Çocuklar en çok hırsızlık suçu işliyor

  • Giriş : 17.12.2006 / 00:00:00

Prof. Dr. Hamit Hancı, "İç göçler ve çarpık kentleşme" üzerine yaptığı çalışmada, göç ve kentleşmeyle birlikte ortaya çıkan "çocuk suçluluğunu" inceledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Hamit Hancı, çocukların ya ayakkabı boyacılığı, hamallık, midyecilik gibi niteliksiz işler yaptığını ya da dilencilik, tombalacılık, kaçak sigara satma gibi işlere karıştığını belirterek, göç olayını yaşayan çocukların daha çok hırsızlık ve yaralama suçlarını işlediğini kaydetti.

ÇEVRE BİRİNCİ DERECEDE ETKİLİ

Hancı, ergenlik, bazı kalıtsal etkenler, psikiyatrik sorunlar ve beden kusurlarının suçlulukta etkili olabildiği gibi artık günümüzde daha çok çevre faktörlerinin etkili olduğunu kaydetti. Hancı, sevgi yoksunluğu, yanlış veya eksik eğitim, baskıcı disiplin yöntemleri, çocuk istismarı, iç ve dış göçlerin oluşturduğu kültür çatışmaları, gecekondulaşma, yöresel gelenek ve görenekler, ekonomik bunalımlar, çocuğun erken yaşta çalışmak zorunda kalması, parçalanmış aileler, ailede suçlu birey örnekleri ile kitle iletişim araçlarındaki şiddet ve suçlarla ilgili programlar çocukları suça iten nedenler arasında saydı.

ŞEHİRLERDE MALA YÖNELİK SUÇ ARTIYOR

Hancı, şehirleşmeyle özellikle cebir şiddet suçları azalırken mala yönelik suçlar arttığını belirtirken, büyük şehirlerde kazanç sağlayan mala yönelik suçlar için olanaklar ve suçların gizli kalması olasılığı daha fazla olduğunu kaydetti. Toplum baskısının iyice azaldığını vurgulayan Hancı, bu yüzden kent yaşamında suçluluk oranları daha fazla olduğunu, küçük yerleşim birimlerinde ise polisin daha az etkili olmasına rağmen az miktarda suç oranına rastlandığını ifade etti.

BÜYÜKŞEHİRDE SUÇ İŞLEYEN, SUÇU TEKRARLIYOR

Kırsal kesimde daha çok ilk kez suç işleyenlere rastlanıldığı halde, büyük şehirlerde suç tekrarı oranları da fazla olduğunu dile getiren Hamit Hancı, sahte kentleşmenin getirdiği yetersiz imkanlar, düzensizlik ve karmaşanın suç işlemede etken olabildiğini kaydetti. Hancı, kültür çatışması en çok genç kuşakları etkilediğini belirterek, "Kentte kavuşacağını sandığı eğlence, macera, şöhret ve zenginliğin beklentisinin yanında yetersiz eğitim ve yetenek eksikliği gibi nedenlerle arzuladığı iş ve geleceği elde edemeyeceği düşüncesine kapılan çocukların, kentte değişen geleneksel aile törelerinin çocuğu koruyan yaptırım gücünün zayıflaması, ailenin sosyal kontrol fonksiyonunu yerine getirebilecek başka kurumların olmaması nedeniyle suça daha kolay yönelme olasılığı büyüktür" dedi.

ÇOCUK SUÇU, BAŞ KALDIRI ARACI OLARAK KULLANIYOR

Hancı, küçük yerleşim birimlerinde suç işleyenlerin çoğunluğunu aynı bölgede doğmuş kişiler oluşturduğu halde, büyük kentlerde suç işleyenlerin büyük çoğunluğunu kırsal kesimde doğup sonradan şehre göç etmiş kişiler oluştuğunu ifade etti. "Erkek otoritesini yitirmekten korkmakta, kadın ve çocuklar daha bağımsız olmak istemektedirler" diyen Hancı, toplumsal yalnızlık çeken ailede çocuk suçluluğu çoğunlukla bir baş kaldırma ve çevreye karşı çıkma girişimi olarak ortaya çıktığını dile getirdi.

HIRSIZLIK BİRİNCİ SIRADA

Çocukların ya ayakkabı boyacılığı, hamallık, midyecilik gibi niteliksiz işler yaptığını ya da dilencilik, tombalacılık, kaçak sigara satma gibi işlere karıştığını vurgulayan Hancı, göç olayını yaşayan çocukların daha çok hırsızlık ve yaralama suçlarını işlediğini, hırsızlığın ilk planda daha çok ekonomik zorluklar nedeniyle yapıldığını belirtti. Hancı, "Hırsızlık yapan çocuk bu yolla maddi gereksinimini gidermekten çok ailenin ve okulun denetiminden uzak kalmanın verdiği bir başıboşluk içinde suça yönelmekte, sevgi ve sevecenlik eksikliğini gidermek için bu yola başvurmaktadır" dedi.

SUÇ SELLERİ KAPIDA

Kırsal kesimden kentlere göç olayı, özellikle genç kuşakları etkileyerek suç potansiyelini de beraberinde getirdiğini anlatan Hancı, gelecekte batı ülkelerinde görüldüğü gibi kent kökenlilerin suçlu çocuklarının çoğunluğu oluşturması olasılığı da göz ardı edilmemesi gerektiğine dikkat çekti. Hancı, bu güne kadar gecekonduya ve kaçak yapılaşmaya müdahale etmeyen şehirlerin istila edilmesine göz yuman tüm belediye başkanlarının, sadece çarpık kentleşme sonucunda oluşan sağlık sorunları ve doğal afetlerin oluşturduğu zararlardan değil çocuk suçluluğunun artışından da sorumlu olduğunu kaydetti. Hancı, "Bu gidişatı durduramazsak doğal sellerin yanı sıra bilelim ki suç selleri de kapıdadır" dedi.

ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Hancı, çocuk suçluluğunun azaltılması ve önlenmesi için şu önerileri yaptı:

"Türk Ceza Kanunundaki hırsızlık ve gasp suçlarına eşdeğer kabul edilecek yasal düzenlemeler yapılmalı,

.Hazine arazilerinin belediyelere ve toplu konut kooperatiflerine devri ile gecekondu önleme bölgeleri oluşturulmalı,

.Köydeki gelir azlığı, verimsizlik, işgücü fazlalığı gibi itici nedenlerin önlenmesi gerekmektedir. Kırsal alanda verimkar istihdam olanakları meydana getirilebilmelidir.

.Sanayi kuruluşları şehir dışı nitelikte oluşturulmalı,

.Demiryolu ağırlıklı hızlı bir ulaşım sistemi oluşturulup, cazibe merkezi olan büyük şehirlere gidip-gelme kolaylaştırılarak, şehre göç ihtiyacı ortadan kaldırılmalı,

.Çevrenin suçluluk özellikle de çocuk suçluluğu üzerindeki olumsuz etkileri dikkate alınmalı, Çocuk Mahkemelerinde çocukların çevrelerini araştırma görevi olan ve sayıları yetersiz sosyal hizmet uzmanı ,psikolog, pedagog gibi uzmanların sayısının arttırılması sağlanmalı,

.Çocuk suçlularla ilgili olarak özel olarak eğitilmiş polislerden Çocuk Polis departmanları kurulmalı,

.Çevrenin etkisiyle artabilecek ve ergenlik dönemi bunalımları olarak ortaya çıkan suçları önlemek için aile danışma merkezleri ve gençlik merkezleri yaygınlaştırılmalı,

.Çocuğu suç işlemeye teşvik eden ailelerin velayet hakkını sınırlayan vesayet daireleri kurulmalı, .Çocukları suça teşvik ve azmettiren kişilere yönelik ceza ve yaptırımların büyüklerinkinden daha fazla olmasını sağlayacak özel düzenlemelerin oluşturulmalıdır."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious