Cumhurbaşkanı adayı olmam anormal karşılanmamalı

  • Giriş : 06.03.2006 / 00:00:00

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, cumhurbaşkanı adayı olabileceğini ve bunun kimseyi şaşırtmaması gerektiğini söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Dengir Fırat, beraberinde AK Parti İl Başkanı Ahmet Aydın ve Merkez İlçe Başkanı Zeynal Özbilgin ile Adıyaman Organize Sanayi Bölgesi'nde İnternet, Mesildo ve Güçlü tekstil fabrikası gibi bir çok işletmede incelemelerde bulunarak, işletmecilerin sorunlarını dinledi. Milletvekilleri Hüsrev Kutlu, Faruk Ünsal, Mehmet Özyol ile bir çok işletmecinin katıldığı basın toplantısında Dengir Fırat, gündemdeki değişik konularla basının sorularını cevapladı.

Anayasanın kimlerin Cumhurbaşkanı olabileceğini belirlediğini söyleyen Dengir Fırat, belli bir mevkiye gelmek için belli bir yerden gelme mecburiyeti olmadığını belirtti. Fırat, "Cumhurbaşkanı adayı olmayı düşünebilirim, çünkü Anayasamız kimlerin Cumhurbaşkanı olabileceğini yasalarla belirlemiştir. Bunun için yüksek tahsil, 40 yaşını geçmiş olmak ve öncelikle parlamentoda olmak lazım. Benim gibi de en az 400-500 milletvekili var. Bu vasıflara haiz olan herkes Cumhurbaşkanlığına aday olabilir. Türkiye cumhuriyeti Demokratik bir Cumhuriyettir. Belli bir mevkiye gelmek için belli bir yerden gelmek mecburiyeti yoktur. Her vatandaş bu yasal haktan istifade edebilir. Bunu da çok anormal karşılamamak lazım. Anayasada belirtilen şartlara haiz olan her kişi Cumhurbaşkanlığına, Milletvekilliğine ve seçilebilecek neresi varsa oralara seçilme hakkına sahiptir. Cumhuriyetin en güzel erdemlerinden biri de budur. Padişahlıklardan, krallıklardan ve diktatörlüklerden farkı da budur. Türkiye'nin demokratik bir cumhuriyet olduğunu unutmamalıyız. Dengir Fırat'ta aday olmak isterse bunu çok da anormal karşılamamak lazım. Ki daha önce aday da olmuştum" dedi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, çıkarılacak Yatırım Ajansları yasası ile bölgelerin ihtiyaçlarına göre yatırım yapılacağını belirtti.

Adıyaman'ın kabuğunu kırıp, bir çok problemini halletmiş olduğunu belirten Fırat; "İşverenimize ve sermaye sahibimize cesaret gelmiştir. Bunların büyük kısmı Adıyamanlı. Bir kere yatırım ruhu Adıyaman'a girmiş, bu ruh girdikten sonra netice alınacağı kanısındayım. Birinci OSB dolmuş ve ikincisi için hazırlıklar sürüyor. Bence ikinci bir OSB yerine mevcut OSB'yi genişletmek daha mantıklı. Çünkü zaten buralara gerekli olan alt yapı gelmiş ve sanayicinin hizmetine sunulmuş. Bunu da iyi değerlendirmek lazım. Besni ve Gölbaşı OSB'lere kurulmak üzere çalışmalar devam ediyor" dedi.

Teşvik bölgesi olan yerlerde yeterince yatırımı çekilemediğini, ancak ortamın eskisi olmadığını belirten Dengir Fırat, şunları söyledi: "Ortam eskisi gibi değil, hem ekonomik hem de siyasi ortam daha iyi. Artık güven ortamı var. Müteşebbisler yatırım taleplerini artırdı. Bazı zorlamalarla müteşebbisi bir yerlere götürmek mümkün değil. Ama bu yatırımları artırmak zorundayız. Adıyaman'da da yatırım patlama noktasına gelmiş. Osmaniye, Düzce ve Uşak'da da aynı durum söz konusu. Hemen hemen şartlar eşit olmamakla birlikte yatırım ortamı buralarda da var. Bunun dışında yatırım ortamı olmayan diğer bölgelere ne yapabiliriz bunu düşünmek gerekiyor. Onlarda bu ülkenin bir parçası. Ve gelişmişliği en az olan yerlerdir. Bu arada bir şey çıkardık bu da Kalkınma Ajansları yasası çıkarttık. Bu çok önemli bir yasadır. Bölgesel planlamaları yerinde yaparak o bölgenin özelliklerine göre yatırımı teşvik edici projeleri onlar geliştirecek. Yani belki Adıyaman'da ayrı, Hakkari'de de farklı bir teşvik uygulaması söz konusu olacak. Belki burada sanayiyi teşvik ederken diğer yerde tarım ve hayvancılığı teşvik edeceğiz. Bazı bölgelere sanayiyi götüremeyiz: Ancak hayvancılıkla ilgili bir sanayi oluşturabiliriz."

"Sanayimizi desteklememiz lazım. Ama bir de devletin imkanlarına bakmamız lazım" diyen Fırat, tekstil sanayicilerinin Başbakanı ziyaretine değinerek, şöyle devam etti: "Tekstilcilerin bazı talepleri oldu. Bunlardan birisi KDV oranının indirilmesi, enerji fiyatlarının yeniden indirilerek ayarlanması 3'üncüsü ise istihdamda vergi yükünün azaltılması oldu. Tabi ki burada bir anlaşmazlık çıktı. Çünkü tekstilciler 2 milyon insanı istihdam ettiklerini söyledi. Çalışma Bakanına sorduğumuzda kayıtlı olan 720 bin kayıtlı çalışan olduğunu öğrendik. Ya siz bunu abartıyorsunuz ya da çok büyük bir kayıt dışı var dedik. Başbakan, tekstilcilere sizin üzerinizdeki yükü azaltalım, siz de kayıt dışı olanları kayıt altına alın dedi. Bunun karşılıklı olarak yapmak durumundayız. Bu da doğru. Vergi oranları indiriliyor ama bunu daha da aşağı çekmemiz lazım ancak bunu daha aşağı çekmemiz için kayıt dışı ekonominin de kayıt altına alınması lazım. Bunu almadığımız süreç içersinde vergide ve istihdamdaki yükü devletin üstüne yıkmış oluruz."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious