Çiçek: '301 de değişiklik yapılabilir'

  • Giriş : 28.01.2007 / 00:00:00

Adalet Bakanı Cemil Çiçek, 301. madde ile ilgili gerekirse değişiklik yapılabileceğini belirtti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


301 ile ilgili düzenlemelerin ceza kanunu ile ilgili olduğunu söyleyen Çiçek, "Biz bu konu ceza hukukçuları arısında tartışılsın isterdik. Ancak hemen -hukuki kısım, evveliyatı, gelişmesi, hangi tarihte ne tip bir değişiklik yapıldığı ve geldiğimiz değişiklikler neyin sonucudur- bunlar gözardı edilerek siyasi bir zemine kaydı." dedi.

Adalet Bakan Cemil Çiçek, Kocatepe Kültür Merkezi'de düzenlenen AK Parti Ankara İl Başkanlığı'nın Ocak ayı İl Danışma Meclisi Toplantısı'na katıldı. Burada bir konuşma yapan Bakan Çiçek, 301. madde ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Çiçek, 1 Haziran 2005'te yürürlüğe giren 301. maddenin karşılığı olan hükmün Türk Ceza Hukuku'na 1936'da girdiğini hatırlatarak, "1936 da Türk Ceza Hukuku sistemine girmiş, o günden beri uygulama alanı olan bir maddeyi konuşuyoruz. Halbuki bugünkü tartışmalara bakarsanız, -sanki ilk defa bu hükümet döneminde geldi, bugün var, ilk defa bu dönemde çıktı- demek ki yarım yüzyıldan fazla uygulaması olan, yürürlükte olan bir madde. Biz getiriyor değiliz." diye konuştu.

Anayasa'nın ilk üç maddesi ve 174. maddesinin değiştirilmesinin teklif dahi edilemeyeceğini hatırlatan Çiçek, "Hukuk teorisi açısından baktığımızda bunun dışındaki her türlü hukuki metin değiştirilebilir. Bu hukuki gerçektir. Böyle olduğu içinde bunu bilen bizler, 301. maddede değişiklik yapılamaz, şeklindeki bir görüşün sahibi asla olmadık." dedi.

Bu düşüncenin daha önce gerek kendisi gerekse Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından da ifade edildiğini söyleyen Çiçek, "Kanun 1936'dan günümüze gelinceye kadar 8 defa değişmiştir. Bunun son ikisini bu hükümet değiştirmiştir. Son ikisini bu hükümet değiştirdiğine göre bu madde 'değişir mi değişmez mi?' şeklindeki bir tartışmanın tarafı biz olamayız. Değişmesi gerekiyorsa bu madde değişebilir." şeklinde konuştu.

2003 Temmuz ayında Dışişleri Bakanlığı ve AB Genel Sekreterliği'nin ilgili AB makamları ile görüşmeleri sonucunda belli değişiklikler yapıldığını aktaran Çiçek, "Deniyor ki, 159. maddede bir değişiklik yapmak gerek: Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları, sadece Meclis, Cumhuriyet ve Türklüğü aşağılama fıkrası ile sınırlı kalmamalı. Aynı zamanda yargı organları, emniyet, askeri teşkilatı aşağılama için de geçerli olsun. Bizden istenen değişiklik budur. Herkes2003 teki tartışmaları unuttu. Herkes 2007'nin Ocak'ına bakarak meseleyi değerlendiriyor." ifadesini kullandı.

"301 İLE İLGİLİ SUÇ İŞLENDİ İDDİASI VARSA, BUNUN SİYASETLE İLGİSİ OLAMAZ"

Türkiye'de uzun süreden beri, yargının siyasallaşmaması konusun da bir ikilem yaşandığını söyleyen Çiçek şöyle devam etti: "Siyaset yargıdan elini eteğini çekmelidir. Nasıl çekmelidir. Adalet Bakanı'na verilen yetkiler, Bakan'dan alınmalıdır. Peki nasıl alınacak? İşte şimdiki 301'in karşılığı, 159. madde. Önceden, bu suçlarla ilgili olarak suç işlendiği kanaati varsa, Adalet Bakanı'nın iznine tabiydi. Adalet Bakanı -ben izin vermiyorum deseydi- suç olsa dahi o dava görülmüyordu. İzin verdikten sonra yargılamanın geri kalan kısmı devam ediyordu. Yargının siyasallaşmaması için Adalet Bakanı'nın bu yetkisinin ortadan kalkması istendi. Bir taraftan o zaman öyle söylendi, ne zaman ortalık karıştı aynı çevreler -Adalet Bakanı nerede?- demeye başladılar. Adalet Bakanı burada Türkiye'de görevinin başında. Ama siz demediniz mi, siyaset yargıya karışmasın. Bir hukuki konu varsa, Adalet Bakanı'nı niye ilgilendiriyor? Hakimler, savcılar incelesin. Bugün, bizim Cumhurbaşkanı'na hakaret dışında, şu dava açılsın ya da açılmasın deme hakkımız yok... Müdahaleyi ortadan kaldırmak adına, hukuk devleti adına bunlar yapıldı. Sonra Türkiye zaman zaman sıkıntıya girip, uygulamada bir kısım hatalar çıkınca -Adalet Bakanı nerede, hükümet nerede- demeye başladılar. Benim kamuoyundan istediğim şudur siz nerede duruyorsunuz, nerede durmanız gerekiyor. Ya izine tabii tutarsınız, o zaman siyaset yargıya müdahale eder şeklindeki itirazlarınızı geri tutarsanız ya da bugün olduğu gibi izine tabii değildir. Hatası ile sevabıyla yargının önüne gelmiş bir konudur. Hatası da sevabı da yargıya aittir. Dolayısı ile 301 anlamında bir suç işlendiği iddiası varsa, bunun siyasetle bağlantısı o anlamda olmaması gerekir."

301. madde ile ilgili düzenlemenin Ceza Kanunu ile ilgili olduğunu dile getiren Çiçek, "Biz bu konunu ceza hukukçuları arısında tartışılsın isterdik. Ancak hemen hukuki kısım, evveliyatı, gelişmesi, hangi tarihte ne tip bir değişiklik yapıldığı, ve geldiğimiz değişiklikler neyin sonucudur. Bunlar gözardı edilerek hemen siyasi bir zemine kaydı. Biz 2003 de AB ile konuşarak bu değişiklikleri yaptık. Bu değişiklikleri AB'de olumlu buldu. Olumlu bulduğu için Türkiye müzakere sürecine başladı." dedi. Çiçek, konunun hukuki olarak değerlendirilmesi sonucunda ortak bir noktanın bulunabileceğini söyledi.

"BENZER UYGULAMA AVRUPA ÜLKELERİNDE DE VAR"

Çiçek, benzer uygulamaların pek çok Avrupa ülkesinde de bulunduğunun altını çizdi. Almanya, İtalya ve İspanya Ceza Kanunlarından 301. madde hükmüne karşılık gelen maddeleri okuyan Çiçek, "Yani bize has bir düzenleme değil, benzerleri Batı ülkelerinde de var." ifadesini kullandı. Çiçek, söz konusu maddenin Batı'da uygulama alanı olmadığı yönündeki iddialara da yanıt verdi. Almanya'da 2004 yılında söz konusu madde ile ilgili 72; İtalya'da 2000 yılında 21, 2001'de 31, 2002'de 22, 2003'te 5, 2004'te 28 mahkumiyet kararı bulunduğunu hatırlatan Çiçek, "Hollanda'da 2004 yılında 240, 2005'te 274, 2006 Ekim ayına kadar ise 287 dava açılmış. Bu davaların 2004 yılında 134'ü, 2005 yılında 146'sı, 2006 yılında ise 139'u cezai yaptırımla sonuçlanmış." dedi. Çiçek, hiçbir ceza konusunda uygulanamaz hükümlerin bulunmayacağını vurguladı.

"301 KONUSUNDA TOPLUM 3'E BÖLÜNDÜ"

Toplumun 301 konusunda 'değiştirilsin, kalsın, kalksın' şeklinde 3'e bölündüğünü kaydeden Çiçek, bazı kesimlerin 'yasanın virgülüne bile dokunulmasın, ceza miktarları da arttırılsın' görüşünü savunduğunu aktardı. Bu yönde toplam 236 kişinin Bakanlığa müracaat ettiğini açıklayan Çiçek, konuyla ilgili aynı alanda görev yapan meslek gruplarından dahi farklı görüşlerin yükseldiğine dikkat çekti.

"Kimse topu taca atmasın" diyen Çiçek, madde ile ilgili görüş sahiplerinin yazılı olarak düşüncelerini kendisi ile paylaşmasını istedi. Çiçek, "Kim neyi, nasıl, ne şekilde değiştirmek istiyorsa, biraraya gelip ortaya koymalı... Bunların hepsini ayrım yapmadan, ortaya konulmuş düşünceler olarak kabul eder değerlendiririz." dedi.

301. maddenin temel değer ve kurumları koruduğunu vurgulayan Çiçek, konuyla ilgili mutabakat sağlanması gerektiğini aktardı. Çiçek aksi halde, "bireysel ve siyaseten bir tür kaşımalara, huzursuzluklar" doğabileceğini söyledi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious