Çin depremi Marmara'yı etkiler mi?

Çin depremi Marmara'yı etkiler mi?.15314
  • Giriş : 31.05.2008 / 20:17:00

İTÜ Maden Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Naci Görür, kendisine ''Çin'deki deprem Marmara depremini tetikler mi?'' diye sorulduğunu belirterek, Türkiye'nin hem şanslı hem şanssız olduğunu ileri sürdü.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


"Marmara'nın altındaki fay 1999 yılında tetiklenmiştir. 1999'da meydana gelen depremle 220 yılda birikmesi gereken enerji 55 saniyede Marmara'ya yüklenmiştir'' dedi.

Prof. Dr. Görür, İstanbul Yaşam Derneği'nce Yıldız Teknik Üniversitesi sergi salonunda, ''Beklenen Marmara Depremi'' konulu bir konferans verdi.

Marmara'daki fayı incelemek için 1 ay boyunca her gün ''Nautile'' adlı denizaltıyla bin metreden fazla derinliğe inerek araştırma yaptıklarını anlatan Görür, bu çalışmada elde ettikleri bilgileri yazdığı ''Fay'a Seyahat'' kitabında, halkın anlayacağı bir dille ifade ettiğini anlattı.

Bu kitapla birlikte verilen görüntü CD'sini de sinevizyon gösterisiyle izlettiren Görür, araştırma ve bu tür uygulamalarla veri toplamadan deprem hakkında bir şey söylemenin mümkün olmadığını dile getirdi.

Görür, vatandaşların kime inanacağını şaşırdığını, İstanbul Valisi Muammer Güler'in bile ''Herkes bir şey söylüyor biz hangisine inanalım'' dediğini anlattı.

Yaptıkları araştırmaların binlerce Avro'ya mal olduğuna ve bilimsel bir ekip tarafından gerçekleştirildiğine dikkati çeken Görür, böyle bir ekibin başkanı olarak konuştuğunu, ancak hiçbir araştırma yapmadan televizyonda konuşanlar bulunduğunu söyledi.

Araştırma sonuçlarına göre ''Marmara'nın tabanında canlı bir fay sistemi olduğunu, bu fayın bugün, yarın veya öbür gün büyük bir deprem üreteceğini'' dile getiren Görür, şöyle devam etti:

''Hiç kendinizi kandırmayın. Bu fay daha önce de böyle deprem üretmiştir. İstanbul defalarca yıkılmıştır. Tarihi eserler de yıkılmış tekrar tekrar yapılmıştır. Osmanlı padişahlarına şehri terk ettirecek, 'küçük kıyamet' diye nitelendirilen depremler olmuştur. Bu ülkede 5 büyüklüğündeki depremlerde bile insanlar ölüyor. Siz Marmara'da neyi tartışıyorsunuz?''

-''MARMARA'NIN ALTINDAKİ FAY ÇATIRDIYOR''

Prof. Dr. Görür, fay boyunca gaz ve su çıkışlarının olduğunu, bunun da fayın canlı olduğunu gösterdiğini dile getirerek, çağdaş ülkelerde böyle bir şey olduğunda fay üzerinde gözlem istasyonları kurularak veri toplanacağını söyledi. Prof. Dr. Görür, şunları kaydetti:

''(Çin'deki deprem Marmara depremini tetikler mi) diye soruyorlar. Marmara'nın altındaki fay 1999 yılında tetiklenmiştir. 1999'da meydana gelen depremle 220 yılda birikmesi gereken enerji 55 saniyede Marmara'ya yüklenmiştir. Kurşun namluya verilmiştir. Tetiğin çekilmesini bekliyor. 1999 Gölcük depremi, Marmara bölgesini topun ağzına getirdi. Önümüzdeki 30 sene içerisinde her an bu olabilir denildi. Şimdi Marmara'nın altındaki fay çatırdıyor. Şanslıyız 9 yıl bir şey olmadı. Şanssızız çünkü bu 9 yılda yöneticilerimiz gerekli önlemleri almadı.''

İstanbul'daki yapı stokunun yüzde 60'ından fazlasının kaçak veya mühendislik kurallarına uygun yapılmamış binalardan oluştuğunu anlatan Görür, Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı'nın (JICA) hazırladığı rapora göre, büyük bir can kaybının beklendiğini, ancak kimsenin bunu umursamadığını savundu.

-''RİSK YÖNETİMİ YÖNTEMİNE YÖNELMELİYİZ''-

Görür, Prof. Dr. Mustafa Erdik'in başında bulunduğu bir çalışmayla hazırlanan rapora göre depremde İstanbul'da 35-40 bin binanın ağır hasar alacağını, 30-40 bin kişinin öleceğini, 120 bin kişinin yaralanacağını, 430-600 bin ailenin açıkta kalacağını ve ekonomik kaybın 60 milyar dolar olacağını savunarak, bunların iyimser rakamlar olduğunu söyledi.

İstanbul için 3-5 milyar dolarla çok şey yapılabileceğini, bunun verilmemesinin 60 milyar dolara mal olacağını vurgulayan Görür, ''afet yönetim politikalarından'' vazgeçilerek ''risk yönetimi yöntemine'' yönelmek gerektiğini bildirdi.

Görür, risk yönetiminin afet gelmeden nerede ve ne zaman geleceğinin tespiti için çalışmak ve gerekli önlemleri almak olduğunu belirtti. Görür, deprem araştırmalarının sürekli hale getirilmesi, denizaltı gözlem istasyonlarının kurulması, yerleşim alanlarının gözden geçirilmesi, kentsel kusurların tespit edilerek gerekli önlemlerin alınması için çalışılması gerektiğini anlattı.

-''DEPREMİN SAHİBİ YOK''-

İstanbul'da 1999'dan bu yana inşaat patlamasının yaşandığını, sadece TOKİ'nin 250 bin konut yaptığını, hedefinin 500 bin konut olduğunu dile getiren Görür, bu sisteme devletin bir takviye yaparak ulusal ve uluslararası ilgili kuruluşları da harekete geçirmesi halinde İstanbul'a 900 bin depreme dayanıklı ve ucuz konut yapılabileceğini söyledi.

Görür, ''Ama bu ülkede depremin sahibi yok. Devlet bu işin içinde olmadıkça, hükümetler bu işi ciddi bir şekilde ele almadıkça, depreme karşı önlemleri hayata geçiremezsiniz'' dedi.

Prof. Dr. Naci Görür, deprem bilinci geliştirilerek halkın eğitilmesi, okullarda da bu konuda eğitim verilmesi gerektiğini söyledi. Afet yönetim merkezlerinin çalıştırılması gerektiğini belirten Görür, mahalle örgütlenmelerinin sağlanması ve düzenli tatbikatlar yapılmasının önemini vurguladı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious