CHP'ye 2. madde hatırlatıldı

CHP'ye 2. madde hatırlatıldı.11551
  • Giriş : 11.02.2008 / 17:48:00

AK Parti Grup Başkanvekili Sadullah Ergin, ana muhalefet partisinin sürekli olarak Anayasa'nın 2. maddesini hatırlattığını belirterek, farklı bir yol denedi ve 2. maddeyi tam okumalarını istedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


AKP Grup Başkanvekili Sadullah Ergin yapımcılığını ve sunuculuğunu Feridun ve Arzu Erdoğral çiftinin yaptığı Hilal TV’de Basında Bugün programına katılarak önemli açıklamalarda bulundu.

- MHP kurmaylarıyla beraber hummalı bir çalışma ile başörtüsü serbestliği sağlayan düzenleme rekor oyla Meclis’ten geçti ve şimdi Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün onayına sunulacak. Bazı rektörlerinde bu konuyla ilgili “Köşkün onaylaması halinde bu yasağın kalkacağını ifade ettiler ve bu manada YÖK Kanunun 17. maddesiyle ilgili bazı tartışmalar gündemde. Bu meyanda neler söylemek istersiniz?

- Tabii bizim yapmış olduğumuz değişiklik Anayasanın 10 ve 42. maddelerinde yapılmıştır. Dolayısıyla bu yapılan değişiklik direkt kılık kıyafet ifadesiyle olmamakla beraber yüksek öğretim kurullarında kanunda açıkça olmadıkça hiçbir sebeple yüksek öğrenim hakkında kimsenin mahrum edilemeyeceği açıkça yazılıdır. Dolayısıyla buradan bir takım çağrımlar çıkabilir.

Bu dediğiniz gibi sonuç olabilir. Tabii yapılmak istenen şey çocuklarımızın üniversitelerde mağduriyetini gidermeye dönük bir çalışmaydı. İnşallah bu konu Türkiye’de bir gerilim yapmaya yönelik bir çalışmalardan vazgeçilir. Hayatın her anlamında çarşısını, pazarını, sinemasını, hastanesini, adliyesini birlikte paylaştığımız ve hiç sorun çıkmadığı başı örtülü, başı açık etle tırnak gibi ayrılmayan toplumun bu kesimini yüksek öğretim kurulunda da ayırmamak için yapılan bu çalışmanın inşallah sükûnetle devreye girmesini yürekten arzu ediyoruz.

- Başbakan Erdoğan’ın da bir açıklaması vardı. “Ben herkesin başbakanıyım” dedi. Bununla ilgili dün basında bir takım açıklamalara dair haberler vardı. “Başbakan herkesin başbakanıysa bunun son günlerde laiklerin endişelerini gidermeye yönelik açıklamalar yapması gerekirdi. Ama MHP’yle birlikte yerel seçimler var diye bu tarz açıklamalardan kaçınıyor” şeklinde bazı gazeteciler bu konuyla ilgili suçlamalarda bulundular bu konuyla ilgili ne söylemek istersiniz?

- Tabii, Başbakan Erdoğan 22 Temmuz akşamı yaptığı konuşmada bize oy verenlerin değil vermeyeninde Başbakanı olacağız 70 milyon insanın haklarını koruyacağız dedi. Kaldı ki Anayasamızın yüklediği görevde bunu emrediyor.

Dolayısıyla Sayın Başbakan Anayasanın kendisine vermiş olduğu görevini de hatırlattı ve aynı zamanda kendi mizacı olarak da böyle davranacağını belirtti. Şimdi demokrasi ve laiklik ile ilgili sürekli bir takım değerlendirmelerde bulunuyorlar. Bakınız Anayasanın 2. maddesinde de belirtilen Türkiye Cumhuriyetini nitelikleri sadece laiklik ön plana çıkartılarak aktarılıyor. Ancak Anayasamızın 2. maddesi Türkiye’nin niteliklerini sayarken demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletinden bahsediyor.

Bunların hepsi Anayasanın 2. maddesinde bulunan hukuk devleti, sosyal devlet, demokrat devlet, laik devlet Anayasa koyucu bunların gerekçesini de açıklamış 82 Anayasasını yapan parlamento laiklik ne anlaşılmasını isterken şunları yazmış madde gerekçesine: Hiçbir zaman dinsizlik anlamına gelmeyen laiklik ise her ferdin istediği inanca, istediği mezhebe sahip olması, ibadetini yapabilmesi ve dini inançlarından dolayı diğer insanlardan farklı bir muamele görmediği anlamına gelir.

Şimdi bu gerekçeyi ortaya koyuyoruz ve parlamentonun koyduğu işe bakınız. Dini inancına göre farklı bir muamele ortaya koymamak ama bu şuana kadar tam tersi vardı öğrencilerimizden bazıları kendi bireysel inançlarınca kendi kanaatlerince ve kıyafetleri gereği farklı muameleye tabii tutuldular. Bunun tutulmaması anlamına gelir.

Laiklik Anayasa koruyucu anayasa koyucusu bunu böyle açıklıyor ve böyle yazmış. Dolayısıyla laiklik kavramlarını değiştirilerek herkes kendi yorumunu katarak anayasanın 2. maddesiyle alakası bile olmayan 10 ve 42. maddesinin değiştirilmesini bunla ilgili irtibatlandırılması hiç de doğru değil. Bu açıdan anayasamızın şekil ve anlayış bakımından ruhunu incitici ihlal edici hiçbir şey yapılmış değildir.

- Çözümsüzlük üzerinden siyaset yaptığı söyleniyor yıllardır CHP’nin ve şimdi de Anayasa Mahkemesine bu kanunun iptali için başvurması söz konusu CHP’nin tavrını nasıl değerlendiriyorsunuz?

- Şimdi tabi seçim önceleri ayrı seçim sonrası ayrı tavır takınılmaz bizim yıllardır bakış açımız ve sözümüzde söylememizde bu istikamette olmuştur. 2002 seçimlerinden 40 gün önce 2002 Eylülünde Sayın Baykal’ın bir beyanı var “Başörtü problemini ben çözerim” diye. Bu hürriyet gazetesinde de manşete taşınmıştır.

Hürriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni ve yazarlarıyla bir mülakatında bunları söylemiştir. Baykal velev ki 2002 seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi iktidara gelmiş olsaydı. Sayın Baykal bu işi nasıl çözecekti o gün nasıl çözecektiyse. Biz her zaman söylüyoruz getirsin teklifini biz tekliflere açığız. Biz kendisine yardımcı olalım bunu hayata geçirelim.

Seçimlerden önce bu bir sorundur bunu ben çözerim diyor seçimden sonra laiklik diyip bu bir tavır koymaktır. Bu konuyu istismar etmektir bu konuyu hakeza 2007 seçimleri öncesinde seçim meydanlarında başörtü dağıtıp otobüslerin üstüne başörtülü resimler asma veya kapalı kıyafetler resmi asarak oy istemek ve seçimden sonra da adeta bunla mücadele etmek hakikaten yakışık kalmayan davranıştır.

Budur istismar etmek budur kullanmak budur samimi olmamak. Ama baktığımızda öteden beri AK Parti’nin çizgisi bellidir bu uygulanan yasağa karşı koydu tavır bellidir, söylemi bellidir. Kurumsal ve toplumsal mutabakat arayışımız ile bu konuyu çözmemiz öteden beri devam eder.

Şuanda parlamentoda her 5 milletvekilinden dört tanesinin oyunu alan bir madde oldu yüzde 80’e varan bir değişiklik söz konusu evet oyu anlamında seçmen bağlamında da bakınız bu maddeye oy veren siyasi partilere bakınız
Dört gruptan üç tanesi destek vermiş. 22 Temmuz seçimlerinde oy dağılımına bakarsanız yüzde 73,5 yüzde 74 oy oranına sahip seçmen desteği bu değişiklik desteğinin arkasında bulunuyor. Dolayısıyla kurumsal ve toplumsal mutabakatta önemli yol kat edilmiştir. Ama ümit ediyorum ki Türkiye’de biz bunu aklı selim sağ duyguyla ve gerçekten toplumun hiçbir kesiminin rahatsız olmayacağı tavırla ve şekille tatbikata sokabiliriz temennim bu.

HABER7

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious