Çin malına boykota bakan cevabı

Çin malına boykota bakan cevabı.12320
  • Giriş : 09.07.2009 / 22:16:00

Ekonomide gelinen yeni duruma dikkat çeken Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Çin mallarına boykotla ilgili soruya da şu cevabı verdi:

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:



Ergün, Kayseri Valisi Mevlüt Bilici'yi ziyaretinde yaptığı açıklamada, Ekonomi Koordinasyon Kurulunun ve ekonomiyle ilgili arkadaşlarının yeni bir yaklaşım içinde hareket etmelerinin, iş adamları ve sanayicilerle çok yakın diyalog içinde olmalarının olumlu bir hava yarattığını anlattı.

Özellikle ekonomik krizin etkilerinin azalmaya başladığı bir dönemde böylesi bir işbirliğinin Türkiye'nin krizden çıkışını hızlandıran etkiler meydana getirdiğini kaydeden Ergün, şöyle devam etti:

''Bunun etkilerini önümüzdeki dönemde daha fazlasıyla görme imkanını sahip olacağız. Gerçek şu ki, ne Türkiye'nin yönetiminden ne de Türkiye'deki iş adamlarının, sanayicilerin kendi iş yerlerinin yönetiminden kaynaklanmayan bir sorunla karşı karşıya kaldık. Tamamen bizim dışımızda gelişen şartlar Türkiye'yi de nispeten etkiledi. 2009 yılının ilk aylarında ve 2008 yılının son çeyreğinden itibaren Türkiye ekonomisi global krizin etkisi altına yoğun bir şekilde girmiş oldu.

28 çeyrek üst üste büyüyen ekonomimiz, 2 çeyrek üst üste küçülme trendine girmiş oldu. Ancak, mart ayından itibaren özellikle Tüketici Güven Endeksi, Sanayi Üretim Endeksi, Reel Kesim Güven Endeksi, sanayi üretimindeki artış, kapasite kullanım oranlarındaki artış ve bu artışların mart, nisan, mayıs, haziran ayları boyunca 4 ay üst üste devam ediyor olması, yeniden Türkiye'de bir canlanmanın başladığını ve ekonomik aktörlerin yeniden yatırım ve üretim heyecanı içerisine girdiklerini gösteriyor.

Bunda elbette alınan tedbirlerin büyük bir katkısı oldu. ÖTV, KDV indirimlerinin önemli katkısı olduğunu görüyoruz, iç piyasada ciddi bir canlanma meydana geldi ve bu canlanmanın yanında dış piyasalarda da belirli bir düzeyde iyileşme oldu. Haziran ayı ihracatımız mayıs ayı ihracatımıza göre yaklaşık yüzde 10,5 civarında bir artış göstermiş oldu. ihracatta da bir artış trendine girdiğimizi söyleyebiliriz.''

Ergün, böyle bir dönemde herkesin alınan tedbirler kadar moral ve motivasyona da ihtiyacı olduğuna dikkati çekerek, hem üreticinin hem tüketicinin, sanayicinin, ticaret erbabının bu süreçten çıkması için moral gücünün yerinde olmasının önemli olduğuna işaret etti.

-MORAL GÜCÜ-

Moral gücünün bu süreçten çıkış hızını artıracağını vurgulayan Ergün, illerdeki ziyaret ve çalışmaların, sanayici, iş adamı ve ticaret erbabı ile bir araya gelmelerinin temel nedenlerinden birinin de bilgi paylaşımında bulunmak ve onların moral gücüne katkı sağlamak olduğunu anlattı.

Ergün, hükümet olarak gerekli tedbirleri aldıklarını ifade ederek, şunları kaydetti:

''Vergi indirimleri sektörlerimizde önemli canlanmalar meydana getiriyor. Bugün Kayseri'de de özellikle mobilya sektöründe, beyaz eşya, dayanıklı tüketim malları sektöründe önemli artışların yaşandığını biliyoruz. Kayseri'deki sanayici ve tüccar arkadaşlarımız bunu çok yakın bir şekilde bize de ifade ediyorlar. Her sektörde aynı şekilde olmayabilir. Belirli sektörler bundan daha hızlı bir şekilde yararlanıyorlar. Belli sektörler için biraz daha zamana ihtiyaç var. Genel anlamda bir hareketlenmenin, canlanmanın başladığını, bir yükseliş trendine girdiğimizi söyleyebiliriz. Onun için bu yükseliş trendini sanayicilerimizle, iş adamlarımızla paylaşarak yeni teşvik sisteminin getirmiş olduğu avantajları paylaşarak, o sistemin içerisinde sanayici ve iş adamlarımız yeni yatırıma nasıl yönelebilir, yurt içinden ve yurt dışından yeni yatırımları nasıl harekete geçirebiliriz, bunların müzakeresini yapma fırsatı elde ediyoruz. Onların yeni üretim artışları, yeni istihdam meydana getirmeleri, yeni ihracat artışları bize yöneticiler olarak heyecan veriyor. Bizim onlarla birlikte olmamız, onların sıkıntılarını paylaşmamız, sıkıntılarına çözüm arayan, zaman zaman bulduğumuz çözümleri onlarla paylaşan ve yeni tedbirler getirdikçe önlerini açan çabalar içinde olmamız, onların moralini yükselten, motive eden bir unsur olarak karşımıza çıkıyor. Karşılıklı bu ilişkilerle ülkemizi hep beraber bugün ki olduğu yerden çok daha iyi bir yere getirme çabası içinde oluyoruz.''

-ÇİN MALLARININ BOYKOTU-

Ergün, bir gazetecinin Yozgat'ta Çin mallarına ilişkin yaptığı açıklamayı anımsatarak, ''Boykot çağrısında mı bulundunuz, yoksa tüketicilerin Çin mallarını almama konusunda bir çalışması mı var'' diye sorması üzerine, şunları söyledi:

''Devletler arası ilişkiler elbette uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde cereyan edecektir. Siyasi ilişkiler de, ticari ilişkiler de. Bizim Çin ile Avrupa ülkeleri ile başka ülkelerle ilişkilerimiz bu çerçevede cereyan ediyor. Uluslararası hukukun çizmiş olduğu çerçevenin dışına ülkeler, mümkün olduğu kadar çıkmıyorlar. Çıktıkları zaman zaten ilişkilerinde de ciddi sıkıntılar meydana geliyor, ama bazen toplumsal tepkilerin de bir takım olaylar karşısında gerçekleştiğini herkes görüyor. Dolayısıyla Türkiye'de toplumsal tepkilerin Çin'de meydana gelen olaylar karşısında son günlerde nasıl ortaya konulduğunu hepimiz görüyoruz. Toplumda zaman zaman bu tür protestolar da olabiliyor; siyasi protestolar. Zaman zaman ekonomik protestolar da olabiliyor. Bu toplumun gerçekleştirebileceği bir hadisedir. Toplum talebini başka bir istikamete doğru yönlendirirse buna herhalde siyasetçiler olarak (Niye böyle yapıyorsunuz? Yapmayın, etmeyin) deme imkanına sahip değiliz. Çünkü, toplum da dünyada olanı biteni değerlendirmekte ve taleplerini satın alma noktasındaki eğilimlerini ona göre belirleyebilmektedir. Bunu geçmişte de başka unsurlar için yaptı.''

Otomobil sektöründe yaptıkları ÖTV indirimini anımsatan Bakan Ergün, ''Buna karşı bazı otomobil şirketleri indirimin ardından zam yaparak tüketiciyi rahatsız ettiler. Hükümetin bu firmalarını aşağıya çekmek gibi bir imkanı yok, ama tüketicinin (Senin malını almıyorum, zam yapmayanın malını alıyorum) deme hakkı var. Bu tamamen sivil toplum örgütlerinin, Türkiye'deki tüketicinin tercihlerine bağlı bir meseledir'' diye konuştu.

-''BOYKOT ÇAĞRIMIZ YOK''-

Ergün, dünyanın ekonomik krizin içinden geçtiğini, bundan bütün ülkeler gibi Türkiye'nin de etkilendiğini vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Kendi tüketicimize ne söyleyebiliriz? Ben Almanya Sanayi Bakanı değilim, İtalya Sanayi Bakanı değilim, Çin Sanayi Bakanı, Japonya Sanayi Bakanı değilim. Japonya'da, Çin'de, İtalya'da, Almanya'da onların sanayicisini düşünen, sanayicisinin geleceğini düşünen sanayi bakanları var. Onlar o işleri gereği gibi yapıyorlar. Biz Türkiye'nin sanayi bakanıyız. Türkiye'nin sanayicisini, Türkiye'nin üreticisini düşünmek durumundayız. Krizden çıkışta iç piyasanın canlandırılmasında kendi tüketicimize, halkımıza Türkiye'de üretilen ürünlerin tüketilmesinin krizden çıkışta bizim açımızdan daha büyük kolaylık sağlayacağını ve krizden çıkış hızımızı artıracağını ifade ediyoruz. Bu bizim sanayicimiz açısından da, bizim tüketicimiz açısından da Türkiye'nin krizden çıkışını hızlandıracak önemli unsurlardan biri olması açısından da zaten görevimizdir. Belirli dönemlerde tüketicinin yaklaşımları önemlidir. Bu yaklaşımlar dünya ticaretinde ciddiye alınması gereken yaklaşımlardır. Bir takım siyasal olaylara karşı toplumlar tepki gösterebilirler, toplumların gösterdiği bu tepkinin uluslararası camiada önemsenmesi icabeder. Türkiye'deki toplumun tepkisi de önemli bir tepkidir. Bu tepki önemsenmelidir.''

Ergün, gazetecilerin ''Sizin tüketiciye boykot için direk bir çağrınız olacak mı?'' diye sormaları üzerine de ''Bizim tüketiciye direk bir çağrımız yok. Türkiye'deki tüketici zaten bilinçli bir tüketicidir. Bu bilinçli tüketici olayları nasıl değerlendireceğini zaten kendisi bilmektedir'' dedi.

Vali Mevlüt Bilici, Bakan Nihat Ergün'e el dokuması kilim hediye etti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*