Çocuklarınızı ilaçlanmış parkta oynatmayın!

Çocuklarınızı ilaçlanmış parkta oynatmayın!.19783
  • Giriş : 12.08.2008 / 08:54:00

Kene korkusu ile bütün çocuk bahçeleri ilaçlandı. Panik psikolisi içinde bu bilinçsizce ve alelacele yapılınca kenelere bi şey olmadı ama çocukların sağlığı tehlikeye girdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Onkolog Prof. Dr. Erkan Topuz, Türkiye'deki en büyük hatalardan birinin tarım ilaçlarının kontrolsüz bir şekilde kullanılması olduğunu söylüyor. Topuz, kene ilaçlamalarına da tepki gösteriyor: Parklardaki çimler ilaçlardan zehirlendi. İlaçlanmış parklarda çocuklarınızı oynatmayın... Çimenler ilaçlanmış olabilir, çok şeker' diye ağzına götürmesine izin vermeyin. ...
Medical Park Göztepe Hastane Kompleksi Kanser Hastanesi Onkoloji Direktörü Prof. Dr. Erkan Topuz; kanserin nedenlerini ve korunma yollarını anlattı:

Kanserin en önemli nedenleri arasında yer alan kimyasallar bizi nasıl etkiliyor?Aslında bütün kimyasallar, ilk keşfedildiğinde insanlığın yararına olduğu düşünülüyor. Örneğin 1930'larda keşfedilen; buzdolaplarında kullanılan soğutucu gaz, sonrasında bütün spreylerde kullanılmaya başlandı. 1930'ların en büyük buluşu olarak ortaya çıktı. Ama 1980 yılında görüldü ki; bu spreyler ve soğutucu maddeler doğrudan doğruya ozon tabakasını delmiş ve mor ötesi ışınlar dünyaya direkt olarak geçmeye başlamış. Sonrasında da Finlandiya, İsveç ve Norveç gibi ülkelerde en tehlikeli kanser türü olan Malign Melanom (tehlikeli bir cilt kanseri türü) oranını üç misline çıkaracak şekilde patlatmış. Sonuçta, bir kimyasalın etkisiyle 1980 yılında bu kanserin 3 katına çıktığını gördük.

ÇİMENLERE DİKKAT!

4 Türkiye'de tarım ilaçları çok yoğun kullanılıyor. Bu ilaçlar bizi nasıl etkiliyor? Tarım ilaçlarıyla her tarafı zehirliyoruz. Gördüğümüz yeşil çayırlar da esasında kanserojendir. Çocuklar bu çayırların üzerlerinde oynuyor, ayakkabılarıyla geziyor, spor yapıyorlar ve doğrudan doğruya bu ayakları veya ayakkabılarıyla evlerine giriyorlar. Evlerine girdikten sonra bu zehir yiyeceklerine de taşınıyor. Havayla bile bu zehri soluyorlar. Yani doğrudan doğruya tabiatı zehirliyoruz. Sonuçta hayvan da otladığında bu zehri alıyor ve etini yediğimizde biz de zehirleniyoruz. Bu konuda ABD de çok yanlış işler yapıyor. Örneğin bütün ABD'de yeşil alanlar aynı olsun, çimenler gür görülsün diye her yeri ilaçladılar. Onlar da kendi kendilerini zehirliyorlar.

Biz de keneye karşı her yeri ilaçlıyoruz. Bu ilaçlamaların bize bir zararı oluyor mu?Türkiye'de yapılan büyük bir hatadır keneye karşı bilinçsizce ilaçlama! Bütün çocuk bahçelerini ilaçladık. Çocuk bahçelerini, bazı ilaç şirketlerini kiralayarak, tamamen bilinçsizce ve keneye karşı etkili olmayan ilaçlarla zehirledik. İlaçları bilinçsizce her tarafa döktük. Bunlar da tabiatın dengesini bozdu. Belki keneyi öldüren hayvanları öldürdük ama keneye hiçbir şey olmadı; çünkü bunların hiçbiri keneye karşı etkili ilaçlar değildi. Bir de ayrıca dehşetle gördük ki çocuk bahçelerini aşırı miktarlarda ilaçladılar. Ve görüyoruz ki; kanseri kendi kendimize ekiyoruz.

KATKI KULLANMAYIN

Türkiye uzun yıllar en ünlü tarım ilacı olan DDT de kullandı. Bunun etkisi hâlâ devam ediyor mu?Tarım ilacı DDT, aşağı yukarı mucize bir buluş olarak ortaya çıktı. Ama DDT'nin çok zararlı, zehirli bir madde olduğu sonradan anlaşıldı. Aşağı yukarı 10-15 yıldır yasak olmasına rağmen hâlâ anne sütünde DDT çıkıyor. Çünkü tabiattan kaybolmuyor. Tarım ilaçları bu kadar kanserojen etkilidir. Bu zehri biz hiçbir zaman yok edemediğimiz gibi, tabiat da yok edemiyor. Yani dünyayı biz kendimiz zehirliyoruz.

Kimyasallar yediğimiz gıdalarda da var mı?Konserve, sucuk, salam, sosis ve hazır meyve suları merdiven altında üretiliyorsa ve içine katkı maddesi konuluyorsa direkt kanserojendir. Çimenler ilaçlanmış olabilir, 'çok şeker' diye ağzına götürmesine izin vermeyin. Çimenler ilaçlanmış olabilir, 'çok şeker' diye ağzına götürmesine izin vermeyin.

Tarım İlaçları Morfin Gibi Satılsın

Şöyle bir bakıldığında gördüğümüz manzara çok ürkütücü olsa, kanser yapıcı birçok etkenle kuşatılmış olsak da; tabii ki her şeyin çaresi var. Hepimiz önlem almak için bir şeyler yapmalıyız. Ama bu konuda devletin de önlem alması lazım.

REÇETEYLE SATILSIN

Mesela son derece kanserojen olan tarım ilaçlarını, morfin de olduğu gibi kırmızı reçeteye bağlamak lazım. Yani adam gidip, 'bana oradan 40 kilo, 100 kilo tarım ilacı ver' dememeli. İhtiyacı olan miktar, oradaki Tarım Bakanlığı'nda görevli kişi tarafından belli oranda reçeteyle verilmeli.

VERGİYE BAĞLAYIN

Avrupa'nın pek çok ülkesi, tarım ilaçlarına büyük oranda vergi getirerek bu sorunu çözmüş. Bu sayede tarım ilacı kullanma oranı hemen yüzde 8- 10 azalmış. Çare olarak bunu düşünmüşler ve başarıyla da uygulamışlar. Aslında araştırmalar da göstermiştir ki; her zararlı maddeye vergi getirildiğinde, sigara dahil,yüzde 8 oranında bir azalma oluyor. Bizde de tarım ilaçlarını, hormonu ve böcek ilaçlarını Tarım Bakanlığı'nın çok sıkı kontrol altına alması ve bunu belli düzende yönetmesi gerekiyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*