Çocuklarımıza dikkat!

  • Giriş : 15.06.2006 / 00:00:00

Cinsel tacize uğrayan çocuklarda ilerki yaşlarda kişilik bozuklukları gelişebiliyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Cinsel tacize uğrayan çocuklar, davranış ve kişilik bozuklukları geliştirebiliyor. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Abdülkadir Çevik, cinsel istismara uğrayan çocukların bunun kompleksi içinde, kendilerini aşağılanmış, horlanmış, itilmiş hissedebileceğini belirterek, "Bu onların tüm yaşamlarını etkileyebilir." dedi.

Çevik, aile içi etkili iletişimin çocukları söz konusu tehlikeden koruyabileceğini de vurguladı.
Son günlerde Çocuk Pornosu Çetesi'ne yönelik operasyonlar, çocuklara yönelik cinsel istismarı yeniden gündeme getirdi. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Abdülkadir Çevik, CİHAN'a yaptığı açıklamada istismara uğrayan çocukların hangi yaş grubundan olursa olsun ağır bir travma içinde olabileceğini söyledi. Cinsel istismara uğrayan çocukların kişilik ve davranış bozuklukları geliştirebileceğini kaydeden Çevik, "Onlarda ilerde cinsel istismar yapacak kişiler olabilirler. O tür insanlara karşı kendileri de ilerde şiddet uygulayabilirler. Onlara kötülük yapanlarla özdeşim yapıp onlar gibi olabildikleri gibi, tam tersi hayatları boyunca böyle bir durumla maruz kaldıkları için bunun kompleksi içinde, kendilerini aşağılanmış, horlanmış, itilmiş hissedebilirler. Bu onların tüm yaşamlarını etkileyebilir" diye konuştu. Söz konusu durumun uzun süreli bir etki bıraktığını ifade eden Çevik, psikiyatrik yardımın gerekli olduğunu vurguladı.


Cinsel tacize maruz kalan çocuklarda uyku bozuklukları, davranış değişikleri olabileceği gibi yersiz korkular da yaşayabileceklerini aktaran Çevik, çocukları bu tür tuzaklardan korumada özellikle ailelere büyük rol düştüğünü belirtti. Çevik, ilgili ailelerde problemin görülme sıklığının çok düşük olduğuna dikkat çekerek şöyle devam etti: "Çok küçük çocukların sokakta böyle kişilerin elinde ne işi var. Demek ki ailede sorun. Çocuklarını kontrol altına almalılar, sahip çıkmalılar. Çocuklar bir aileye ait olduğunu hissetmeliler. Sahiplenilmiş olmak çok önemli. Sahiplenildiklerini hissettiklerinde çocuklar da böyle bir şeye prim vermezler. Çocukları nereye gidiyor, ne yapıyor, arkadaşları kimler... Oturup konuşmaları lazım. İletişim kuramayan bir ailede çocuk boşta kalıyor ve çocuğun nereye gittiği belli olmuyor."

Bazı çocukların ise meraklarından ötürü çok masum bir şekilde bu tür tuzakların içine düşebildiğini anlatan Çevik, "Bu bakımdan da aileler çok önemli. Aileler, onların meraklarını da giderecek şekilde çocukları ile sağlıklı bir iletişim içinde olmalılar" dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious