Çömez: Türkiye istemediği takdirde Kürdistan kurulamaz

Çömez: Türkiye istemediği takdirde Kürdistan kurulamaz .7245
  • Giriş : 30.06.2007 / 23:59:00

Türkiye'nin istememesi durumunda kuzeyde bir Kürdistan'ın kurulamayacağını,söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


AK Parti Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, Türkiye'nin istememesi durumunda kuzeyde bir Kürdistan'ın kurulamayacağını, kurulsa da varlığını sürdüremeyeceğini söyledi.
Avrasya Dernekleri Federasyonunca, Akgün Otel'de düzenlenen ''Kerkük Referandumu ve Türkiye'ye Etkileri'' konulu panelde konuşan Çömez, 1950'li yıllarda İsrail'in yeni kurulduğu dönemde Kerkük bölgesinde nüfuz sahibi olmaya başladığını belirterek, 50'lerde başlayan bu siyasi desteğin 60'larda yerini silahlı ve parasal desteğe bıraktığını ve o dönemden bugüne İsrail'in o topraklara olan ilgi ve beklentisinin hiç bitmediğini kaydetti.
Çömez, bugün gelinen noktada 600 bin Kürt kökenli peşmergenin bu topraklara getirildiğini ifade ederek, Türk nüfusun değişik baskı ve tacizlerle bölgeden uzaklaştırılmaya çalışıldığını dile getirdi.
Amerika, İsrail ve İngiltere gibi küresel oyun kurucuların bu coğrafyadaki beklentilerinin ne olduğunun bilinmemesi durumunda Türkiye'nin pozisyonunun anlaşılması ve değerlendirilmesinin imkansız olduğunu vurgulayan Çömez, önümüzdeki dönemde Kerkük'te referandum planlandığını, bu referandumda hesaplanan şeyin ise ''Kerkük'ü sözde Kürdistan'a katmak ve ardından bu coğrafyayı güçlendirmek'' olduğunu anlattı.
Turhan Çömez, Büyük Ortadoğu Projesinin çok tartışıldığı bu dönemde Türkiye'nin başına bir terör belası sarıldığına işaret ederek, ''Hiçbir terör, kaldı ki Türkiye'nin başındaki bölücü terör, dış güçlerin desteği, kontrolü, yardımı olmadan hayatını idame ettiremez. Sanıyor musunuz ki Kandil Dağı, Erbil, Musul, Kerkük ve Zaho'daki bölücü unsurların yerleşim yerlerinden Amerika haberdar değil? Kandil Dağı'ndaki bölücü örgütün çete başları uluslararası medyanın karşısında basın toplantıları yaparken Amerika'nın bundan habersiz olduğunu mu düşünüyorsunuz? Bu nedenle Türkiye'nin neyin ne olduğunu görüp, ona göre bir dış politika açılımı ortaya koyması gerek'' diye konuştu.

TÜRKİYE'NİN IRAK POLİTİKASI
Kerkük, Türkmeneli ve Irak politikasının, Türkiye'nin başına musallat edilmiş terör belasından ayrı düşünülemeyeceğini dile getiren Çömez, Türkiye'nin meselenin ne olduğunu görüp değerlendirdikten sonra bir devlet politikasıyla çözüm için mücadele etmesi gerektiğini söyledi.
Çömez, İncirlik Üssü'nün Amerikalılar tarafından kullanılma süresinin 22 Haziran'da uzatıldığını kaydederek, karşılığında Türkiye'nin özellikle Kuzey Irak'ta dağların hemen ardında bir güvenlik şeridi oluşturması, Habur kapısının yerine başka bir sınır kapısının açılması, terörist örgütün çete başlarının teslimi ya da onların iletişim ağlarının kesilmesi için pazarlık yapması gerektiğini dile getirdi.
Türkiye'nin şu anda bu oyunları bozabilecek gücü olduğunu, ancak bu oyunları doğru belirlemesi ve kendisine ait proje ve politikaları olması gerektiğini belirten Çömez, ''Türkiye istemediği takdirde kuzeyde bir Kürdistan kurulamaz, kurulsa da varlığını sürdüremez'' dedi.

KERKÜK REFERANDUMU
Avrasya Türk Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Savaş Avcı da Peşmergelerin Kerkük'e girmesinden sonra tapu ve nüfus dairelerini yaktığını ve yönetime el koyduğunu belirterek, ''Türkmenlerin, Saddam'dan kurtulduklarını düşündükleri sırada Amerika ve müttefiki Kürtlerin gazabına uğradıklarını'' söyledi.
Avcı, bugün Kerkük'te devlet dairelerinin Kürtlerin hakimiyetinde bulunduğunu, resmi tabelaların Kürtçe olduğunu, işe girmek için Kürt partilerinin referansı gerektiğini ifade ederek, Türkmenlerin şehirden çıkarılması amacıyla yoğun olarak bulundukları semtlerde bombalı saldırılar, fidye amaçlı kaçırılmalar gerçekleştirildiğini dile getirdi.
Göç etmek zorunda bırakılan Türkmen ve Arapların yerine kuzeydeki Kürt bölgelerinden sayıları 650 bini bulan Kürtlerin Kerkük'e yerleştirilmesinin hedeflendiğini savunan Avcı, Saddam sonrası, ''sözde demokrasi sürecinde'' Türkmenlerin yok sayıldığını, haklarının gasp edildiğini ve yönetime alınmadıklarını belirtti.
Avcı, Türkmenlerin üçüncü unsur olmalarına rağmen, Anayasa'da Irak'ın unsurlarının Arap ve Kürtler olarak benimsendiğine dikkati çekerek, Irak'ta yapılan parlamento seçimlerinde Türkmenlerin kullandığı oy sandıklarının kaçırıldığını, oy pusulalarında tahribat yapılarak geçersiz olmalarının sağlandığını ve Telafer gibi birçok Türkmen kentinin seçim sandıklarının merkeze gitmediğini ifade etti.
Böylece Türkmenlerin Irak Meclisinde adil bir biçimde temsil edilme haklarının ellerinden alındığını, Süleymaniye'den kamyonlarla getirilen Kürtlerin mükerrer oy kullanmasına göz yumulduğunu ifade eden Avcı, ''Kırmızı çizgilerin yok oluşunun getirdiği nokta şudur; asırlardan beri Türkmen kenti olan Kerkük'ün dünyanın gözü önünde sözde Kürdistan'ın başkenti olmasına ramak kaldı. Kasım 2007'de yapılacak Kerkük referandumu, sadece bu şehrin kaderini çizmekle kalmayıp, Irak'taki Türk varlığının tamamen yok edilmesini hedefliyor'' şeklinde konuştu.

TÜRKİYE'NİN KUZEY IRAK'TAKİ VARLIĞI
Avcı, Türkiye'nin Irak Türklerine ve Kerkük'e karşı tarihi sorumluluğu olduğuna işaret ederek, ''Bugün Irak'ta nasıl ki hiçbir coğrafi, dini, ırki bağları olmayan Kürtlerin arkasında ABD var, Arapların arkasında Suudi Arabistan, Şiilerin arkasında İran varsa, Türkmenlerin de arkasında Türkiye olmalıdır'' diye konuştu.
Kerkük meselesinin aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti'nin ulusal güvenliğini birinci derecede ilgilendirdiğini ve Türkiye'nin parçalanmak istendiğini daha önce pek çok kez söylediklerini belirten Avcı, şunları kaydetti:
''Güney Doğu Anadolu bölgesinin sigortası olarak gördüğümüz Irak'ın kuzeyinde yapılacak askeri operasyon, hiç şüphesiz Barzani ve Talabani tarafından desteklenen bölücü örgüte ağır bir darbe vuracağı gibi, aynı zamanda silahların gölgesinde her an bir katliam endişesi altında yaşam mücadelesi veren Kerkük ve Türkmeneli'ndeki soydaşlarımızın da başı dik sokakta dolaşmalarına vesile olacaktır. Türkiye yalnızca Türkmenlerin varlığı ve güvenliği için değil, kendi varlığı ve güvenliği için de Kuzey Irak'ta bulunmalıdır.''

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious