CHP'nin çarşaf açılımının 4 sırrı

CHP'nin çarşaf açılımının 4 sırrı.13669
  • Giriş : 25.11.2008 / 21:58:00

Deniz Baykal'ın son zamanlarda CHP'ye çarşaflıları kabul etmesi, tartışma konusu oldu. Haber 7 yazarı Hüseyin Yayman, açılımın 4 temel nedenini yazdı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


“Dün dünle gitti cancağızım,
Ne kadar söz varsa düne ait,
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım...”
Mevlana.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın 16 Kasım günü İstanbul Sultangazi'de partisine katılım törenleri sırasında başörtülü ve çarşaflı kadınlara CHP rozeti takması tartışmalara yol açtı. Kendisini karşılayıp çiçek veren bir başörtülü kadına Baykal CHP rozeti taktı ve "...birlikte yola çıkıyoruz. Başörtülüsü, türbanlısı, başı açığı, Erzurumlusu, Erzincanlısı, kadını, erkeği ile birlikte yola çıkıyoruz." dedi.

Aslında olay tam olarak partiye katılım töreni değildi. İstanbul'un yeni ilçesi Sultangazi'den belediye başkanlığı için aday adayı olan Ercan Karabayır'ın hemşerilerini toplayıp genel başkanın da katıldığı bir törenle CHP'den adaylığını açıklamasıydı. Bu olay esnasında Baykal'ın çarşaflı bir kadına CHP rozeti takması basında hararetli tartışmalara yol açtı. CHP'nin muhafazakâr camiaya açılımının süreceği öngörüsüyle önümüzdeki yerel seçimlerinde temel tartışma konusu da böylece ortaya çıkmış oldu.

Baykal'a yöneltilen eleştiriler bu açılımın seçim yatırımı olduğu ve Baykal'ın samimi olmadığı şeklindeydi. Baykal'ın samimiyet testi bir yana CHP'nin son dönemde içine girdiği yeni yol onun klasik tavrını değiştirme eğilimi içinde olduğunu gösteriyor. MHP'nin Alevi açılımıyla başlayan süreç CHP'nin çarşaf açılımıyla devam ediyor. Muhalefet altı yılın sonunda AK Parti karşısında ezber bozmaya ve yeni bir siyaset dili geliştirmeye çalışıyor.

Yakup Kadri İsmet Paşayı Kemalizm'den taviz vermekle suçlamıştı!

Klasik CHP'lilerin şiddetle karşı çıktıkları bu açılım aslında CHP için yeni bir açılım değil. Daha önce Baykal'ın Anadolu solu söylemi ve Şeyh Edebali'ye referans veren konuşmaları henüz unutulmadı. Bunun yanında CHP'liler sadece bugün değil geçmişte de bu türden açılımlara benzer tepkileri verdikleri biliniyor. 1949'te Şemsettin Günaltay'ın Hasan Saka'nın yerine kabineyi kurmakla görevlendirilmesi karşısında tek parti döneminin sembol isimlerinden Behçet Kemal Çağlar partinin Kemalizm'den taviz verdiği gerekçesiyle meclisteki görevinden istifa etmişti.

Benzer bir tartışma 1960 ihtilali sonrasında yaşandı. Kemalizm'in ve CHP'nin ideologu kabul edilen Yakup Kadri yaşanan gelişmeler sonrasında partiden istifa etti. 1962 yılında İnönü başkanlığında kurulan koalisyon hükümetini 'Atatürk ilkelerinde delik açmakla' itham eden Karaosmanoğlu İsmet Paşayı suçlayarak partiden ayrıldı.

1960'lı yılların ortasına gelindiğinde bu defa “ortanın solu” söylemi kriz nedeni oldu. İnönü tarafından partiye açılım sağlamak amacıyla dile getirilen bu ifade partide tam bir kargaşaya neden oldu. Parti Kemalizm'den vaz mı geçiyor? tartışmaları günlerce devam etti. İsmet İnönü davaya ihanet etmekle suçlandı.

1972 yılında Bülent Ecevit'in genel başkanı olması partide tam bir deprem yarattı ve yoğun istifalar yaşandı. Ecevit, CHP+Orduàİktidar formülünü değiştirdi ve partiyi tarihinde olmadığı kadar halka açtı. Aslında bu örnekleri çoğaltmak mümkün ama yakın dönem Türkiye tarihinin bize gösterdiği o ki CHP zor değişen ve yönetilmesi güç bir parti.

CHP'nin çarşaf açılımının ardında ne var?

1. Yerel seçimlerin yaklaşması ve siyasi rekabetin hızlanması: 29 Mart 2009 yerel seçimlerine kısa bir süre kalmasına bağlı olarak muhalefet partileri ve özellikle CHP muhafazakâr camiadan oy alabilmek için yeni açılımlar yapmak istiyor. Siyaseten doğru olan bu tavrın samimiyetle ve tutarlılıkla devam ettirilmesi gerekiyor. Demokrasi zaten bunun için güzel. Partiler arası rekabet ve seçimler halkın sorunlarını öncelenmesini sağlıyor.

2. Deniz Baykal'ın başarıya mecbur olması: CHP'nin yeniden açılmasıyla genel başkanlık koltuğuna oturan Baykal, 1994 yerel seçimlerinden bu yana sürekli hüsrana uğradı. Baykal, 1995 genel seçimlerinde, 1999 Genel ve yerel seçimlerinde, 2002 Genel seçiminde, 2004 Yerel seçimlerinde istediği sonuçları alamadı ve camiada hayal kırıklığına yol açtı. Taraflı tarafsız tüm çevreler 29 Mart seçimlerinin Baykal için son şans olduğunu dile getiriyor. Baykal ise bu seçimlerde ne pahasına olursa olsun başarmak ve 'makûs talihini değiştirmek' istiyor. Baykal buna sebep % 20'lerde sıkışan partisini muhafazakârlara açmak istiyor.

3. CHP'nin Yeni Türkiye'yi okumaya başlaması: Sosyal demokratlar, 1970'lerde ve 1990'larda yakaladıkları kitle partisi olma özelliklerini uzun zamandır kaybetmiş durumdalar. Geçen yarım asırda Türkiye değişti. Kent nüfusu arttı. Modernleşme süreçleri toplumsal değişimi hızlandırdı. Ülkedeki sınıfsal yapı değişti. Eğitimli insanların sayısı arttı. Soğuk savaşı dönemi bitti yani Dünya ve Türkiye süratle değişti. Yapılan araştırmalarda Türkiye'nin muhafazakarlaştığı ve modernliğe karşı dinin önemli bir sığınak haline geldiği tespit edilirken, siyasetin bu resme uzun süre duyarsız kalması mümkün değildi. Gecikerek de olsa CHP yeni resmini okumaya başladı. Baykal parti içinde sancılara neden olsa da siyaset dilini değiştirmek ve partiye yeni bir vizyon çizmek istiyor.

4. Gürsel Tekin faktörü: Bir buçuk yıldır İstanbul İl Başkanlığı görevini yürüten Gürsel Tekin'in 'AK Parti'li gibi düşünüp', CHP'yi bu kitleye açmak istemesi dikkatleri çekiyor. Tekin'in Necla Arat için söylediği “...Sayın Arat tabanı ne biliyor” sözü gerçekten önemli bir cümle. Tekin'in uzun bir aradan sonra partiyi 'Kadıköy-Bakırköy- Şişli” hattının dışına açması önemli bir adım.

Mümtaz'er Türköne Hoca olayla ilgili yorumunda “...sorun başörtüsü değil, CHP'nin üstesinden gelemediği seçkinci oligarşi” dedi. Bu tartışma sonrasında yaşananların da gösterdiği biçimde CHP oligarşiyi kırdıkça daha fazla hayatiyet kazanıyor ve toplumsal karşılık buluyor.

Baykal'a çiçek veren başörtülü kadının “Neden CHP” şeklindeki soruya, verdiği cevap aslında tüm olayı özetledi. Kadın “neden CHP” sorusuna “Değişim, yenilik” cevabını verdi. Her şeyin değişmesi karşısında CHP'de değişiyor, milletle ve tarihle barışıyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*