Çocuğunuzda migren olabilir

  • Giriş : 28.07.2006 / 00:00:00

Baş ağrısı her yaş grubunda sıkça dile getirilen şikayetlerden biri.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Aileler, 'başım ağrıyor' diye başlayan cümleleri okuldan ya da dersten kaçma bahanesi olarak algılayabiliyor. Ancak, uzmanlar ailelerin 6 yaşında bir çocukta baş ağrısının hastalık habercisi olabileceğini unutmaması gerektiğine dikkat çekiyor.

Migrenli çocukların erişkinlerle benzer şikayetleri dile getirdiğini belirten uzmanlar; "Işık ve gürültü ağrılarını tetikliyor. Bu şikayetlere bulantı da eşlik ediyor. Hastalık tedavi ve takip edildiğinde ergenlik çağında sona erme şansı var. 15 yaşına kadar çocukların yüzde 75'inde baş ağrısı yakınması bildiriliyor. Migrenli çocukların büyük bir kısmında ailede migren öyküsü var. Çocuklarda baş ağrıları, erişkinlerle aynı sıklıkta görülüyor. Baş ağrısı; kafa içi veya kafa dışındaki damarlardan, beyni çevreleyen beyin içi veya dışı damarlardan, sinüslerden, baş ve boyundaki kaslardan, cilt-cilt altı dokular, paranazal sinüsler gibi beynin dışındaki yapılardan kaynaklanabilir. Beyin içindeki tümör, apse, enfeksiyon veya basınç artışı kafa içindeki sinirlere doğrudan baskı yaparak ağrıya neden olabilir." diye anne ve babaları uyarıyor.

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Sinan Mahir Kayıran, baş ağrısının bir hastalık olmadığını sadece bir belirtiden ibaret olduğunu, altta yatan nedeni aydınlatabilmek için baş ağrılarını sınıflandırıldığını söyledi.

Migrenin çocukluk çağındaki tekrarlayan baş ağrılarının en önemli nedeni olduğunun altını çizen Uzman Dr. Kayıran, kişisel internet sitesinde yaptığı açıklamada, bu çocukların büyük kısmında ailede migren öyküsü olduğunu kaydetti.

Baş ağrısıyla doktora başvuranlarda; ağrının nasıl ve ne zaman başladığı, sıklığı, şiddeti, ağrının tipi hangi durumlarda ortaya çıktığı, hastanın uykusunu bölüp bölmediği, aura olup olmadığı, bulantı, kusma ışığa duyarlılık, egzersizle, öksürükle artıp artmadığı, ilaçların fayda edip etmediği ve aile öyküsünün irdelendiğini vurguladı.

Dr. Kayıran, "Nörolojik muayenede göz dibine, görme alanında kayıp olup olmadığına ve denge bozukluğuna bakıyoruz. Kafası ve gözler mutlaka dinlenmeli; damarsal anomalilerden kaynaklanan sesler duyabilir. Hastanın öyküsü alındıktan sonra ve muayenede kafa içi basıncı artışı ya da kafa içi lezyonun şekliyle ilgili sorunların dışlanması gerekiyorsa hemen görüntülemeye başvurulmalıdır. Kronik baş ağrısıyla başvuran hastalarda psödotümörden şüphe duyuluyorsa lomber fonksiyon yapılabilir. Epileptik bozukluk işaret eden şikayetler varsa EEG çekilebilir. Mutlaka her hastanın tansiyonu ölçülmeli,yüksek tansiyon, böbrek hastalıkları baş ağrısına neden olabilir. Tedavide Ağrı kesiciler ya da ergotamin bileşikleri verilebilir. Bir de tedavide tetikleyici faktörlerin mümkün olduğu kadar azaltılması öneriliyor. Her hastada seyir değişiyor, bazılarında erişkinlikte de devam ediyor, kiminde çocukluk çağında sona eriyor ilaçlar küçük dozlarda önleyici olarak da kullanılıyor. Çocuklar genelde tedaviye karşı direnç gösteriyor. Aile sorunları, okul gibi strese neden olan tetikleyici faktörleri yenmek zor oluyor" diye konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious