Çocuğunuzla ‘empati' kurun

  • Giriş : 11.11.2006 / 00:00:00

Çocuğunuzun doğduğunda empati özelliğine sahip olduğunu biliyor muydunuz?

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Evliçoğlu, çocukların evde, okulda ve televizyon yayınlarında şiddete maruz kaldığını belirterek, “Günümüz dünyasında çocuklar okulda, sokakta hatta evde şiddet olaylarını birebir yaşıyor ya da tanıklık ediyor. Giderek artan şiddet olaylarının yaygınlığı ve sürekliliği, çocukların bu olayları kabullenmesine sebep oluyor” dedi. Evliçoğlu, şiddete maruz kalmalarının çocuklar üzerinde birçok negatif etkisi olduğuna dikkat çekerek, “En önemli etkilerden biri, zamanla olaylar karşısında duyarlılıklarını kaybetmeleridir. Anne ve babaları tarafından daha sevecen, daha adil, daha sorumlu ve daha duyarlı olarak yetiştirilmek istenen çocukların şiddeti reddetmeleri için, empati yeteneklerinin geliştirilmesi gerekir” diye konuştu.

Psikolog Evliçoğlu çocuğun empati kurabilmesi için gerekli olan maddeleri şöyle sıraladı: “Empati kuracak kişi, bunu gerçekleştirmek için empati kurmak istediği kişinin rolüne girmeli, onun yerine geçmelidir. O kişinin rolünde kısa bir süre kalmalı, daha sonra bu rolden çıkarak kendi yerimize geçebilmeliyiz. Aksi halde empati kurmuş sayılmaz, karşımızdaki ile yalnızca özdeşim kurmuş oluruz. Empati kurmuş sayılmamız için, karşımızdaki kişinin duygularını ve düşüncelerini doğru olarak anlamamız gerekir. Empati kurarken karşımızdaki kişinin duygu ve düşüncelerini tam olarak anlasak bile, eğer anladığımızı ona ifade edemezsek empati kurma sürecini tamamlamış sayılmayız.”

Bebekler dikkatle gözlemlendiklerinde, ağlamalarının bile farklı mânâlar içerdiğini fark etmek mümkündür. 2-3 aydan itibaren bebekler, sosyal gülümsemeye başlarlar. Yüzüne gülerek baktığınızda bebek de size gülerek tepki verir. Bu dönem kendi duygularınızı ona aktarmanın ve karşılıklı, sıcak ve şefkatli bir iletişim kurabilmenin mümkün olabildiği bir dönemdir. Güldüğünde gülmek, ağlayarak bir ihtiyacını dile getirdiğinde yumuşak bir ses tonu eşliğinde ihtiyacını gidermek, aslında bebeğin de kendi duygularını iletişim içinde kullanmayı öğrenmesine yardımcı olur. Çocuklar biraz daha büyüyüp yuva çağına geldiklerinde, değişik durumlarda değişik tepkiler vermeye başlarlar. Davranışlar ve bu davranışlar sırasında ortaya çıkan duygular arasındaki ton farkını anne babanın fark edip çocuğa geri bildirim vermesi, empatinin gelişmesinde gereklidir. Üstelik, birçok davranış probleminin azalmasına, çocukların kendi davranışlarının sorumluluğunu alabilmelerine yardımcı olmaktadır.

Çocuğunuz size bir şeyler anlatırken ya da kendi duygularını sizinle paylaşırken onu mutlaka dinleyin. Bu davranışınız ona, sizin de karşıdaki kişilerin düşünce ve duygularına önem verdiğinizi anlatacaktır. Çocuğunuza kitap okuyun ve okuma bittikten sonra kitaptaki karakterlerin duygu ve düşünceleri hakkında çocuğunuzla konuşun. Böylece karakterin duygu ve düşüncesini çocuğunuzun ne kadar anladığı (paylaştığı) konusunda fikir sahibi olursunuz. Ona kendi duygularınızı anlatmak için, sevdiği bir şey ile durum arasında ilişki kurun ve duygularınızı bu ilişki üzerinden anlatmaya çalışın. Çocuğunuzun kardeşiyle yaptığı kavgalarda problemi çözmek için birbirlerine duygularını ve düşüncelerini anlattırma metodunu kullanabilirsiniz. Bu konuşma sonrasında, kavganın ikisi için de mânâsız ve netice vermeyen bir aktivite olduğunu anlatın.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious