'Cumhurbaşkanlığı seçiminde uzlaşıdan yanayız'

  • Giriş : 15.06.2006 / 00:00:00

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Sabancı, Cumhurbaşkanlığı seçiminde sağ-sol veya laik-antilaik önerileri yerine her zaman uzlaşıdan yana olduklarını söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türkiye Kadın Girişimciler Derneği'nin (KAGİDER) haziran ayı toplantısına konuk olan Sabancı, "AB ve Ekonomi" konusunda yaptığı konuşmada, piyasalarda yaşanan dalgalanmanın nedenlerini açıklamaya çalışırken, yalnızca ekonomik nedenleri öne sürmenin, yaşanan güçlü kaçışı açıklamakta yetersiz kalacağını ve uygulanması gereken politikaların belirlenmesinde yanıltıcı bir rol oynayacağını ifade etti.

Son günlerde piyasalarda yaşanan türbülansada değinen Sabancı bunun iç ekonomik sebeplerden ziyade dış ekonomik faktörler ve yer yerde siyasi nedenlerden kaynaklandığını söyledi.

Ömer Sabancı, hükümetin yaptığı makro ekonomik reformlar yanında yeni mikro yeniliklerede ihtiyaç olduğunu ifade etti. Sabancı, birçok alanda reformlar yapılmasına rağmen henüz iş hayatı ve çalışma yaşamında lüzüm görülen düzenlemelere ihtiyaç olduğunu belirtti.

TÜSİAD Başkanı Ömer Sabancı, son yıllarda Avrupa Birliği yolunda yapılan reformlarda önemli mesafeler alındığını belirtti. Sabancı, ancak yapılması gereken yeni reformların gerektiğini söyledi. Sabancı, AB için atılan adımların ve reformların AB'den gelen uyarılar için değil Türk halkı için uyarı gelmeden yapılması gerektiğine dikkat çekti.

Ömer Sabancı, Türkiye'nin esas olarak, kısa vadede siyasi istikrar ve reformlarını sürdürebileceği konusunda, piyasaların güvenini sarsmış olduğu için, dalgalanmalardan bu kadar olumsuz etkilendiğini söyledi. Sabancı, özellikle reform sürecinde görülen yavaşlamanın ekonomi üzerinde doğrudan ve dolaylı etkisi olduğunu bildirdi.

Temel reform alanlarındaki gecikmeler, işgücü piyasalarında esneklik sağlayıcı ve ürün piyasalarında rekabet şartlarını geliştirecek türde mikro ekonomik reformlarda henüz kayda değer bir hareketin başlamamasının, bu reformlar sayesinde ekonominin kazanacağı dayanıklılık ve rekabet gücünü olumsuz etkilediğini aktaran Sabancı, şöyle devam etti: "Reform sürecinin ivme kaybetmesi, ayrıca ekonomik aktörlerin beklentilerini de olumsuz etkilemiştir. Türkiye'nin kriz ertesinde ard arda gerçekleştirmiş olduğu reformların getirdiği dinamizm algılamasını azaltmış, reform sürecinin kredibilitesini zayıflatmıştır. Değişimi tetikleyen faktör, uluslararası piyasa koşulları olduğuna göre, gelecekte uluslararası likidite geçmişe göre daha az olacağına göre bu değişimlerin geçici olmadığını, ekonomide dengelerin bundan sonra bu yeni değerler üzerinden buluşacağını düşünüyoruz. Bu yeni dengelerin ekonominin bütünü üzerindeki etkilerine bakarsak ithalat talebinin kısmen yavaşlaması, yatırım ve tüketim talebinde bir miktar daralma olması, enflasyonun düşüş sürecinin yavaşlaması muhtemeldir. Ancak bu değişiklikler, ekonominin temel yörüngesini değiştirmeyecektir."

Sabancı, bugün yapılması gerekenin öncelikle bozulmuş olan bekleyişlerin tekrar olumluya döndürülmesi olduğunu belirtirken, şunları kaydetti: "Bu ise belirsizliklerin biran önce ortadan kaldırılması ve ekonomide öngörülebilirliğin yeniden ve süratle tesis edilmeye çalışılması demektir. Bekleyişlerin iyimsere dönmesi, zaman, kararlılık ve tutarlılık gerektirmektedir. Türkiye'nin AB yolunda makro ve mikro ekonomik reformları sürdürme ihtiyacı, bürokrasi ve siyasetin her kademesinde, ekonominin her alanında aynı kararlılık ve tutarlılıkla dile getirilmeli ve hayata geçirilmelidir."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious