CHP mahkemeye gidecek mi?

CHP mahkemeye gidecek mi?.13529
  • Giriş : 26.02.2008 / 18:20:00
  • Güncelleme : 01.09.2016 / 15:31:06

Baykal, Erdoğan'ı kendisine getirdiği teklifle vurdu. Baykal, başörtüsü düzenlemesini mahkemeye götürüp götürmeyecekleri konusundaki partisinin nihai kararlarını açıkladı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, ''Hukukun işlemesini engellemek başbakanların görevi değildir. Başbakanların görevi, hukukun işlemesini güvence altına almaktır'' dedi. Baykal, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, üniversitelerde başörtüsü serbestisi için yapılan anayasa değişikliğiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Baykal, CHP'nin, ''Bir veto pazarlığı'' değerlendirmesine muhatap edildiğini öne sürdü. ''Ne yazık ki Sayın Cumhurbaşkanı, anayasa değişikliğini imzalarken ilk kez Türkiye'de garip bir şekilde, bu imzalamanın gerekçesini ifade etme ihtiyacını hissetti'' diyen Baykal, cumhurbaşkanlarının, kabul edilen kanun ya da anayasa değişikliklerini Meclise geri göndereceklerse, ''Parlamentonun iradesine karşı bu davranışlarını gerekçelendirmelerinin doğal olduğunu'' belirtti. Ancak bugüne kadar parlamentonun kabul ettiği bir yasayı imzalayan bir cumhurbaşkanının, niçin imzalamadığını anlatma zorunluluğu içine girdiği bir durumla karşı karşıya kalmadıklarını ifade eden Baykal, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün 11 gün bekledikten sonra, ''Kusura bakmayın, şunun için imzaladım'' dediğini ileri sürdü. Bazı sivil toplum kuruluşlarının, konuyla ilgili girişimlerini de değerlendiren Deniz Baykal, ''Cumhurbaşkanı, imzalamamak için bir gerekçe arama ihtiyacı içindeyse, herhalde yapması gereken sivil toplum kuruluşlarının arkasına saklanarak, onları yönlendirmek değil'' diyerek, siyasi parti liderleriyle bir araya gelebileceğine işaret etti.

''CUMHURBAŞKANINA ATFEN ÇÖZÜM ÖNERİLMEDİ''

''Bu süreç içinde, bize, Cumhurbaşkanı'na atfen herhangi bir çözüm önerilmemiştir'' diyen Baykal, sivil toplum kuruluşlarının yöneticilerinin, ''Bir çözüm bulsak, bu çözümü cumhurbaşkanına sunsak ve onu ikna etmeye çalışsak nasıl olur'' diye kendileriyle görüşme yaptıklarını anlattı. ''Bunun iyi niyetli bir çaba olduğunu ama uygulanabilirliğinin olmadığını'' ifade eden Baykal, şöyle konuştu: ''Öyle anlaşılıyor ki Cumhurbaşkanı dolaylı olarak, 'Bir sorunu rahatlatacak, beni de imzalamaktan kurtaracak bir çözüm bulunsa' diye bir talepte bulunmaktadır. Bizim bu konuda anlayışımız açıktır. Biz siyaseti kapalı kapılar arkasında yürüten bir anlayışın içinde değiliz. Ne düşünüyorsak, aynı şeyi milletin önünde söylüyoruz. Bütün Türkiye, bizim bu konuda ne düşündüğümüzü biliyor.''

BAŞBAKAN ERDOĞAN'IN TEKLİFİ AKTARILDI

CHP Genel Başkanı Baykal, bu süreç içinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da ''Anayasa Mahkemesine gitmeme'' teklifinde bulunduğunun aktarıldığını savunarak, düzenlemeyi Anayasa Mahkemesine götüreceklerini daha önce açıkladıklarını anımsattı. Baykal, şöyle devam etti: ''Ama Sayın Başbakanın bize 'Anayasa Mahkemesine gitmeyin' diye bir teklifte bulunduğu aktarıldı. Bunu çok yadırgadım. Bir başbakanın yaptığı düzenlemenin anayasaya uygunluğundan eğer kuşkusu yoksa, o konuyu Anayasa Mahkemesine götürme hakkına sahip bir anamuhalefet partisine, 'Sen bunu Anayasa Mahkemesine götürme' demesi, çok gariptir. Eğer güveniyorsan anayasaya uygun olduğuna, bırak, götüren götürsün. Güvenmiyorsan... Yaptığın işin anayasaya aykırı olabileceğini, Anayasa Mahkemesinden dönebileceğini öngörüyorsan, o zaman anayasaya aykırı bir durumun ortaya çıkmasını niye engellemek istiyorsun? Bırak o da ortaya çıksın. Anayasayı işletmeyebilirim anlayışı, Türkiye'de iktidara nasıl egemen olmuş olabilir? 'Anayasa Mahkemesine gitmeyin' talebini, hukuka, anayasaya, demokrasiye saygısı olan bir siyaset adamı nasıl ifade edebilir?'' Hukukun, bazıları istiyor diye ihmal edilemeyeceğini belirten Deniz Baykal, ''Birileri, iktidar sahipleri istiyor diye hukuk ihmal edilebilirse, bu, açıktan hukuka meydan okuyarak, hukuka karşı çıkmaktan hiç farkı olmayan bir durum ortaya koyar. Hukukun işlemesini engellemek başbakanların görevi değildir. Başbakanların görevi, hukukun işlemesini güvence altına almaktır'' diye konuştu.


''AKP'NİN İPİ...''

''Düzenlemenin Anayasa Mahkemesine götürülmemesi karşılığında, Yükseköğretim Kanununun Ek 17. maddesinin CHP'in istediği şekilde çıkarılacağı sözünün verildiğini'' ileri süren Baykal, şunları kaydetti: ''Bana bu ifade edildiği zaman, dedim ki bu 17. madde konusunda Başbakan'ın bir protokolü, imzalanmış bir mutabakatı yok mu? Var.. Peki şimdi Başbakan, 'Siz nasıl isterseniz, sizin istediğiniz gibi 17. maddeyi çıkaralım' derken, o protokolün muhatabıyla anlaştı mı? Bilgi verdi mi? Hayır. Şimdi bana, 'Gel, senle de bir protokol yapalım' diyor. Sen, daha önce yaptığın protokolü yarı yolda bırakmış bir insansın. Ben, sana nasıl inanırım da seninle protokol yaparım... MHP'yi, AKP'nin ipiyle kuyuya indirmişler, şimdi aynı iple bizi de kuyuya indirmeye çalışıyor. O ipi nereden buldu bilemem.'' CHP lideri Baykal, anayasa değişikliğini Anayasa Mahkemesine götüreceklerini, hukukun işlemesine şans tanıyacaklarını ifade etti. Anayasa Mahkemesinden çıkacak kararın da hiçbir şekilde suçlama ve karalama kampanyasının hedefi haline getirilmemesi gerektiğini belirten Baykal, ''Eğer hukuk şu ya da bu şekilde işlemezse, hukuku işletecek organlar şantajla, tehditle baskı altına alınarak, hukukun gereğini yapmaktan alıkonulursa, bilin ki bu, eline silah alıp hukuku ihlal etmekten hiç farkı olmayan bir uygulamadır. Anayasa Mahkememiz, bu başvuruyu bir an önce en doğru şekilde karara bağlamalıdır. Bu kaos noktalanmalıdır. Türkiye'de neyin geçerli olduğu, hukuken açık bir şekilde en kısa zamanda ortaya çıkmalıdır'' diye konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious