Cumhurbaşkanı Gül'den yeni hedef

Cumhurbaşkanı Gül'den yeni hedef.10511
  • Giriş : 21.04.2009 / 23:22:00

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye'nin bölgede ve dünyada barış, huzur ve istikrarın tesisi için pozitif bir güç olmayı hedeflediğini söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:



Abdullah Gül, Türkiye'ye resmi bir ziyaret gerçekleştiren Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Süleyman onuruna Çankaya Köşkü'nde resmi akşam yemeği verdi.

Yemeğe TBMM Başkanı Köksal Toptan, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Bayındırlık ve İskan Bakanı Faruk Nafiz Özak, YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, Ankara Valisi Kemal Önal, yabancı misyon temsilcileri, TOBB Yönetim Kurulu Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, THY Genel Müdürü Temel Kotil, Lübnan'da da gösterilen ''Gümüş'' dizisinin başrol oyuncuları Kıvanç Tatlıtuğ ve Songül Öden ile kimi davetliler katıldı.

Gül, yemekte yaptığı konuşmada, 1955 yılından bu yana ilk kez Cumhurbaşkanı düzeyinde gerçekleşen bu ziyaretin Türkiye ile Lübnan arasındaki dostluk, kardeşlik ve işbirliği ilişkilerinin daha da ileriye taşınması açısından dönüm noktası oluşturacağına inandığını söyledi.

İsrail'in 2006 yılındaki saldırısından sonra Dışişleri Bakanı olarak Lübnan'ı ziyaret ettiğini hatırlatan Gül, ''Savaşın yol açtığı büyük acıları ve yıkımı görmekten derin üzüntü duymuştum. Fakat Lübnan, kısa sürede yaralarını sarmayı başarmış ve zat-ı devletlerinin gerek Ordu komutanı gerek Cumhurbaşkanı olarak sergilediği yoğun çabalar sonucunda huzur ve istikrarın kalıcı ve sürdürülebilir kılınması yönünde önemli mesafe katetmiştir'' dedi.

Lübnan halkının geçen yıl da büyük zorluklar ve sıkıntılar yaşadığını anlatan Gül, sürecin taraflar arasında sağlanan mutabakat çerçevesinde uzlaşıyla sonuçlandırılmasından memnuniyet duyduklarını ifade ederken, ''Lübnan halkı aynı acıları yeniden yaşamamalıdır. Sürekli ihtilaf ve çatışma, sürdürülebilir bir durum değildir. Birkaç yılda bir aynı vahim manzarayla karşı karşıya kalınmamalıdır. Dolayısıyla ilgili tüm taraflar kişisel değil, milli menfaat şuuruyla hareket etmelidir'' diye konuştu.

Türkiye'nin, Lübnan'ın barış ve istikrarına büyük önem atfettiğini dile getiren Gül, güven ve huzurun tesisinin hem Lübnan hem de bölge ve uluslararası camia açısından önem ve öncelik taşıdığının altını çizdi.

Gül, Türkiye'nin Lübnan'daki BM Barış Gücü UNIFIL'e katkılarının ve Lübnan'da özellikle eğitim ve sağlık sektörlerinde yaşama geçirdiği projelerin süreceğini vurguladı.

Türkiye ile Lübnan arasında sağlam dostluk ve kardeşlik zemininde kurulan ilişkilerin daha ileriye götürülmesini ve işbirliği alanlarının genişletilmesini istediklerini belirten Gül, gerekli altyapıyı en kısa sürede oluşturmanın ortak hedefleri olduğunu söyledi.

Ortadoğu sorununa da değinen Gül, şöyle konuştu:

''Türkiye, bölgede ve dünyada barış, huzur ve istikrarın tesisi için pozitif bir güç olmayı hedeflemektedir. Bu istikametteki gayretlerimizi kararlılıkla sürdürmekteyiz. Diğer yandan, ne yazık ki bölgemizdeki sorunların inatçı mevcudiyetini de gerçekçi bir bakış açısıyla kabul etmek durumundayız. Filistin meselesi acil çözüm beklemektedir. Terörizm ve kitle imha silahlarının yayılması tehdidi ülkelerimiz ve bölgemiz için ortak endişe kaynağıdır. Mevcut sorunların adil ve kalıcı çözüme kavuşturulması, risk ve tehditlerin bertaraf edilmesi için bölgemizdeki tüm aktörlerin ve uluslararası toplumun işbirliği ve dayanışma ruhu içinde hareket etmesi şarttır.

Bu bakımdan son dönemde Arap ülkeleri arasında yaşanan yakınlaşmadan memnuniyet duyuyor ve bu yakınlaşmanın bölge barışına önemli katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Aynı şekilde, Lübnan-Suriye ilişkilerindeki normalleşme de bölge barışı için umut vericidir. İçinde bulunduğumuz hassas dönemde karşılıklı yanlış anlama ve algılamaların giderilmesi ve hoşgörü kültürünün hakim kılınması hedefi doğrultusunda medeniyetler ittifakı inisiyatifine de özel önem veriyoruz. Farklı kültürlerin, dinlerin bir arada yaşadığı Lübnan'ın da medeniyetler ittifakına her bakımdan katkı sağlayabileceği görüşündeyiz.''

-SÜLEYMAN'IN KONUŞMASI-

Lübnan Cumhurbaşkanı Süleyman da konuşmasına, ''Ziyaretim, Türkiye'nin haklı Arap sorunlarına olan yaklaşımına her zaman duyduğumuz şükran duygularını, barış, güven ve kültürler ile dinlerin sağlıklı diyaloğuna gösterdiği yaklaşıma olan takdirlerimizi yansıtmaktadır'' diyerek başladı.

Lübnan ve Türkiye arasındaki ilişkilerin, Atatürk'ün cumhuriyetin temelini attığı günlerden beri dostluk, sevgi ve saygı esasına göre biçimlendiğini dile getiren Süleyman, Türkiye'nin her zaman ülkesine destek olduğunu vurguladı. Süleyman, ''Lübnan halkı Türkiye'nin insani yardımlarını, sağlık alanındaki desteğini ve yeniden yapılandırmadaki çabalarını takdirle karşılamıştır. UNIFIL kapsamında hizmet gören yüce Türk ordusu subayları ve erlerine teşekkürlerimi sunmayı bir borç bilirim. Onların başarılı çalışmaları göğsümüzü kabartmaktadır'' diye konuştu.

Süleyman, Türkiye'nin ekonomik gelişimini takdirle izlediklerini belirterek, Irak ve Suriye ile iyi ilişkilerin takdire şayan olduğunu bildirdi.

Türkiye'nin açılım, itidal ve denge politikasını paylaştıklarını dile getiren Süleyman, uluslararası barış ve istikrarı tehdit eden aşırılık ve terörü reddettiklerini vurguladı.

Lübnan'ın, İsrail'in işgali altındaki toprakların önemli kısmını kurtardığını, geri kalan yerleri de meşru yollarla kurtarmaya kararlı olduklarını ifade eden Süleyman, Türkiye'nin destek ve yardımına ihtiyaçları olduğunu bildirdi.

İsrail-Filistin sorununa da değinen Süleyman, İsrail'in saldırgan tutumunun bu ülkede barışçı bir irade olmadığını gösterdiğini anlattı.

Arap ülkelerinin Arap Barış Planı'na bağlı kalmasının İsrail'in kabulüne ve belli zaman diliminde taahhütlerini yerine getirmesine bağlı olduğuna dikkati çeken Süleyman, hiçbir çözümün Filistinli mültecilerin haklarını gözardı etmemesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*