Cindoruk'un yalanı meydana çıktı!

Cindoruk'un yalanı meydana çıktı!.13112
  • Giriş : 02.03.2009 / 09:13:00
  • Güncelleme : 02.03.2009 / 10:42:42

Aydın Menderes, Hüsamettin Cindoruk, asla babamın avukatlığını yapmadı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Zaman'a konuşan Apaydın, Cindoruk'un Menderes'le hiçbir diyaloğunun olmadığını vurgulayarak, "Ben Menderes'in ismini kullanmamaya hep özen gösterdim. Fakat Cindoruk, onun arkasına sığınarak siyaset yaptı." dedi. Bu konuda Cindoruk'u uyardığını ancak onun Menderes'in avukatıymış gibi davranmaya devam ettiğini belirten ünlü avukat, Meclis'e de şu çağrıda bulundu: "Menderes üzerindeki mahkûmiyet kararını kaldırın."

Zaman'ın sorularını cevaplayan Apaydın, Hüsamettin Cindoruk'a kırgın olduğunu saklamıyor. Apaydın, "Menderes'in gerçek avukatı benim. Fakat Menderes'in ismini kullanmamaya hep özen gösterdim. Cindoruk'un Adnan Menderes'le hiçbir diyaloğu yoktu. Onunla görüşmezdi. Menderes isminin arkasına sığınarak siyaset yaptı." diyor. Apaydın, 27 Mayıs askerî müdahalesinin 'ihtilal' değil, 'adi bir hükümet darbesi' olduğunu vurguluyor. Ülkesine büyük hizmetleri olan Adnan Menderes'in cunta yönetimi tarafından katledildiğinin altını çiziyor.

Cemal Gürsel pişmanlık duyuyordu

Darbenin ardından Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturan eski Genelkurmay Başkanı Cemal Gürsel'le yaşadığı bir anıyı şöyle anlatıyor: "Gürsel beni çağırdı. Ülkedeki siyasî durumu görüştük. Konuşmamız tam 62 dakika sürdü. Menderes'in idamından dolayı müteessirdi. Ağlamaklı bir sesle, Menderes'in haksız yere asıldığını söyledi. 'Önleyemedik' dedi. Darbeyle ilgili pişmanlık duyuyordu." Apaydın, duruşmalar devam ederken, askerlerin kendisini mahkemeye bir daha gelmemesi için tehdit ettiğini de kaydediyor.

Apaydın, eski Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı'nın internete düşen son ses kaydına da değiniyor. Karadayı'nın, Kara kuvvetleri Komutanı olduğu 1994 yılında, dönemin Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş'le birlikte kendisini ziyarete geldiğini kaydeden Apaydın, yaşadıklarını şöyle anlatıyor: "Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'le görüşmek için Antalya'ya gelmişlerdi. Benim kaldığım otele de uğradılar. Yanımızdan ayrılırken Karadayı bana 'Ben 27 Mayıs'ın bizzat içindeydim. Yassıada'da sizi seyrederken çok sinir oluyorduk ama cesaretinizi de takdir ediyorduk.' dedi."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*