'Cumhurbaşkanını Meclis seçmeli'

  • Giriş : 11.09.2006 / 00:00:00

Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Recai Kutan, geçmiş tecrübelerine bakarak cumhurbaşkanının Meclis içinden seçilmesi gerektiğini ifade etti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Kutan, SP İzmir İl Başkanlığı'nda düzenlediği basın toplantısında güncel ve ekonomik konularda görüş belirtti. Bir soru üzerine, daha önceden belirttikleri gibi cumhurbaşkanının Meclis içinden seçilmesinden yana olduklarını tekrarlayan Kutan, sadece AK Parti grubunca değil, mutabakatla seçilecek bir cumhurbaşkanından yana olduklarını kaydetti.

Kutan, şöyle konuştu: ''AK Parti içinden bazıları AK Parti aslında kurumsallaşmamıştır diyorlar. 'AK Parti eşittir, Recep Tayyip Erdoğan' diyenler bile var. Bunlar Tayyip Bey aday olursa AK Parti diye bir parti ortada kalmaz diyorlar. Bu nedenle karşı çıkıyorlar. Tayyip Erdoğan Bey cumhurbaşkanlığına aday olabilir, bu gayet tabiidir. Türkiye hukuk devletidir. Her isteyenin, şartları tutuyorsa aday olma hakkı vardır. Tayyip bey seçilebilir mi, seçilebilir ama kanaatim odur ki AK Parti kurmayları, dünya ve Türkiye konjonktürünü yakından takip ederek içlerinden bir aday çıkarabilir.''

Türkiye genelinde ''Halkla kucaklaşma programı''nı sürdürdüklerini ifade eden Genel Başkan Kutan, 11 Eylül'ün yıldönümü ile ilgili olarak görüşlerini dile getirdi.

Kutan, Dünya Ticaret Merkezi kulelerine ve Pentagon'a uçakların çarpmasının bu ülke gazetelerinin de yazdığı gibi çok önceden planlanan bir senaryo olduğunu iddia etti.

ABD Başkanı Bush'un, olaydan hemen sonra Usame Bin Ladin ve El Kaide örgütünü sorumlu tutarak, dünyada terörle mücadeleye karşı girişim başlatacağını söylediğini hatırlatan Kutan, bunun sonucunda Somali, Afganistan, Irak, Filistin ve Lübnan'da çoğu bebek ve çocuk, birçok masum insanın katledildiğini kaydetti.

Kutan, böyle kapsamlı bir eylemi Üsame Bin Ladin'in yapmasının mümkün olmadığını savundu. BM'nin adaletli davranmadığını da kaydeden Kutan, Türk askerinin Lübnan'daki masum halkı savunmak için değil, İsrail'in korunması için oraya gönderildiğini anlattı.

Türkiye'nin kesin olarak Lübnan'a asker göndermemesi gerektiğini belirtirken BM'yi adaletli davranmamakla suçladı.

Kutan, şöyle dedi: Adaletli hareket eden bir BM'nin binlerce çocuk ve yaşlı ölmeden daha onuncu onbeşinci gün güvenlik konseyini toplayıp ateşkes kararı alırdı. Ama ne zaman Hizbullah güçlerinin direnişi karşısında yenilgi görmemiş olan israil dayak yemiş kabadayı durumuna düşüp fiyakası bozuldu. Ne zamanki İsrail yenilgi görmeye başladı, 30-35. gün sonra toplandılar karar aldılar. Bir de BM güvenlik gücü oluşturulsun dediler. 9 ila 10 bin civarında mesken ve bina tahrip edilmiş, 6 milyar dolar mertebesinde hasar ortaya çıkmış. Bunu kim ödeyecek, tabiki İsrail, ama İsrail bu zararları tazmin etsin diye bir talep geliyor mu BM'den. Bu kadar kişi öldü. Bu bir savaş suçudur. Ehut Olmert insan hakları mahkemesi'nde Miloşeviç gibi yargılanması gerekmez mi bundan da bahseden yok."

Normal olarak gücün Lübnan toprağında konuşlandırılması gerekirken Lübnan'ın güney sınırında İsrail sınırına yerleştirilmesinin Lübnan'ı savunmak değil adeta İsrail'e hizmet edecek tarzda sergilendiğini belirten Kutan, "Lübnan'a saldırı çok önceden planlandı. Hariri katledildi. Suriye tarafından yapıldığı iddiası ile Suriye güçlerinin Lübnan'dan çekilmesi sağlandı. Suriye güçleri çıkınca, İsrail güçleri saldırmaya başladı. Güney sınırına emniyet altına alınsın isteniyor israil için. Çünkü İsrail, ABD ve ingiltere'nin Suriye'ye saldırması sözkonusudur. İsrail arz-ı mevud, yani Allah'ın kendilerine vaadettiğini sandıkları Nil ile Fırat arasındaki topraklara adım adım sahip olmak ve büyük İsrail devletinin kurulmasını istiyor. ABD ve İsrail bu projeyi uyguluyor. Türkiye'nin dış politikası AB ve ABD'ye bağımlı." dedi.

Kutan'ın basın toplantısına, Saadet Partisi Genel Merkez yöneticileri Ertan Yülek, Yasin Hatipoğlu, Temel Karamollaoğlu, Fethullah Erbaş, Cevat Ayhan, Mustafa Kamalak ve İzmir İl Başkanı Şerafettin Kılıç katıldı

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious