Çocuğunuzun duruşuna dikkat edin

  • Giriş : 12.07.2006 / 00:00:00

Geç fark edilen omurga eğrilikleri ileride göğüs kafesinde daralma gibi problemlere yol açabiliyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Omurga eğriliği sıklıkla çocukluk çağında felç geçiren ya da spastik çocuklarda daha çok 10'lu yaşlarda ortaya çıkan bir hastalık. Omurgaya önden ya da arkadan bakıldığında görülen eğilmelere 'skolyoz' adı veriliyor. Erken yaşlarda fark edilmediğinde, ileride göğüs kafesinde daralmalar, kalp ve akciğer problemlerine yol açabiliyor. Bunun için tedavisi şart... Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Pro. Dr. Emre Acaroğlu, kadın ve erkeklerde eşit oranda görülen omurga eğrilikleri (skolyoz) hakkındaki sorularımızı cevapladı:

Omurga eğriliğinin sebepleri nelerdir?

Skolyoz çok çeşitli nedenlerle ortaya çıkabiliyor. Meselâ, spastik çocuklarda ya da çocukluk çağında felç geçirenlerde görülüyor. Ancak sıklıkla daha çok 10'lu yaşlarda ortaya çıkan ve nedeni tam olarak bilinmeyen omurga eğrilikleri. Gebelik sırasında geçirilen enfeksiyonlar şeker hastalığı ve bazı vitamin eksiklikleri de doğuştan olan omurga eğriliklerine yol açıyor.

DÜZENLİ OLARAK TEST EDİN

Nasıl belirti verir?

Aileler genellikle çocuklarında bir duruş bozukluğu olduğunu fark ediyorlar, ama bunun adını koyamıyorlar. Duruş bozukluğu bir omuzun yüksekliği ya da bel girintilerinde asimetri şeklinde görülebilir. Ancak genelde durum, sırtta hafif kamburluk belirince, yani oldukça ileri evrede aile tarafından algılanabiliyor. Hastalığı erken evrede tespit etmek için basit bir test yaptırılabilir. Çocuğumuza kollarını da aşağıya sarkıtarak öne eğilmesini söyleyin. Eğildiği zaman baş ya da kalça tarafından sırtına bakın. Eğer sırt simetrik ise skolyoz olması ihtimâli çok düşüktür. Eğer sağ ve sol arasında birkaç milimetreden fazla fark varsa, o zaman skolyozdan şüphelenip mutlaka bir doktora başvurmak gerekir. Bu test 6 ayda bir tekrarlanabilir.

Omurga eğriliği günlük hayatı nasıl etkiler?

Erken dönemlerde ya da skolyoz eğer ilerlemeden belli bir büyüklükte kalır ise, hayatı hiç etkilemiyor. Zaten çocuklar eğrildiklerini hissetmedikleri için teşhis bazen çok geç konulabiliyor. Belli bir dereceden sonra çocuk ve aile görüntü bozukluğunu fark ediyor. Eğer bu ciddi boyutlara varmış ise, çocukta bir sakatlık hissi oluşturabiliyor. İleri skolyozlarda, nadiren de olsa göğüs kafesinin daralması nedeniyle kalp ve akciğer sorunları ortaya çıkabiliyor.

Çocuk büyüdükçe omurga eğriliği artar

Omurga eğriliğinin bir ölçümü var ve bu ölçüm sonucunda eğriliğe dereceler veriliyor. 10 dereceden itibaren skolyozun varlığından bahsediliyor, üst sınırı yok, 120-130 dereceye kadar gidebilir. İki tehlike olaşabilir: Birincisi, skolyozun teşhis edildikten sonra ilerlemesi, ikincisi de kalp ve akciğer sorunlarına neden olması. İkincisi için 90-100 dereceyi geçmesi gerekli ki, bu oldukça nadir görülen bir durumdur. İlerleme ise gerçek bir tehlike oluşturmaktadır. Kural olarak omurga eğriliği var ise, çocuk büyüdükçe artmaya devam edecektir.

Tedavi edilebiliyor

Omurga eğriliğinin tedavisi, tespit edildiği andaki derecesine ve çocuğun o dönemden sonraki büyüme oranına göre değişiyor. Ana amaç çocuğun gereksiz bir cerrahi müdahale ile karşılaşmaması. Büyümesi tamamlanmış çocuklarda (2 yıldır âdet gören), sırtta 50 derece, belde 35 dereceyi aşmadıkça cerrahi müdahaleye gerek yok. Çünkü, bu durumda omurga eğriliğinin ciddi bir ilerleme şansı bulunmuyor ve hayatı çok fazla etkilemiyor.
Büyümesi devam eden çocuklarda ise, genel uygulama 20 dereceyi aşan skolyozda korse tedavisi. Hâlen büyüyen çocukta 40 dereceyi aşan skolyozda, erişkin vücudunu kazanmış hastalarda ise sırt ve bel derecelerini aşınca cerrahi müdahale tavsiye ediliyor. Cerrahi ile omurga eğrisinin düzelme oranı yüzde 70 ile 80 arasında değişiyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious