Cuma akşamına göre daha fakir bir ülkeyiz

  • Giriş : 01.05.2007 / 00:00:00

Devlet Bakanı Ali Babacan, piyasalardaki son dalgalanmayı değerlendirirken, Türkiye’ye 1 puanlık faiz artışının yıllık 2 milyar YTL’lik maliyeti olduğunu söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Genelkurmay'ın açıklamasına da değinen Babacan, " Cuma akşamına göre Türkiye, bugün daha fakir bir ülkedir, Türkiye’deki varlıkların değeri düşmüştür" değerlendirmesini yaptı.
NTV’ye konuk olan Bakan Ali Babacan, seçimin, erken olsun, olmasın demokrasinin bir unsuru olduğunu belirterek, hiçkimsenin demokratik düzen ve takvimlerden korkmamasını istedi.
Babacan, "Ekonomimiz her türlü seçim senaryosuna hazır. Ne zaman ki demokrasinin temel unsurları sorgulanmaya başlanır, o zaman siz ekonomiden de korkun" dedi.
Seçimin zamanının, temel belirleyici bir unsur olmadığını, temel belirleyici unsurun, Türkiye Cumhuriyetinin temel ilkelerinin sapasağlam korunması olduğuna işaret eden Babacan, şöyle devam etti:
"Temel belirleyici unsur, Türkiye Cumhuriyetinin demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olarak devam ediyor olmasıdır. Bunun tersine herşey Türkiye’yi, Allah korusun farklı bir zemine çeker. Bir anda bu gördüğünüz ekonomik göstergelerin çok farklısını karşınızda görürsünüz.
Türkiye’ye son 4,5 yılda 60 milyar doların üzerinde yabancı sermaye, 40 milyar doların üzerinde doğrudan sermaye girişi olduysa bu, Türkiye’nin geleceğine, istikrarına gelmiştir.
Ekonominin temelleri sağlam. Fakat bu temeller siyasi istikrar üzerine oturmuş temeller. Eğer siyasi istikrarda sıkıntı başlarsa, siyaset kurumuyla, demokrasinin işlemesiyle ilgili sıkıntılar olursa, ekonomik temeller ne kadar sağlam olursa olsun...Bu şuna benzer, sağlam bir temel üzerine bina kurarsınız, birileri gelir sağlam temelin altını oyarsa o sağlam temelin hiçbir anlamı kalmaz, bina çöker.
Demokrasisi aksayan bir ülkenin AB süreci biter. Türkiye, hedefini, yönünü kaybederse, Allah korusun bizi çok kötü günler bekler.
Yatırımcılar, biz ’Türkiye demokrasisine, siyaset kurumuna inanıyoruz’ diyorlar da bu göstergeler böyle devam ediyor. Onun için çok dikkatli hareket etmemiz gerekiyor, çocuklarımızın torunlarımızın Türkiyesi için çok dikkatli hareket etmemiz gerekiyor. Allah korusun bir anda bandı geri sararız, Türkiye’yi 5 sene, 10 sene öncesine götürürüz.
Güven yavaş oluşur, kaybetmek çok hızlıdır. Onun için zaman sağduyu, aklıselim zamanı."

1 PUAN ARTIŞIN MALİYETİ 2 MİLYAR YTL"

Son günlerde yaşanan faiz artışı ve borsalardaki düşüşü de değerlendiren Babacan, bunların piyasanın ilk tepkisi olduğuna işaret ederek, "Bunun da bir maliyeti vardır. Türkiye’ye 1 puanlık faiz artışının yıllık 2 milyar YTL’lik maliyeti var. Cuma akşamına göre Türkiye, bugün daha fakir bir ülkedir, Türkiye’deki varlıkların değeri düşmüştür, Türkiyedeki gayrimenkullerin, hisse senetlerinin, tahvillerin değeri düşmüştür. Bu düşüş daha ’acaba’ diye küçük bir soru işareti oluştuğu anda olmuştur" diye konuştu.
Cuma günkü açıklamadan sonra risklerin algılanmaya başlandığını vurgulayan Ali Babacan, temel risk primi, siyasi risk priminin zaten Cuma akşamına kadar hesapların içinde bulunduğuna dikkati çekti ve şunları kaydetti:
"Ancak bu siyasi risk priminin üzerine bir de siyaset dışı risk primi eklendi ve biz bunun bedelini ödemeye başladık.
Sadece siyasi risk primi olsa Türkiye bunun altından kalkar. Ama siyaset dışı faktörlerin risk priminin nereye gidebileceği ve bunun bedelinin Türkiye’ye neye malolacağını görmek için daha erken.
Eurobondlarda 14-16 baz puan artış oldu. Güveni yıkmak çok kolay." Kamu borç stoğunun daha korunaklı bir yapıya sahip olduğunu, döviz rezervlerinin de önemli bir emniyet supabı vazifesi gördüğünü anlatan Babacan, "mali sistemimiz de çok daha korunaklı bir yapıya sahip. Ekonomimizin temelleri çok sağlam ama bu sağlam temeller siyasi istikrarın üzerine oturmuş durumda.
Demokrasiyi, siyasi istikrarı altından çektiğiniz anda bunların hepsi yerle bir olur" dedi.
Çünkü uzun vadede Türkiye’nin geleceği, Türkiye ile ilgili beklentilere bağlıdır. Zaman sağduyu zamanı, demokrasinin ve hukuk çerçevesinden çıkmama zamanı.
Demokrasi ve hukuk çerçevesinde herşeyi absorbe eder ekonomimiz. Bu çerçevenin dışına çıkıldığında kontrol imkanı kalmaz."

YILLIK PROGRAM

Katılım öncesi ekonomi programı adıyla bir yıllık program hazırladıklarını ve bunu 8 Mayıs’ta 27 ülkenin ekonomi bakanları huzurunda sunacaklarını açıklayan Babacan, kimsenin, ekonomi programının dışında adım beklememesini istedi.
Mevcut güveni, öngörülebilirliği kolay oluşturmadıklarını, bunun 4,5 yıllık bir çabanın sonucu olduğunu vurgulayan Bakan Ali Babacan, "Cuma akşamından bu yana yaşadıklarımız Türkiye adına, bölgemiz adına çok üzücü. Adaylık statüsü çok önemli bir statü. 8 tane reform paketi geçirmişiz. Müzakerelere başlamışız. Cuma akşamı yapılmış açıklamanın, düşünülmesi dahi yadırganır" dedi.
Pazar günkü Çağlayan mitinginin, demokratik bir ülkede doğal olduğunu, demokrasi adına çok sevindirici olduğunu anlatan Babacan, AB ülkelerinin de Türkiye’yi yakından izlediğini, AB ile ilişkilerin demokratik sistem düzgün işlediği sürece düzgün gideceğini söyledi.
Her yıl 700 bin kişinin işgücüne katıldığını, Türkiye’nin yatırım yapmak, bunlara istihdam sahası açmak zorunda olduğunu vurgulayan Babacan, bunun temel şartının ise siyasi istikrar olduğunun altını çizdi.
Babacan, "aksi halde bugün yapılacak bir hatanın vebalini nesiller boyunca çekeriz, ülkeyi 5-10 sene öncesine götürür. Bütün dünya kalkınırken, biz çok gerilerde kalırız ve bunun vebalini taşımak, hesabını vermek de kolay değil" dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious