Çocuklar geçim derdinde

  • Giriş : 25.11.2006 / 00:00:00

Prof. Dr. Ercan Tatlıdil, "Başta Mardin olmak üzere Güneydoğu'dan gelen ailelerin çocuklarının üçte ikisi ailesinin, üçte biriyse kendi ihtiyaçlarını karşılamak için sokakta çalışmaktadır." dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Ege Üniversitesi (EÜ) Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Tatlıdil, sokakta çalışan çocukların yüzde 92'sinin babasının düzenli gelir getiren ve sosyal güvenlik kapsamı içinde yer alan işlerde çalışmadığını açıkladı.

"Hızlı Kentleşmenin Sokakta Çalışan Çocuk Üzerine Etkisi: İzmir Örneği" konulu araştırma, ilginç sonuçlar ortaya çıkardı.

Bilgi ve teknolojideki hızlı gelişmelere eğitim yoluyla ayak uyduramayan gecekondu nüfusunun şehirlerde işsizlik oranlarının artmasına sebep olduğunu belirten Prof. Dr. Tatlıdil, "Şehirde işsizlik artarken aksine köyden göçün başlıca sebebi de iş bulma umududur." şeklinde konuştu.

Genç ve dinamik bir nüfusa sahip Türkiye'de işsizliğin en önemli özelliğinin yapısal bir nitelik taşıması olduğunu kaydeden Tatlıdil, "Ekonomide aktif olmayan 16 yaş altı kişilerin toplam nüfusa oranı yüzde 36 civarındadır. Bu, AB üyesi ülkelerde yüzde 15'tir." dedi. Çocuk işçiliğinin hemen hemen bütün dünyanın bir problemi olarak devam ettiğini vurgulayan Tatlıdil, "Çocukların sokakta bulunmasının sebepleri kültür, coğrafya, ekonomi ve toplum şartlarına göre farklılık gösterdiği için ortak tanımda buluşulamamaktadır." diye konuştu.

Sokaklarda çalışan çocuklarla çalışma alanlarında görüşmeler yaptıklarını anlatan Ercan Tatlıdil, şunları söyledi: "İzmir'in Konak, Bornova ve Karşıyaka ilçeleriyle Bostanlı semti çalışmamıza temel oluşturdu. Sokakta çalışan çocukların doğum yerleri incelendiğinde, yaklaşık yarısının İzmir dışından, özellikle baba ve annelerinin doğum yeri olan Güneydoğu Anadolu'nun Diyarbakır, Mardin, Batman ve Siirt, Doğu Anadolu'nun Erzurum, Erzincan, Kars, Tunceli, Elazığ ve Bitlis gibi şehirlerinden olduğu görülmektedir. Hemen hepsi gecekondu bölgelerinde otururken çok azı Menemen, Çiğli, Gaziemir ve Torbalı gibi çevre ilçelerdeki yeni yerleşim alanlarındadır. Şehrin planlı yerleşik dokusunda oturanlara rastlanmamıştır."

Bu çocukların anne ve babalarının eğitim seviyesinin Türkiye ortalamasının altında olduğunu açıklayan Prof. Dr. Tatlıdil, "Anneler arasında çalışmama oranı yüksektir. Babaları ise devamlı bir işte çalışmamaktadır. İzmir'e gelen aileler, şehrin yaşam alanlarında tutunabilmek ve ailenin ihtiyaçlarını karşılamak için çocuğun çalışmasını desteklemektedir. Araştırmaya katılan hiçbir çocuk. ailesi tarafından çalışmak yerine okula gitmesi için teşvik edilmemiştir. Sadece şehirde kalış süresi daha uzun ailelerde çocuktan hem okula gitmesi hem de çalışarak gelir sağlaması istenmektedir. Özellikle seyyar satıcılık yapan veya beceri gerektiren işlerde çalışan babalar, çocuklarının hem çalışmasında hem de okula gitmesinde ısrarlı davranmaktadır. Kız çocukları, temel eğitimin ilk yıllarında erkek çocuklara göre okula devamda daha şanslı görülmüştür. Bununla birlikte yaşları büyüdükçe okuldan ayrılma eğilimi de yükselmektedir." dedi.

Çalışan çocukların aile içi etkileşimleri incelendiğinde bu ailelerin şehir değerlerden çok, kırsal geleneksel değerleri devam ettirdiğinin gözlendiğini belirten Tatlıdil, "Ailede karar alma sürecinde babanın ön plana çıktığı anlaşılmaktadır. Özellikle göç yoluyla İzmir'e gelen çalışan çocukların aileleri, çocuğun kendisiyle ilgili kararları almasına rehberlik etmede yetersizdir. Babaya karşı duygu ve isteklerini açabilen çocuk oranı yüzde 20'nin altında kalırken annede yüzde 60'ların üzerine çıkmaktadır." şeklinde konuştu.

Çocuğun sokakta çalışmaktan koparılıp okula yönlendirilmesinde aileyle birlikte ortak çözüm yolları bulunması gerektiğini vurgulayan Tatlıdil, "Ailenin en az çocuk kadar millî ve yerel politikalarda sosyal, ekonomik ve kültürel politikalarla desteklenmesi öngörülmektedir. Özellikle ailenin şehre geliş sebepleri ve burada karşılaştığı problemler anlaşılmadan çocukların sokaktan kurtarılması ve okula yönlendirilmesi mümkün görünmemektedir. Özellikle çalışan çocukların baba ve annelerine yönelik meslek edindirme programları ve işe yerleştirme politikaları oluşturulması gereklidir. Çalışan çocuğa yönelik çok yönlü hizmet merkezleri açılması, bu merkezlerde sosyolog, psikolog, eğitimci ve sosyal hizmet uzmanlarının çalışması zorunluluktur. Özellikle şehirlileşme sürecinde yeni gelenlerin uyumunu destekleyecek programları uygulamada hukuki ve ekonomik imkanlar yeterli olmalıdır." dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious