CHP'nin MHP'ye dönük eleştirileri iyice sertleşti

  • Giriş : 24.08.2007 / 22:04:00

CHP'nin MHP'ye dönük eleştirileri iyice sertleşti. Çankaya sürecinde dışarıda tek kalan CHP, yalnızlığın psikolojisiyle MHP'ye yüklenmeye başladı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


MHP'nin cumhurbaşkanlığı oylamalarına katılması CHP'yi çileden çıkardı.
Devlet Bahçeli'nin miting sırasında attığı ipe gönderme yapan Deniz Baykal, 'Meğer bu ip Abdullah Gül'ün kuyudan çıkarılması içinmiş.' dedi. CHP'li Kemal Anadol dün aynı üslup ve içeriği sürdüren sözler sarf etti...

Oysa MHP'nin yaptığı, normalleşmenin önünü açmaktan ibaret... Sorunun çözümünü dışarıda değil, siyasetin olağan şartları içinde aramak. MHP, 'çözümün adresi' olarak Meclis'i işaret ediyor ve buna uygun strateji üretiyor. Bundan daha doğal ne olabilir? Buraya nereden geldiğimiz ortada; nisan süreci yeni yaşandı. Hangi partilerin kârlı, hangilerinin zararlı çıktığı açıkça görüldü. Ülkeyi krize sürükleyenler sandıkta ağır bedel ödedi. Sadece DP ve Anavatan değil, CHP de nasibini aldı. Milletvekili sayısı yarı yarıya düştü.

Bahçeli'nin başından beri verdiği mesajlar dikkate alındığında, '22 Temmuz'un muhasebesini en iyi yapan partinin MHP olduğu' kolaylıkla söylenebilir. Seçimin hemen ertesi günü Bahçeli'nin 'Meclis'e gireceğiz' çıkışının anlamı bu. Sandıkta ağır yara alan CHP ise belli ki yenilginin nedenini anlayabilmiş değil. seçim olmamış gibi eskiye ait siyasetini aynen devam ettirmesini başka nasıl açıklayabiliriz ki?.. CHP, Çankaya sürecinde MHP'yi yanına çekeceğini sandı, ancak başarılı olamadı. Bırakın MHP'yi birlikte seçime girdiği DSP'yi bile tutamadı yanında. DSP hemen her zeminde CHP ile kendisini ayrıştırmak için özel çaba içinde.

MHP lideri Bahçeli, geçtiğimiz günlerde 'Meclis'e girmeyin' çağrısı yapan Baykal'a can alıcı bir soru sordu; 'Tamam girmeyelim, sonrası için bir öngörünüz, bir planınız var mı?' diye. Ancak bu soru hâlâ cevapsız. Varsayalım ki MHP, CHP ile ortak hareket etti ve cumhurbaşkanlığı oylamalarına katılmadı, peki sonra ne olacak? CHP sözcüleri bu sorunun cevabını verebilmiş değil. Ne olacağı az çok belli; iki yol var, yeni seçim veya ara rejim... CHP acaba her iki seçenekte de kârlı çıkacağını mı düşünüyor? Eğer öyleyse yanılıyor. Her iki şıkta da ülke kaybeder.

MHP Genel Sekreteri Cihan Paçacı'nın, Baykal'a verdiği cevap çok anlamlı; 'CHP maalesef siyasi inat ve ihtirasa dayalı politikasıyla demokrasi dışı gelişmelerden medet umuyor. Önemli olan ipi demokrasinin boynuna geçirttirmemektir'. Paçacı, CHP'nin gerilim ve kriz politikalarının varacağı son noktayı iyi ifade etmiş; 'Demokrasinin boynuna ip geçirmek'. CHP sözcüleri her defasında demokrasi dışı yollara kapalı olduklarını söyleseler de takip edilen stratejinin varacağı yer aydınlık değil. CHP'nin söz ve tavırları kesinlikle demokratik sürece katkı yapmıyor.

MHP, Çankaya sınavından alnının akıyla çıkacak demokratik ve normalleşme yanlısı siyaset izlerken CHP, demokratik hayatı tehlikeye sürükleyecek tavır içinde. İki parti arasında patlak veren ip kavgası değerler mücadelesi aslında. Demokrasi ve normalleşme ile macera ve olağanüstü dönem arasındaki kavga. MHP doğru yolda, CHP ise bildiğiniz gibi gerilim, kriz peşinde. Allah'tan durduğu yerde yalnız ve tek başına...

Bugün cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci tur oylaması var. Bu tablo aynen tekrarlanacak. CHP yine dışarıda, diğer tüm partiler ve bağımsız milletvekilleri içeride olacak ve çareyi Meclis'te arayacaklar...

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious