Çiçek, Merkez Bankası'nın taşınmasını değerlendirdi

Çiçek, Merkez Bankası'nın taşınmasını değerlendirdi.10525
  • Giriş : 20.01.2008 / 19:08:00
  • Güncelleme : 20.01.2008 / 19:45:21

Başbakan Yardımcısı Çiçek: "Büyük kazanda bir şey yoksa, ne Ankara'da olmasının anlamı var ne İstanbul'da"

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, hükümetin eylem planında demokrasi ve hukuk standartlarının yükseltilmesi ile ilgili 8 madde bulunduğunu hatırlatarak, "Yaşadığımız tartışmalara baktığımız zaman demokratik standartlar açısından almamız gereken epey mesafe var." dedi. Çiçek Merkez Bankası'nın taşınması ile ilgili olarak da, "Eğer büyük kazanda bir şey varsa, küçük kazanlara da düşer. Büyük kazanda hiçbir şey yoksa, Türkiye batıyorsa ne Ankara'da olmasının bir anlamı var, ne İstanbul'da olmasının bir anlamı var. Meseleye biraz böyle bakmak lazım gelir." yorumunu yaptı.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, geçmiş hükümetlerin popülist yaklaşımlarını eleştirdi. Buna bir örnek olarak, Türkiye'de 1991 yılında emeklilik yaşının 38'e indirilmesini veren Çiçek, 200 bin kişinin erken emekli olduğunu ve yerlerine belli kişilerin yakını ya da akrabası olan 400 bin kişinin istihdam edildiğini söyledi. 2008 bütçesinde sosyal güvenlik açıklarına ayrılan payın, yatırıma ayrılan bütçenin 3 katı olduğunu ifade eden Çiçek, "Eğer devlet, adam gibi yönetilseydi, o gün popülizme, dalkavukluk, kepazelikler yapılmasaydı, yatırıma 38 milyar YTL, sosyal güvenlik açıklarına 12 milyar YTL ayrılırdı... O zaman daha çok yol, fabrika yapardınız. Nelerden şikayetiniz varsa, devlet bütçesinden oralara daha fazla kaynak ayırırdınız. Niye olmadı? Bir yıllığına, bir seçimi kurtarmak için yapılan yanlışın faturasını 2007'de, 2008'de fevkalade ödüyoruz." dedi.

Salondaki partililere seslenen Çiçek, siyaseten verilecek kararların, ülke ekonomisini ya da başka unsurları zora zokacak ise, "vatansever kişiler olarak o yanlışın yapılması, o kararların alınmaması gerektiğini" vurguladı. Çiçek, "Bugün hem siyaseten doğru karar vermek zorundayız hem de ekonomik olarak. Hatta ekonomi neyi gerektiriyorsa onun icabına uymalı." ifadesini kullandı.

Ankara Bala depremini hatırlatan Çiçek, afette kaç binanın hasar gördüğünü tespit eden 3 birimin bulunduğuna dikkat çekti. Çiçek, "Sivil Savunma ayrı gidiyor, Afet İşleri Genel Müdürlüğü ayrı gidiyor, Acil Durum yönetiminden arkadaşlar ayrı gidiyor... Ortada dolaşan çok ama iş ortada dönüyor... Neden 3 başlı olsun da tek başlı olmasın. Bu işte toplam olarak istihdam edilmesi gereken adam sayısı 183. Hadi bilemediniz 200 kişi. Şimdi kaç kişi çalışıyor? 815 kişi. Geri kalan 615 kişinin yaptığı iş ne? Aldığı maaş karşılığı ortaya koyduğu iş ne?" şeklinde konuştu.

Çiçek şöyle devam etti: "Ama tüm bunları kapattığın anda kıyamet kopuyor. Niye, bir kısmının genel müdürlüğü gidiyor. Genel Müdürlüğün gitmesi kolay bir şey değil. Cennetten köşk gidiyor. Araçları, lojmanı, sekreteri var... Bunlar gidiyor ama istiyorsanız 5 genel müdürlükte biz kuralım. Peki bu 600 kişi ne olacak. 600 kişi hiçbir iş yapmadan para alıyor. Şimdi biz bunları yapalım mı, yapmayalım mı? Siyaseten onu mu yapalım, bilimsel olarak bunu mu yapalım."


"MERKEZ BANKASININ TAŞINMASI YARIN, ÖBÜR GÜN OLACAK BİR KONU OLARAK GÜNDEMDE DEĞİL"


"Lafı Merkez Bankası'na getirmek için bu kadar dolaştırdım." diyen Çiçek, "Önce bir kilogram, bin gram diye anlaşalım... Ben Ankara milletvekiliyim, siz de Ankara teşkilatındansınız. Tabloya, siyaseten baktığınızda çakıl taşımızı bile kimseye vermemeliyiz. Ama ülke için doğru olan neyse... Eğer bu ikisi üst üste çakışıyorsa hem siyasetin gereğini yapmış oluruz, hem de ekonominin gereğini yapmış oluruz. Bunları oturalım konuşalım. Ama doğru bir mantık ile konuşalım. Eğer farklılık gerektiriyorsa da o zaman işin doğru olanını yapmak mecburiyetindeyiz. O yüzden meseleye böyle bakmalıyız. Henüz Bakanlar Kurulu'na gelmiş değil. Sayın Başbakanımızın bu konuda açıklaması var. Ama henüz yarın sabah, öbür gün olacak bir konu olarak gündemde değil. Ama belli ki, Türkiye büyüyen bir ülke, dünya çapında önemli bir ülke. İstanbul önemli bir vilayet. Yabancı sermayenin, finans merkezlerinin olması bakımından birçok konuda değişik yönlerden değerlendirmeler yapılıyor. Eğer büyük kazanda bir şey varsa, küçük kazanlara da düşer. Büyük kazanda hiçbir şey yoksa, Türkiye batıyorsa ne Ankara'da olmasının bir anlamı var, ne İstanbul'da olmasının bir anlamı var. Meseleye biraz böyle bakmak lazım gelir." şeklinde konuştu.


"DEMOKRATİK STANDARTLAR AÇISINDAN ALMAMIZ GEREKEN EPEY MESAFE VAR"


Hükümetin eylem planına değinen Çiçek, planın 145 faaliyetten ibaret olduğunu söyledi. Çiçek, bu 145 faaliyetin gelecek seçimlere kadar gerçekleştirilmesi gerektiğini kaydetti. Çiçek, her bakanlığın üzerine düşen görevi, orta sağada top gezdirmeden yerine getirmesi gerektiğini dile getirdi.

Eylem planında demokrasi ve hukuki standartların yükseltilmesi ile ilgili 8 faaliyetin olduğunu kaydeden Çiçek, "Demokrasiye geçeli şu kadar oldu ama, gazete manşetlerine, yaşadığımız tartışmalara baktığımız zaman demokratik standartlar açısından almamız gereken epey mesafe var." dedi.

(CİHAN)

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious