu yönde kullanacaktı. Biz kriz çıkmasın diye destek verdik. Bu anti demokratik ve faşizan tavra karşı çıktık. Parti karar aldı, yıllar sonra bu arkadaşımız şimdi bunu gündeme getirdi. Bunu gündeme getirerek beni yıpratmaya çalışıyor.


SORU: Anayasa'daki Atatürk ilkeleri çıkarılmalı önerisini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Tabii şimdiden AKP milletvekilleri Anayasa değişimine dair görüşlerini ortaya koymaya başladılar. Türkiye'nin birçok konusu var ama insaf ediniz. Anayasamızda yer alan Atatürk İlkelerinin çıkarılmasını AKP iktidarının gündem getirmesi üzücü bir durumdur. Türkiye'nin temel mutabakatını bozmaya kimsenin hakkı yoktur. Bu bizim inanç ve görüş kimliğimizdir. Bizim siyasi kimliğimizin altında Atatürk ilkeleri vardır. Bu bizim temel mutabakat ilkelerimiz olmalıdır.

AKP'nin böyle arayışlara girmesi çok üzücüdür. Türkiye'nin temel ilkelerine alerjik bir anlayışla yaklaşmak hiç kuşku yok istikrara, demokrasimize ve iç barışımıza yaramayacaktır. Bunu kınıyorum. Dakika bir gol bir . İnşallah hayırlı gelir gerisi.


SORU: CHP'ye yapılan protestoları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bunlarla bir yere varmak mümkün değil. Başarısızlıkla sonuçlandı. Şimdi farklı bir tablo yok. Kamuoyu sokaktaki tepkileri üzüntüyle izliyor. Bizim gözümüzde bir değeri yok.

SORU: MHP'nin Köşk seçimi için Meclis'e girme kararını nasıl değerlendiriyorsunuz?


Takdir onlarındır. Bu açıklama ile belirsizlik ortadan kalktı. Artık AKP'nin istediği bir Cumhurbaşkanı adayını seçtirmesi mümkündür. Burada önemli olan AKP'nin uzlaşma ile seçip seçmeyeceğidir. Genel başkanlarının daha önce verdiği sözde durup durmayacağıdır.

Ben bunun Türkiye için uygun olduğunu düşünüyorum. Geçen dönem ciddi sıkıntılar yaşandı. Bunlarında altında iktidarın uzlaşmak istememesidir. Bunun nedeni iktidarın muhalefetin önüne bir çelik çomak attık onunla oyalanıyorlar tavrıdır.

Bunu aşmak mümkündü eğer sayın Başbakan uzlaşmayı o zaman gösterseydi sıkıntı yaşanmayacaktı. Bir muhalefet partisi "Bizim için aday önemli değildir" açıklamasını yaptı ve bu manzara içinde konu rahatlamıştır

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious