Çocukları kuş gribi virüsü taşıyan aile ilgisizlikten yakındı

  • Giriş : 30.01.2006 / 00:00:00

Kuş gribi virüsü kaptıkları için bir anda Türkiye ve dünya gündemine oturan Beypazarılı Çanak kardeşlerin yaşadıkları tüm olaylardan geriye sadece oyuncakları kaldı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Baba Muhammed Çanak'ın 3 Ocak 2006 günü Sarıyer Barajı'nda ölü ördeklere dokunduğu eldivenleri evine getirmesi üzerine kuş gribi virüsü 3 ve 5 yaşlarındaki Muharrem ve İskender Çanak kardeşlere bulaşmıştı. Ağrı'da üç çocuğun kuş gribinden ölmesinin ardından bir anda dünyanın gözü Türkiye'ye çevrildi. Beypazarı'nda eldivenlere dokundukları için virüsü kapan Çanak kardeşler Türk ve dünya medyasının ilgi odağı oldu.

Beypazarı Kaymakamlığı'nın devreye girmesiyle Köşebükü Köyü İğdelidere Çiftliği'nde yaşayan kardeşler, Keçiören Araştırma ve Eğitim Hastanesi'ne kaldırılarak burada tedavi altına alındı. Kuş gribinin görüldüğü bölge ise karantinaya alınarak yaklaşık 15 binin üzerinde kanatlı hayvan itlaf edildi. 15 gün boyunca tedavi altında tutulan ve bir çok testen geçen Çanak kardeşlerde görülen kuş gribinin ölümcül olmadığının tespit edilmesi üzerine kardeşler hastaneden taburcu edildi.

Kardeşleri hastane çıkışında da medya yanlız bırakmamıştı. Reuters ve APTN gibi uluslararası ajanslar virüs taşıyan kardeşleri hastane çıkışında görüntülerken bir İsponyal televizyon kanalı da kardeşleri Beypazarı'ndaki evlerine kadar takip etmişti. Evlerinde aileleriyle birlikte yaşamlarını sürdüren kardeşlerin bugünlerde evlerinde sessizlik hakim. Kardeşleri düne kadar basın ordusu görüntülemeye çalışırken şimdi ise sadece aileleriyle birlikte gün geçiriyorlar.

Baba Muhammet Çanak, çocukların eve gelmesinin ardından sadece kendilerine yabancı ülkelerden telefonlar geldiğini Türk yetkililerden ise kimsenin arayıp sormadığınından yakınıyor. Baba Çanak, ''Bizi İspanya ve Amerika'dan çocukların durumunu sormak için aradılar. Ama Türk yetkililerden arayan olmadı. Şiddetli kış şartlarında odun ve kömürümüz olmadan karanlıkta ve susuz olarak yaşamaya çalışıyoruz. Çocuklarım bu hastalığı taşıdığı için çok korkuyoruz. Bu imkansızlıkta daha da kötü olacaklarını düşünüyoruz.'' dedi.

Geçimlerini balık avcılığı ve çiftçilikten sağlayan baba Çanak, şiddetli kış şartlarında ilçeye inmekte güçlük çektiklerini Sarıyer baraj gölünün donduğu için balık avlayamadığını söyleyerek, ''Evimizde açlıkla burun burunayız. Devletten yardım eli bekliyoruz. Devletten iş değil ilgi bekliyoruz. Hayatımızı normal olarak sağlamak için elektrik ve su istiyoruz.'' şeklinde konuştu.

Anne Pembe Çanak, ''8 gün boyunca hastanede çocuklarımın başında bekledim. O günlerde yanlız bırakmayan yetkililer şimdi uğramaz oldu. Bizleri kaderimizle başbaşa bıraktılar. Çocuklarımın tekrar rahatsızlanmasından endişe ediyorum. '' diye konuştu.

Muharrem ve İskender kardeşler ise her şeyden harersiz hastanede bulundukları günlerde kendilerine hediye edilen ve hayatlarında ilk defa sahip oldukları oyuncakları ile oynuyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious