CHP'nin Olağan Kurultayı'nda partililer birbirine girdi

CHP'nin Olağan Kurultayı'nda partililer birbirine girdi.18953
  • Giriş : 26.04.2008 / 13:37:00

Kurultay başlamadan önce partililer arasında kavga çıktı. CHP Yönetimi Kurultay öncesi salona polis çağırdı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


CHP'nin 32. Olağan Kurultayı Atatürk Spor Salonu'nda yapılıyor. İki gün sürecek kurultayda, bugün genel başkan seçimi yapılacak. Yarın ise Parti Meclisi(PM) ve Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) üyeleri seçimi yapılacak.

Kurultay delegeleri ve partililer, Atatürk Kapalı Spor Salonu'na sabahın erken saatlerinden itibaren gelmeye başladı. Geniş güvenlik önlemlerinin alındığı salon çevresinde partililer ve delegeler tek tek arama noktalarından geçerek içeri alınıyorlar. Kurultay salonunda genel başkan adaylarından Deniz Baykal ve Haluk Koç'u destekleyen partililer ve delegeler karşılıklı slogan atıyorlar.

Kurultayın yapıldığı salonda Atatürk ve Baykal'in büyük boy posterleri yer alıyor. "Cumhuriyeti kuranlar elbette cumhuriyete sahip çıkacaklar" "Sadaka devleti değil sosyal devlet" yazılı pankartlar dikkati çekti. Ayrıca İsmet İnönü'nün "Bir ülkede namuslular namussuzlar kadar cesur olmak zorundadır" sözü de pankart olarak kurultay salonuna asıldı.

CHP 32. Olağan Kurultayı'na bin 231 delege katılacak. Devam eden yargı süreci nedeniyle Uşak, Çanakkale ve Eskişehir kurultaya delege gönderemeyecek. Kurultay Divanı'nın oluşturulmasından sonra Genel Başkan Deniz Baykal, açış konuşmasını yapacak. Baykal'ın konuşmasının ardından çalışma ve hesap raporlarının okunup, görüşülecek. Ardından genel başkanlık seçimine geçilecek.

CHP tüzüğüne göre, genel başkan adayı olabilmek için delege tam sayısının en az yüzde 20'sinin imzası gerekiyor. Yani aday olabilmek için 253 delegenin imzasını almak gerekiyor. Genel başkanlık için aday adayı olduklarını daha önce açıklayan Samsun milletvekili Haluk Koç, işadamı Umut Oran, PM Üyesi Ayhan Yalçınkaya ile öğretim üyesi Tolga Yarman, aday olabilmek için 253 delegenin imzasını arayacak.

Kurultayın yapıldığı Atatürk Spor Salonu'nda delegeler kürsünün solundaki tribünde, milletvekilleri, PM ve YDK ve MYK üyeleri ise salonun ortasında hazırlanacak bölümlerde oturacaklar. Basın mensupları için de sahada yer ayrıldı. Kurultayı izlemek üzere 76 medya kuruluşundan 560 gazeteciye giriş kartı verildi.

Salonda, iki kademeli olarak düzenlenecek platformda, üst bölümde divan üyeleri için yer ayrılacak, alt bölümde ise kürsü bulunacak. Platformunun en altında ise oylamalar için 20 sandık kurulacak. Salona kurulacak diğer sandıklarla birlikte toplam sandık sayısı ise 50 olacak.

Kurultayın yarınki bölümünde PM'nin 80 asıl ve 20 yedek üyesi ile YDK'nın 15 asıl ve 8 yedek üyesi seçilecek.

ARBEDE YAŞANDI SALONDA GERGİNLİK VAR

CHP'nin iki gün sürecek 32'nci Olağan Kurultayı çalışmalarına başladı. Kurultayın yapıldığı Atatürk Kapalı Spor salonuna sabahın erken saatlerinden itibaren partililer ve delegeler gelmeye başladı. Geniş güvenlik önlemlerinin alındığı salon çevresinde partililer ve delegeler tek tek arama noktalarından geçerek içeri alınıyorlar.

Kurultay başlamadan önce salona gelen partililer arasında sık sık gerginlik yaşandı. CHP Yönetimi Kurultay için salona polis çağırdı.

KOÇ VE ORAN SALONA GİRDİ

CHP Genel Başkan adayları Samsun Milletvekili Haluk Koç ve Umut Oran kurultay salonuna girdi. Haluk Koç, "Başbakan Koç" sloganlarıyla karşılandı. CHP Kurultayı'nın yapıldığı Atatürk Kapalı Spor Salonu'nu sabahın erken saatlerinden itibaren dolduran partililer ve delegeler 10. Yıl Marşı ve Memleketim şarkıları eşliğinde iktidar aleyhine sloganlar atarken, Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Sevigen Baykal taraftarlarını coşturuyor. Baykal taraftarlarının ağırlıklı olduğu salonda partililer ve delegeler ellerindeki Türk bayrakları, CHP bayrakları ve Baykal posterleriyle sloganlar atıyor. Kurultay Salonu'na genel başkan adaylarından ilk olarak Umut Oran giriş yaptı. Ardından Samsun Milletvekili Haluk Koç, "Yeniden Samsun" ve "Başbakan Koç" sloganlarıyla salona girdi ve yerini aldı. Bu sırada Baykal taraftarlarının, Koç taraftarlarına "İnadına Baykal inadına sol" sloganıyla karşılık verdiği gözlendi. Az sonra Deniz Baykal'ın salona giriş yapması bekleniyor. Öte yandan aşırı kalabalık nedeniyle içeri giremeyen çok sayıda partili kurultay salonunun önünde bekliyor.

İL BAŞKANLARI ANITKABİRİ ZİYARET ETTİ

CHP 32. Olağan Kurultayı nedeniyle Ankara'da bulunan parti il başkanları, Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen'in başkanlığında Anıtkabir'i ziyaret etti.

Öymen'in, Atatürk'ün mozolesine çelenk koymasının ardından saygı duruşunda bulunan CHP il başkanları, daha sonra Misak-ı Milli Kulesi'ne geçti.

Öymen, burada Anıtkabir Özel Defteri'ne şunları yazdı: ''Büyük Atatürk, Eşsiz genel başkanımız, CHP'nin 32. kurultayına katılmak üzere Ankara'ya gelen il başkanlarımızla birlikte huzurundayız.

Senin eserin olan Cumhuriyet Halk Partisi Cumhuriyet'in, laikliğin, egemenliğin ve bağımsızlığın ebediyen korunması için bütün gücüyle çalışmaktadır. Ülkemizin laikliğini, bütünlüğünü, halkımızın refahını ve egemenliğini sağlama yolunda senin tespit ettiğin ilkelerini simgeleyen altı okunuz bize ışık tutmaya devam ediyor.

Kimsesizlerin kimsesi olan Cumhuriyet Halk Partisi yoksullukla, yolsuzlukla ve cehaletle mücadelede öncü görevini sürdürmektedir.

Cumhuriyet Halk Partisi ülkemize, Cumhuriyet'imizin temel değerlerine, yüksek yargı kurumlarımıza yurt içinden ve yurt dışından gelen baskılara karşı yüksek bir vatanseverlik olgunluğuyla mücadele etmektedir.

Eserlerini ebediyete yaşatacağız.'' Öymen, Özel Deftere yazdıklarını yüksek sesle törene katılanlara da okudu.

İNÖNÜ'NÜN MEZARINA ÇELENK-

Genel Başkan Yardımcısı Öymen başkanlığındaki CHP il başkanları, daha sonra 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün mezarına da çelenk koyarak saygı duruşunda bulundular.

DENİZ BAYKAL SALONA GELDİ

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, partisinin 32. Olağan Kurultayı'nın yapıldığı Atatürk Spor Salonu'na geldi.

Atatürk Spor Salonu ön kapısında makam aracından inerek protokol girişine beraberindekilerle yürüyen Baykal'ı dışarda bekleyen partililer, ''İnadına Baykal, inadına sol'' sloganlarıyla karşıladılar. Baykal'ın salona girişi sırasında kalabalık nedeniyle izdiham yaşandı.

Beraberinde Genel Sekreter Önder Sav ve il başkanlarıyla birlikte saat 11.00'de salona giriş yapan Baykal, salonu turlayarak delegeleri ve partilileri selamladı.

Baykal'ın salona girişi sırasında 10. Yıl Marşı çalındı. Delege tribününde oturan genel başkan aday adayı Samsun milletvekili Haluk Koç'un da salonu turlarken önünden geçen Baykal'ı alkışladığı görüldü.

DENİZ BAYKAL: TÜRKİYE YOL AYRIMINDA

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Türkiye'nin siyasi bakımdan bir yol ayrımına geldiğini savunarak, ''Atatürk Cumhuriyetinin, laik Cumhuriyetin temellerinin bozulmasına seyirci kalmak istemiyoruz. Bu çok temel bir noktadır'' dedi.

Baykal, Atatürk Spor Salonu'nda gerçekleştirilen CHP'nin 32. Olağan Kurultayı'nda yaptığı konuşmada, dışarıdan bakıldığında, kurultayın, ''formalite icabı bir araya gelmiş olan insanlar'' olarak değerlendirebileceğini belirtti.

''Siz Türkiye'ye sahip çıkmak için buradasınız'' diyen Baykal, bir formaliteyi yerine getirmek için değil Türkiye'nin sahipsiz olmadığını herkese göstermek için burada toplandıklarını söyledi.

Salondakilere, ''Türkiye nasıl kuruldu, kimlerle mücadele edildi de kuruldu siz bunu en iyi bilenlerdensiniz'' diye seslenen Baykal, Türkiye'nin siyasi bakımdan bir yol ayrımına geldiğini savundu. Baykal, şöyle konuştu:

''Türkiye'nin nasıl bir yol ayrımında olduğunu anlamalı ve geleceğe yönelik ne yapmamız gerektiğini bilmeliyiz. Türkiye siyaseti bir krizin içine girmiştir ve bunun somut göstergeleri ortadadır. İktidardaki parti Anayasa Mahkemesi'nin alacağı kararı bekliyor. Bu, kriz halidir. Dışarıdan, içeriden Türkiye'ye bakanlar Türkiye'nin yarınının nasıl olacağının belirsizliğini özellikle vurgulamaktadırlar. Laik bir Cumhuriyet olarak mı devam edecek yoksa ılımlı bir İslam devletine mi dönüşecek? Yabancı çevreler 'Türkiye hem laik hem demokratik olamayacak, anlaşıldı' demeye başlamışlardır. Laiklik ile demokrasi arasında tercih yapma çağrısında bulunmaya başladılar. Bu bizim 80 yıllık geçmişimizde ulaşmayı amaçladığımız nokta değildir. Bunu doğal karşılamak mümkün değildir. Türkiye, böyle gidemez. Böyle giderse, siyasi sistemin temellerinden bazılarını feda etmek zorunda kalırsa, bu, geleceğin Türkiye için çok karanlık olması anlamına gelir. Bunu kabul edemeyiz ama gelinen nokta bu olmuştur. Türkiye bu noktaya göz göre göre gelmiştir. Bunu önlemek için elimizden gelen her çabayı sergiledik. Şimdi bunun toparlanması lazım. Türkiye'nin, siyasetin bu yol ayrımından çekilerek net, açık siyaset zeminine çekilmesi lazımdır.

Siyaset zeminimizi kaptırmak istemiyoruz. Atatürk Cumhuriyetinin, laik Cumhuriyetin temellerinin bozulmasına seyirci kalmak istemiyoruz. Bu çok temel bir noktadır.

Türkiye'nin, yeniden hem laikliğin hem Cumhuriyetin hem demokrasinin hem halkın en iyi, örnek insanlar olarak inançlarını, dinini özgür olarak yaşayabildiği bir ülke olduğunu dünyaya göstermemize ihtiyaç vardır. İnançlar özgürce yaşanacak, İslamiyet'in en güzel yaşandığı ülke olmaya Türkiye devam edecek. Hepimiz inancımızı yaşayacağız ama devletimiz laik bir cumhuriyet olmaya devam edecek. Bu bütünlüğü korumak zorundayız. Şimdi bir kez daha sıkıntı başladı. Türkiye bu konuyu laiklikten vazgeçerek çözemez. 'Bırakın Cumhuriyetin temel ilkelerini, yüzde 47 oy ile istediğimizi yaparız, bu demokrasinin icabıdır' diyenlere 'hayır' diyoruz.''

Başbakan'ın bazen ''eğer millet istemiyorsa laiklik mi olurmuş'' dediğini, bugün ise Başbakan'ın ''laikliği bu millet benimsemiştir'' dediğini savunan Baykal, laikliğin Türkiye için en temel siyasi ilkelerden birisi olduğunun tartışma götürmeyeceğini ifade etti. Baykal, ''Bununla ilgili Türkiye'de bir sıkıntı olduğu açıktır. Onun için 'Türkiye Malezya mı olacak' diye yazılıyor. Başbakan 'milletimizin ezici çoğunluğu laikliği benimsemiştir' diyor, evet, aynı görüşteyim ama bu laiklik problemi nereden çıkıyor peki? Milletimiz çıkarmıyor o milletin oyunu alan siyaset adamlarından çıkıyor. Türkiye'de bu sorunu gündeme getiren halk değil siyasetçidir'' dedi.

-EKONOMİ-

Konuşmasında ekonomiye de değinen Baykal, ekonomide bu gidişin devam etmesi halinde ''ekonomik refaha değil, tam tersine sıkıntılı bir noktaya gidileceğinin'' açık olduğunu ileri sürdü. Baykal, ''5 yıllık uygulamanın sonucunda ekonomik büyüme tökezlemeye başlamış. Ekonomik büyümesini sağlayamıyor. En önemli konu ekonomik büyüme. Nüfusumuz hızla artmaya devam ediyor. Ekonomi maalesef izlenen politikalarla büyüyemez hale dönüşmeye başladı'' diye konuştu.

2004'den itibaren büyüme konusunda sıkıntıya girildiğini belirten Baykal, hazır bir ekonomik programı devralarak gelen iktidarın bu programı aynen uyguladığını, 2003 ve 2004 yıllarını bu program ile kurtardığını, ancak bugün sıkıntıların ortaya çıktığını ileri süren Baykal, işsizliğin olağanüstü hızla arttığını, bunun Türkiye'nin en temel sosyal sorunu olduğunu kaydetti.

''Türkiye büyümüyor, kazanç gelmiyor, sermaye artmıyor, sıkıntı giderek artıyor ve derinleşiyor'' diyen Baykal, 2004'den bu yana enflasyonun düşmediğini söyledi.

Enflasyon rakamlarının ''makyajlayarak'' yayımlandığını ileri süren Baykal, Türkiye'deki gıda fiyatlarındaki artışların dünyadaki gıda fiyatları artışlarıyla ilgisinin olmadığını savundu.

Baykal, ''Dünyada fiyatlar yüzde 25 artarken bizde çok fazla artıyor. Niye? Çünkü tarım ve çiftçi desteklenmiyor. Sadece geçen yıl 1 milyon hektar arazi ekim dışında bırakıldı'' dedi.

İktidarın toprağa, çiftçiye, tarıma sırtını döndüğünü ileri süren Baykal, doğrudan gelir desteğinin kalktığını, mazot, ilaç, gübre fiyatlarının hızla arttığını söyledi. Baykal, ''Ondan sonra Türkiye'de sıkıntı başlayınca dışarıdan çok daha pahalıya ithalat yapmaya başlıyor. Yanlış bir politika kararlılıkla uygulanıyor'' dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious