Çiçek’in türküleri sustu

  • Giriş : 27.04.2006 / 00:00:00

Türk halk müziği, günümüzün en büyük saz ve söz ustasını yitirdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Önceki gece saat 02.00’de Kartal SSK Hastanesi’nde ölen ozan, uzun süredir tedavi görüyordu. Hastalığı sebebiyle zor günler geçiren Çiçek, geçtiğimiz ay CRR’de düzenlenen moral gecesine katılmış ve sevenlerine son kez türküler söylemişti. Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürü Bayram Bilge Tokel’in girişimiyle düzenlenen gecede genç nesilden pek çok sanatçı programa katılarak Çiçek’e moral vermişti.



Ali Ekber Çiçek için dün, Esentepe’deki Kartal Cemevi’ndeki törenin ardından 45 yıl önce ses ve bağlama sanatçısı olarak girdiği İstanbul Radyosu’nda da bir tören düzenlendi. Törene, Arif Sağ, Ümit Tokcan, Mustafa Keser ve Hasan Subaşı’nın da aralarında bulunduğu çok sayıda sanatçı, Çiçek’in sevenleri ve dostları katıldı. Ali Ekber Çiçek, bugün vasiyeti üzerine Balıkesir’in Edremit ilçesine bağlı Tahtakuşlar köyü mezarlığında toprağa verilecek.



1935’te Erzincan’ın Ulular köyünde dünyaya gelen Ali Ekber Çiçek, 1939 Erzincan depreminde babasını yitirdi. Küçük yaşlarda bağlama öğrendi. İlkokuldan sonra maddi imkansızlıklar sebebiyle eğitimine devam edemedi. Hayatını sürdürebilmek için pek çok işte çalıştı; fakat müzikten hiçbir zaman kopmadı. Müzik aşkı ağır basınca İstanbul’a giderek pek çok halk müziği sanatçısıyla tanıştı. Askerlikten sonra TRT’nin açtığı sınavı kazandı ve Muzaffer Sarısözen döneminde TRT Ankara Radyosu’nun Yurttan Sesler Korosu’na girdi. Başta ‘Haydar Haydar’ olmak üzere Türk halk müziğine çok sayıda unutulmaz türkü armağan eden bağlama virtüözü ve derlemeci Ali Ekber Çiçek, sanat hayatı boyunca 400’den fazla türkü derledi. Halk müziğinin geniş kitlelere ulaşmasını sağlayan ozan, birçok ülkede verdiği konserler ve üniversitelerdeki sohbetlerle Anadolu’nun sesini dünyaya duyurdu. “Gerçekleri göstermek, gerçeğe kavuşmak ve gerçeği olduğu gibi insanlara anlatmak için çalışmış bir insanım. Cahilden uzak, kâmile yakın oldum; büyüklerime saygı ile, küçüklerime sevgiyle yaklaştım. Konuşulan her kelâmı ibadet gibi dinledim, kimseyi acizlik ve bilgisizlikle itham etmedim... Bu icraatım boyunca hiçbir maddi menfaat sağlamadan, insanların duygularını sömürmek gibi bir yanlışlığa meydan vermedim.” diyen Ali Ekber Çiçek, yalnız türküleriyle değil, kişiliği ile de kendisinden sonraki kuşaklara örnek oldu.



HERKESİN USTASIYDI



Bayram Bilge Tokel: Ali Ekber Çiçek, Türk halk müziği kültürünün ve o kültürün en değerli enstrümanı bağlamanın günümüzdeki en usta temsilcisiydi. Teknik, ses, repertuar ve yorumu ile nev-i şahsına münhasır bir kimlikti. Türkü ile ilgilenen herkesin örnek aldığı Çiçek, Alevi-Bektaşi müzik ve edebiyatının anlaşılmasında çok önemli bir görevi yerine getirdi.



Şükriye Tutkun: Birçok büyük tanıdım ama onun yeri ayrıydı. Bana kızı gibi davranır, her gördüğünde alnımdan öperdi. Halk müziği sanatçıları zaten az, onlar da tek tek gidiyor. Gönül, ölmeden önce kıymetlerinin bilinmesini ister. Keşke değerini bilseydik. O, sazıyla sözüyle tam bir halk adamıydı.



Cengiz Özkan: Büyük bir çınarı kaybettik. Halk müziğinin en büyük taşıyıcılarından biriydi. Söyledikleri, söylemek istedikleri bundan sonra inşallah anlaşılır. O bir mâna insanıydı. Maddeyle, parayla, pulla işi yoktu. “Mâna önde gider, madde arkadan onu takip eder derdi. Başımız sağolsun.



Fatih Kısaparmak: Halk müziği bir ulu çınarını daha yitirdi. Türküleri yetim kaldı fakat Anadolu’muz sonsuza dek onları bağrında yaşatacak. Ozanımız ölmedi, çünkü ozanlar ancak unutuldukları gün ölür. Biz onu hiç unutmayacağız.



Erkan Oğur: Başımız sağolsun.





Unutulmaz türkülerin sahibi



Ali Ekber Çiçek, halk müziğine ‘Böyle İkrarınan Böyle Yolunan, Bunca Olan Emeğimi, Derdim Çoktur Hangisine Yanayım, Ey Erenler Akıl Fikir Eyleyin, Gönül Gel Seninle Muhabbet Edelim, Gurbet Elde Bir Hal Geldi Başıma, Haydar Haydar gibi yüzlerce eser kazandırdı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious