Çin'de yatırım yapmanın incelikleri

  • Giriş : 11.08.2007 / 10:34:00

Son 20 yıldır yakaladığı rekor büyüme hızıyla adeta bir ekonomik dev olan Çin, dünya ekonomisinde belirleyici konuma geldi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Ekonomideki büyüklüğün yanı sıra elinde bulundurduğu döviz miktarıyla da küresel piyasalara yön veriyor.

Kızıl Ejder'de meydana gelen bir hareket, başta ABD olmak üzere bütün ülkelerde ve tabii ki Türkiye'de anında hissediliyor. 1,7 trilyon dolarlık döviz rezervi, çekik gözlülerin Amerikan Hazinesi'ndeki 400 milyar doları ile birleşince kelebek etkisi oluşturuyor ve 'Çin hapşırınca dünya ekonomisi nezle oluyor'. Şubat ayında Çin'de başlayan ve bütün ülkeleri etkileyen kriz bunun en çarpıcı örneği. O dalgalanmadan en fazla etkilenenlerden biri de İstanbul Menkul Kıymetler Borsası oldu. Amerikan Hazine sekreterinin bu yılın ilk döneminde yaptığı üç ziyaret, Çin'in gücünün göstergesiydi. İş Bankası'nın Şanghay Temsilcisi Tunç Türker, "O dönemdeki dalgalanma Çin'in piyasalardaki gövde gösterisiydi. Bir açıklama ile krizi bitirdiler." diyor.

Çin'de finans sektörü diğer ülkelere benzemeyen birçok özelliği barındırıyor. Ülkeyi yakından tanıyan Garanti Bankası'nın Şanghay temsilcisi Noyan Rona, finansın tamamen açık bir sektör olmadığına dikkat çekiyor: "Sınırlı bir döviz rejimi var, bu bakımdan dışarıdaki etkilenmelere karşı daha kapalı. Ama kendi içinde çok dinamik bir yapısı var. Dolayısıyla dışarıdaki ekonomilerin Çin'in para piyasalarını doğrudan etkilenmesi mümkün değil. Çıkışı daha zor; sıcak para Çin'e gelebiliyor; ama geldiği gibi gidemiyor. Döviz rezervlerinin çok yüksek olması Çin'in kendisini koruyacak mekanizmaları çok rahat oluşturmasını sağlıyor." Garanti Bankası'nın firmalara bir çeşit danışmanlık ve pazar araştırması yaptığını anlatan Rona, Türk bankacılık sistemi hakkındaki gelişmeleri Çin merkez bankası ve diğer kurumlarla paylaşıyor. Çin'de olan gelişmeleri bankasına bildiriyor.

Çin'deki oluşumlar veya yeni gelişmeler dış piyasaları anında etkiliyor. Ekonomi yönetiminin içeride aldığı tedbirler, rakamlar çok büyük olduğu için global etkileri dünyanın en ücra köşesine kadar ulaşıyor. Örneğin, bu sene başlarında Çin yetkilileri tarafından döviz rezervlerinde değişiklik yapılacağı sinyali verilince, Amerikalılar hemen harekete geçmiş ve açıklama piyasalarda etkili olmuştu. Ancak Çinli yetkililer daha sonra değişiklik yapmayacaklarını söyleyince piyasalar sakinleşmişti.

Çin'de bankacılık sistemi ise yeni yeni gelişiyor. Çin'in en büyük ve en etkin bankası Bank of China olsa da Citi Group, HSCB de yaygın finans kuruluşlarından. İş Bankası'nın Şanghay temsilcisi Tunç Türker, Çin'in bankacılık sisteminde çok ciddi potansiyeli olduğunu söylüyor. Finans sisteminin çok geri kalmasına rağmen gelişmeye açık olduğunu vurgulayan Türker, Türk bankalarının da diğer yabancılar kadar bu piyasada yer alabileceğini ifade ediyor. Türker, Asya devinin ekonomisini şöyle tanımlıyor: "Her ne kadar yabancı sermaye girişi olsa da Çin liberal bir ekonomi değil. Hükümet kontrolünde. Ekonomi, globalleşecek, liberalleşecek ama zamanla ama ipleri bırakmadan."

Yılda 12 milyon kişiye iş bulmak zorunda
Dünyanın en hızlı gelişen ülkelerinden olan Çin 20 yıldır yüzde 9,6 ortalama ile büyüyor; bu son 5 yılda ise büyüme hızı iki haneli yani yüzde 10'un üstünde. Gelişmiş ülkelerin yüzde 5 ve altındaki büyüme rakamlarına göre çok büyük fark gözükse de 1,2 milyarı aşkın nüfusa sahip ülkenin ekonomik devamını sürdürmesi için en az yüzde 7 oranında büyümesi gerekiyor. Çünkü her yıl 12 milyon insana iş bulma mecburiyeti var. Bu rakam geçen sene 25 milyondu.

Ülkenin özellikle doğusundaki sahil kesimlerinde bir yanda refah seviyesi yükselip insanlar lüks içinde yaşarken, iç bölgelerde açlık sınırının altında yaşayanlar da var. Çin'de ortalama kişi başına yıllık gelir 2006 yılı itibarıyla bin 900 dolar, Şanghay'da ise bu rakam 7 bin 600 dolar. Yan yana bulunan iki binadan birinin kirası 8-10 bin dolar iken, diğerinde yaşayan ailenin aylık geliri 120 dolarda kalıyor. Yani çok zenginle çok fakir yan yana yaşıyor. Bu durumu "Konfüçyüs mütevazılığı"na bağlayan Tunç Türker, halkın devletine güvendiği kanaatinde: "Fakir şöyle düşünüyor: Ben şimdi 150 dolar kazanıyorum; ama üç yıl önce 50 dolar kazanıyordum. Devlet söylüyorsa kuvvetle muhtemel üç sene sonra daha fazla kazanacağım. 5 sene sonra daha fazla..."

1980'lerde başlayan reformlar, başkent Pekin ve civarı ile Şanghay ve Guandong bölgesinde büyüme hamlesi olarak hissedildi. Yaklaşık 4 yıl önce orta ve batı bölgelerinin kalkındırılması ve aradaki gelir farklılığının giderilmesi için devlet büyük teşvikler verme kararı aldı. Örneğin yabancı bir banka gelişmiş şehirlerde mevduat kabul etmek için şube açamıyor. Ancak, kalkınmada öncelikli bölgelerde ise doğrudan şube açılabiliyor. Doğu sahili ve iç bölgeler arasındaki kalkınmışlık farkının ancak 50 yılda kapanacağı tahmin ediliyor.

Çin'de yabancı bir bankanın faaliyete başlaması belli prosedür ve zaman istiyor. Normal bir banka gibi çalışabilmek için 5 yıllık bir zaman gerekiyor. İş Bankası'nın Çin'deki mevcudiyeti çok daha eskiye dayanıyor. Bank of China ile muhabir banka anlaşması yapan şirket, bu banka aracılığı ile tüm işlemlere aracılık ediyor.

Üç borsası yılda yüzde 40 büyüdü
Dünya borsalarında adını 3 borsa ile duyuran Çin'de şirketlerin değerindeki artış dikkatleri buraya çekiyor. Hong Kong Borsası 5 yılda yüzde 338 artarken, Şanghay yüzde 452'lik artış sağladı. 2002'de kurulan ve 156 milyar dolarlık değerle başlayan Shenzen Borsası yabancıların ilgisiyle 490 milyar dolarlık piyasa değerine ulaştı. Bu rakamlarla ülkede borsa yılda yüzde 40 büyüme başarısı gösterdi. Ayrıca, dünya devlerinin Kızıl Ejder'e ilgisi her geçen gün büyüyor. Yatırımlarda yabancı sermaye kullanımı yirmi yılda 60 kat artarak, 63 milyar doları geçti. Çin'de yaklaşık 594 bin adet yabancı sermayeli şirket faaliyette. Ülkenin ihracatının yarısını bunlar gerçekleştiriyor. Toplam sermayeleri 692 milyar, ödedikleri vergi 101,9 milyar dolar. Bu Çin'in yıllık vergi gelirinin yüzde 21,12'sine denk geliyor.

Televizyonda üç üretim merkezi kalır: Çin, Türkiye ve Brezilya
New York Times Gazetesi yazarı Thomas Friedman, küreselleşmeyi anlattığı bir yazısında bir dizüstü bilgisayarın parçalarının her birinin bir başka ülkede yapıldığını anlatıyor. Dizüstü bilgisayardan LCD ekranlara, plazma televizyonlara kadar markanın ürünlerinde menşe olarak 'Made in China' yazıyor. Bu, kalitesiz mal üretiyor diye bilinen Çin'in teknolojide de ne kadar ilerlediğinin göstergesi.

Türkiye'nin önde gelen elektronik firması Vestel de, Çin'den yılda yaklaşık 300 milyon Euro'luk alım yapıyor. Firmanın temsilcisi Ulaş Özcan, televizyon imalatında gelecek 10 yıl içinde üç merkezin ayakta kalacağı görüşünde: Çin, Türkiye ve Brezilya. Çin bütün dünyaya üretim yaparken, Türkiye Avrupa piyasasını, Brezilya ise Latin Amerika pazarını besliyor. Bu bölgelerde şirketler birleşmelere gidiyor. Çin, ihracat devlerinden Vestel için de önemli bir tedarik noktası. Türkiye ve Rusya'daki televizyon ve beyaz eşya fabrikaları için hammadde ve malzeme satın alınıyor. LCD televizyon ve dizüstü bilgisayardaki sarf malzemelerinin yüzde 100 üretimi Asya. Ulaş Özcan, Çin'in seçilmesinin sebebini şöyle özetliyor: "Sektörde rekabet için burayı kullanmak şart." Şirketin Uzakdoğu'da üç ofisi var. Vestel, satın alma operasyonlarında öncelikle kaliteye dikkat ediyor. Halihazırda 120 civarında tedarikçisi bulunuyor. Vestel'in Manisa'da çok büyük bir yan sanayi merkezi olduğunu söyleyen Özcan, oradan bu şirketlere de destek verdiklerini anlatıyor: "Şirketin ihtiyaç duyduğu malzemeyi buradan daha ucuza alıp maliyet fiyatlarını da düşürüyoruz." Avrupa'daki üreticilerin Çin'le rekabet etme şansının kalmadığını söyleyen Özcan, "Üretim tesislerini taşıyorlar veya belli sektörlerden çıkıyorlar. Dolayısıyla elektronik üretim merkezi Çin oldu." diyor.

Türkiye'den Asya'nın dev ülkesine gidenler arasında orayı en iyi bilenlerin başında Garanti Bankası'nın Şanghay temsilcisi Noyan Rona geliyor. 1983'te Çin'in sadece adının bilindiği dönemde, bu ülkede eğitim görüp daha sonra Dışişleri Bakanlığı'nda çalışan Rona, Pekin'de büyükelçilikte 6 yıl boyunca görev yaptı. Kalitesiz ürünlerden kaynaklanan 'Çin malı imajı' hakkındaki tartışmalara Rona şöyle yaklaşıyor: "Çin'de hem çok kaliteli hem de çok kalitesiz mallar var. Önemli olan, kalitesiz malları almamak. Kötü Çin malı dünya pazarlarına giremiyorsa, Türkiye'ye de girmemeli." Çin'e giden firma sayısının arttığını söyleyen Rona, "Bunlardan çoğu dünya pazarlarında karşılaştıkları rekabeti kendileri için daha avantajlı hale getirmek istiyor." diyor. Türk işadamlarının buraya yatırımını etkileyen sebeplerden biri şu: Çin'de yatırım yabancı sermayeli firmaların kendi ürünlerinde ihtiyaç duydukları yan sanayii Türkiye'den istiyor. Türkiye'de yan sanayi çok ileri olduğu için yatırım yaptıkları zaman yanlarında kendilerine destek veren Türk firmalarını da istiyor.

Bunları biliyor muydunuz?

Çin hükümetinin helal et için atadığı imamlar var.
Çin'de gayri menkul satışlarında toprak satılmıyor, arsalar 90 yıllığına kiraya veriliyor.
21 milyonluk Şanghay'da 1 milyon yabancı yaşıyor. Kentte 500 civarında Türk var.
Şanghay'da 7 cami var, hepsinin imamlarını devlet atıyor. 200 milyon civarında Müslüman olduğu tahmin ediliyor.
Belediye otobüslerinde yazın klimalı ile klimasız otobüsün ücreti farklı. Bütün otobüslerde LCD ekranlar var. Bütün televizyonlar devletin kontrolünde.
Son yıllarda zengin-fakir arasındaki farkın açılması ve görevin kötüye kullanılması 2005'te 87 bin protesto ve ayaklanmaya neden olmuştu.

ZAMAN

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious