Çiğköftenin patentini alıyorlar

  • Giriş : 29.06.2006 / 00:00:00

Güneydoğu'nun birçok ilinde paylaşılamayan çiğköftenin patentini Şanlıurfalılar alıyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Yaklaşık 5 yıl önce Şanlıurfa Belediyesinin müracaatları doğrultusunda isotun patentini alan Şanlıurfalılar, bu kez de çiğköfteyi kendisinin dışındaki Doğu ve Güneydoğu ilerine kaptırmak istemiyor. Şanlıurfalıların sofrasında tadımlık da olsa mutlaka bulunan çiğ köftenin patentini almak için Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığının 3 ay önce harekete geçtiği bildirildi. Patent Enstitüsüne gerekli müracaatı yaptığı bildirilen Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı, önümüzdeki günlerde çalışmaların sonuçlanmasını bekliyor. Tarım İl Müdürlüğü'nün laboratuarlarında ise çiğköfte ile ilgili gerekli analizlerin tamamladığı bildirildi.

Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası'nın Patent Enstitüsü'ne müracaat ettiğinden haberdar olan Şanlıurfalı Ahmet Karataş geç kalınmış bir müracaat da olsa patentini almamız sevindirici olur" dedi.

Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Halit Andaç ise çiğköftenin insan sağlığını olumsuz yönde etkilemeyecek şekilde tüketilmesi gerektiğini belirtti.

Çiğköftenin ünü yurt dışına kadar sıçrarken Elazığlı tornacı Ahmet Arslan, İstanbul'da 600 milyona satın aldığı minibüste yoğurduğu çiğköfteyle 'fabrikatör' olmuştu. Geçtiğimiz günlerde Türkçe olimpiyatı için Türkiye'ye gelen 85 ülkeden 355 çocuktan, Afrikalı öğrenciler çiğköfte yoğurup sıra gecesi yapmıştı. Türkiye Büyük Millet Meclisine kadar giren çiğköfte bir ara meclis tavanına bile atılıp yapıştırılmıştı.

ÇİĞKÖFTENİN MALZEMESİ

8 kişilik için yapılacak çiğ köfte için 4 su bardağı köftelik bulgur, 500 gram dövülmüş (veya mikserde çekilmiş) yağsız kara et, 6 yemek kaşığı kuru isot (biber), 1 tatlı kaşığı tuz, biraz karabiber , 8-10 adet yeşil soğan, 1 kuru soğan, 1 demet maydanoz, 1 tatlı kaşığı salça kullanılır.

ÇİĞKÖFTENİN YAPILIŞI

Yeşil soğan ve maydanoz yıkanıp incecik doğranarak çiğköfteye karıştırılmak üzere bekletilir. Daha sonra özel olarak yaptırılmış köfte leğenine , tuz , kuru isot (biber) kara biber, salça, et, doğranmış kuru soğan ve sarımsak alınarak yoğrulmaya başlanır. İyice karışınca çiğköftelik bulgur yavaş yavaş alınarak yoğrulmaya devam edilir. Leğendeki malzemeler çok az su ile yavaş yavaş bastırarak bulgur yumuşayıncaya kadar yaklaşık 45 dakika yoğrulur. Kıvamına gelinceye kadar yoğrulan çiğköfteye daha önce doğranarak hazırlanmış maydanoz ve soğan karışımı eklenir, hafifçe ezilerek toparlanır. Avuç içi halinde sıkım yapılarak tabaklara konulur. Tabağın etrafı marul, salatalık, nane semiz otu ve turpla bezenerek servis yapılır. Çiğköftenin yapımına başlanmasından yoğrulmasına ve sofraya gelişi yaklaşık 1 saati alır.

ÇİĞKÖFTENİN PÜF NOKTALARI

Sert bulgurla yapılan çiğköfte güzel olur

Bulgur çiğköfte yapılamadan evsilerek içindeki kepekler ayıklanmalıdır.

Çiğköftede mutlaka Şanlıurfa isodu (pul biberi) kullanılmalıdır.

Çiğköfteye konulacak kara etin içindeki sinirler çok iyi temizlenmelidir.

Kara et dövülerek veya mikserde macun gibi oluncaya kadar çekilmelidir.

Çiğköfte az yoğrulursa bulguru sert kalır, çok yoğrulursa hamur olur.

Çiğköfte az su alınarak yoğrulmalıdır.

Yazın Çiğköfte yoğrulurken buz kullanılmalıdır.

Çiğköfte yoğrulduktan hemen sonra yenmelidir.

Çiğköftenin yanında içecek olarak ayran verilmelidir.

ÇİĞKÖFTE'NİN DOĞUŞ ÖYKÜSÜ

Rivayetlere göre çiğköftenin doğuş öyküsü, Hz. İbrahim (S.A.S) dönemine dayanıyor. Hz. ibrahim, devrin kralı Nemrud'un putlarını kırarak, Allah'ın varlığına inanmaya davet edince Nemrut öfkelenir ve Hz. İbrahim'in ateşe atılmasını emreder. Böylece büyük bir ateş yakmak üzere yöredeki bütün odunlar toplanır. Nemrut evlerde ateş yakmayı da yasaklar. Halk ateş yakmadan nasıl yemek yapacağını düşünür durur. İşte bu günlerde bir Urfalı avcı, avladığı ceylanı eve getirerek hanımından yemek yapmasını ister. Hanımı, evde odun bulunmadığını Nemrudun evlerde ateş yakılmasını yasakladığını söyler. Avcı, çocukların aç kalmaması için hanımından bir çare bulmasını ister. Bunun üzerine evin hanımı, ceylanın budundan yağsız et çıkararak bir taş üzerinde başka bir taşla döverek ezmeye başlar. Sonra ezilmiş eti bulgur, biber ve tuzla karıştırarak yoğurur, bahçesinden topladığı yeşil soğan ve maydanozla karıştırarak sofraya getirir. Böylece o leziz ve tadına doyulmaz "çiğköfte" meydana gelir. Hz. İbrahim'in ateşe atıldığı yıl ortaya çıkan çiğköfte, bir yemek çeşidi olarak o günden günümüze kadar gelir.

ÇİĞKÖFTE'NİN TÜRKÜSÜ

Çiğköfte başımın tacı

Ayran onun ilacı

Tez yoğur gelin bacı

İllede canım çiğküfte


Küfte getti Bağdada

Ayran yetiş imdada

Bitirdiyiz dada dada

Bize yokmu çiğküfte


Çiğküftenin bulguru

Bogazdan enmez kuru

Bacı ayranın duru

İllede yerim çiğküfte


Çiğküfteyi yoğuran

Kimdir seni doğuran

Bol ayran taze soğan

Canım ister çiğküfte

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious